3 Nisan 2020 Cuma

Her Şeyin Normalmiş Gibi Sürmesi Üzerine...


Her şey normalmiş gibi yaşamaya devam ediyorum. Bu sabah da her şey normalmiş gibi uyandım, haftalardır benimle eve kapanmış olan Havva henüz uyurken kaşarlı tost ve çaydan oluşan kahvaltıyı hazırladım, 8,30am’e kurduğu alarm çaldığında mutfağa gidip uğraşmasın diye. Benim gibi boş gezenin boş kalfası değil o, her şey normalmiş gibi mesaisi evden de olsa devam ediyor. Kahvaltıdan sonra Mustang’ın boşalttığı odaya geçti, o odayı kendi çalışma odasına çevirmişti oğlu gittikten sonra.  Havva her şey normalmiş gibi mesaisine başladıktan sonra ben, yani evin çalışmayanı, diğer çalışma odası/kütüphanesinde haberlere göz atmaya başladım. Her şey normalmiş gibi. Epey bir köşe yazısı okudum. Sonra lichess’i açıp her şey normalmiş gibi bir saatten fazla 1+0 dakikalık satranç oynadım. Sonra her şey normalmiş gibi ay çekirdeği paketini alıp Better call Saul’un 5. Sezon 7. Bölümünü izledim, her şey normalmiş gibi Gus Fring karakterini dehşetle, Mike’ın karakterini keyifle, Kim Wexler’ı ise şehvetle izledim. Bölüm bittiğinde her şey normalmiş gibi bir sonraki bölümde neler olacağına dair tahminlerde bulundum, her şey normalmiş gibi haftaya gelecek bölümü izleyeceğime dair emin bir halde heyecanla beklemeye başladım. Bu arada her şey normalmiş gibi birkaç defa gidip Havva’yı öptüm, onu ne çok sevdiğimi söyledim. Sonra her şey normalmiş gibi dün akşam bitirdiğim ‘Bizans ve Venedik: Diplomatik ve Kültürel İlişkiler Üzerine’ başlıklı kitabı okunmuşlar rafına koydum, worldmeters’ı açıp covid-19 güncel sayılarına baktım, hasta/vaka sayısı dünya genelinde bir milyonu geçmişti, ölü sayısı da elli bini geride bırakmıştı. Sonra her şey normalmiş gibi yeni çokokrem kutusunu açıp youtube’da gezinmeye başladım, covid-19 yüzünden perişan olmuş,  onbinden fazla kayıp veren İtalya’da haftalardır süren sokağa çıkma yasakları ve ekonomik bulanımdan ötürü artan huzursuzluk ve sosyal patlama/ ayaklanma olasılıklarının irdelendiği bazı yabancı haber analizlerini izledim elimdekini her şey normalmiş gibi kaşıklarken. Kediyi sevdim sonra uzun uzun. Her şey normalmiş gibi Brahms’ın Macar Danslarını açtım ardından, her şey normalmiş gibi  -daha önce burada değindiğim- okunma sırası bekleyen ‘Ortaçağ İslamında Mesihçi İnançlar ve İmparatorluk Siyaseti’ isimli eseri elime aldım, biraz karıştırdım. Sonra her şey normalmiş gibi lichess’i açıp biraz daha satranç oynadım, tekrar worldometer’a baktım, sayılar biraz daha artmıştı. Havva bilgisayarına gömülmüş çalışırken yanına gittim tekrar, her şey normalmiş gibi kendisine biraz uzanacağımı söyledim, yatağın yarısına benden önce boylu boyunca kurulmuş kedinin yanına her şey normalmiş gibi yattım, her şey normalmiş gibi mışıl mışıl bir uykuya daldım. Havva kalkmak istediğim saatte geldi, uyandırdı beni. Öperek, sarılarak değil dürtüp sarsarak uyandırdığı için her şey normalmiş gibi trip attım ona, dakikalarca söylendim. Kalktıktan sonra her şey normalmiş gibi beraber çamaşırları asmasına yardım ettim, biraz kuruyemiş yedim, worldometers’a göz attım, evet, gene sayılar yükselmişti her şey normalmiş gibi. Şimdi de her şey normalmiş gibi Berlioz’un Symphonie Fantastique’sini dinlerken Havva yanıma geldi, ‘dükkânı şimdi kapatabildim, bugün hiç yemek yapamadım, makarna var, iki köfte var, salata ve turşu. Yeter mi?’ diye sordu, her şey normalmiş gibi bana makarna, bir köfte ve geri kalanları büyükçe bir tabağa koyup verirse haydi haydi doyacağımı söyledim, sevindi, mutfağa gitti. O giderken her şey normalmiş gibi kedi maması stoğumuzun bitmeye yüz tuttuğunu hatırlatmak için seslendim, aklında olduğunu, sipariş vereceğini söyledi.



Hiçbir şeyin normal olmadığını bilmeyen yok. Dün öğrendim, kayın validem Havva ile her telefon konuşmasının sonunda helalleşiyormuş.
Hiçbir şey normal değil. Babam, annem, Havva ya da ben bir saat sonra solunum zorluğu yaşayabilir ya da yüksek ateş gibi bir corona belirtisi gösterirse apar topar hastaneye gitmek zorunda kalabiliriz.
Hiçbir şey normal değil. Henüz 23 gün önce ilk vaka görülen ülkemizde şu ana kadar 18135 vaka tespit edildi, bu kişilerden 356’sı bugüne değin hayatını kaybetti, 1001 hastanın durumu da kritik.



Hiçbir şey normal değilken her şey normalmiş gibi yaşamak, işte bu insanoğlunun en büyük çelişkisi.















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!