Nisan ayının yeri ayrıdır bende. 2016 senesinin nisan ayında gene böyle aklımı yitirme eşiğine gelmiştim. 2,5 senelik ayrılıktan sonra birden ortaya çıkmış, karşısında diz çöküp ona evlenme teklif etmiştim. İkna olmakta zorlanmıştı, önce geri püskürtmeye çalıştı ama 15 nisandı bana inanıp evet demeyi kabul ettiğinde.
Blogta gerilere gittim ve dokuz sene önce bugün ne yazdığıma baktım, çaresizliğin çılgınlığa komşu olduğu zamanlar… Bu gece gibi.
Karşıma çıkan yazıya baktım da, ben hiç büyümemişim. Bana değiştin diyen Still-Havva’ya inat, hiç değişmemişim. Henüz Havva demiyormuşum, sanırım linkini verdiğim posttan bir iki gün sonrasında başlamıştım- hala EX diye yazıyormuşum ondan bahsederken. Lakin onunla beraber olmaktan başka bir dileğim, emelim yokmuş. Aynı deli adam. Değişmemiş işte.
Fark şurada: O zaman ümitten yoksun, ama savaşmaya hazırmışım. Şimdiyse o savaşı kaybettiğim gün gibi aşikâr.
Yenildim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!