Her şey normalmiş gibi yaşamaya devam ediyorum. Bu sabah da
her şey normalmiş gibi uyandım, haftalardır benimle eve kapanmış olan Havva
henüz uyurken kaşarlı tost ve çaydan oluşan kahvaltıyı hazırladım, 8,30am’e
kurduğu alarm çaldığında mutfağa gidip uğraşmasın diye. Benim gibi boş gezenin
boş kalfası değil o, her şey normalmiş gibi mesaisi evden de olsa devam ediyor.
Kahvaltıdan sonra Mustang’ın boşalttığı odaya geçti, o odayı kendi çalışma
odasına çevirmişti oğlu gittikten sonra.
Havva her şey normalmiş gibi mesaisine başladıktan sonra ben, yani evin çalışmayanı, diğer çalışma
odası/kütüphanesinde haberlere göz atmaya başladım. Her şey normalmiş gibi. Epey
bir köşe yazısı okudum. Sonra lichess’i açıp her
şey normalmiş gibi bir saatten fazla 1+0 dakikalık satranç oynadım. Sonra her
şey normalmiş gibi ay çekirdeği paketini alıp Better call Saul’un 5. Sezon 7.
Bölümünü izledim, her şey normalmiş gibi Gus Fring
karakterini dehşetle, Mike’ın karakterini
keyifle, Kim Wexler’ı ise şehvetle izledim.
Bölüm bittiğinde her şey normalmiş gibi bir sonraki bölümde neler olacağına
dair tahminlerde bulundum, her şey normalmiş gibi haftaya gelecek bölümü
izleyeceğime dair emin bir halde heyecanla beklemeye başladım. Bu arada her şey
normalmiş gibi birkaç defa gidip Havva’yı öptüm, onu ne çok sevdiğimi söyledim.
Sonra her şey normalmiş gibi dün akşam bitirdiğim ‘Bizans ve Venedik: Diplomatik ve Kültürel İlişkiler Üzerine’ başlıklı kitabı
okunmuşlar rafına koydum, worldmeters’ı açıp covid-19 güncel sayılarına baktım,
hasta/vaka sayısı dünya genelinde bir milyonu geçmişti, ölü sayısı da elli bini
geride bırakmıştı. Sonra her şey normalmiş gibi yeni çokokrem kutusunu açıp
youtube’da gezinmeye başladım, covid-19 yüzünden perişan olmuş, onbinden fazla kayıp veren İtalya’da
haftalardır süren sokağa çıkma yasakları ve ekonomik bulanımdan ötürü artan
huzursuzluk ve sosyal patlama/ ayaklanma olasılıklarının irdelendiği bazı
yabancı haber analizlerini izledim elimdekini her şey normalmiş gibi kaşıklarken.
Kediyi sevdim sonra uzun uzun. Her şey normalmiş gibi Brahms’ın Macar
Danslarını açtım ardından, her şey normalmiş gibi -daha önce burada değindiğim- okunma sırası bekleyen ‘Ortaçağ İslamında Mesihçi İnançlar
ve İmparatorluk Siyaseti’ isimli eseri elime aldım, biraz karıştırdım. Sonra her
şey normalmiş gibi lichess’i açıp biraz daha satranç oynadım, tekrar worldometer’a
baktım, sayılar biraz daha artmıştı. Havva bilgisayarına gömülmüş çalışırken yanına
gittim tekrar, her şey normalmiş gibi kendisine biraz uzanacağımı söyledim, yatağın
yarısına benden önce boylu boyunca kurulmuş kedinin yanına her şey normalmiş
gibi yattım, her şey normalmiş gibi mışıl mışıl bir uykuya daldım. Havva
kalkmak istediğim saatte geldi, uyandırdı beni. Öperek, sarılarak değil dürtüp
sarsarak uyandırdığı için her şey normalmiş gibi trip attım ona, dakikalarca
söylendim. Kalktıktan sonra her şey normalmiş gibi beraber çamaşırları asmasına
yardım ettim, biraz kuruyemiş yedim, worldometers’a göz attım, evet, gene
sayılar yükselmişti her şey normalmiş gibi. Şimdi de her şey normalmiş gibi
Berlioz’un Symphonie Fantastique’sini dinlerken
Havva yanıma geldi, ‘dükkânı şimdi kapatabildim, bugün hiç yemek yapamadım, makarna
var, iki köfte var, salata ve turşu. Yeter mi?’ diye sordu, her şey normalmiş
gibi bana makarna, bir köfte ve geri kalanları büyükçe bir tabağa koyup verirse
haydi haydi doyacağımı söyledim, sevindi, mutfağa gitti. O giderken her şey
normalmiş gibi kedi maması stoğumuzun bitmeye yüz tuttuğunu hatırlatmak için
seslendim, aklında olduğunu, sipariş vereceğini söyledi.
Hiçbir şeyin normal olmadığını bilmeyen yok. Dün öğrendim,
kayın validem Havva ile her telefon konuşmasının sonunda helalleşiyormuş.
Hiçbir şey normal değil. Babam, annem, Havva ya da ben bir
saat sonra solunum zorluğu yaşayabilir ya da yüksek ateş gibi bir corona belirtisi gösterirse apar topar hastaneye gitmek zorunda kalabiliriz.
Hiçbir şey normal değil. Henüz 23 gün önce ilk vaka görülen
ülkemizde şu ana kadar 18135 vaka tespit edildi, bu kişilerden 356’sı bugüne
değin hayatını kaybetti, 1001 hastanın durumu da kritik.
Hiçbir şey normal değilken her şey normalmiş gibi yaşamak,
işte bu insanoğlunun en büyük çelişkisi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!