Hiç bir şey anlamayan bir babam var. Zerre kadar idrak edemiyor olan biteni. Dünyanın en iyi kalpli insanı olmak başka, vasat muhakemeye sahip biri olmak başka.
İşçilerine para vermek onun canından daha önemli.
Velev ki virüs kendisine bulaştı;
a) ölür,
b) ölmez, ama anneme bulaştırır.
Velev ki anneme bulaştırdı;
a) annem ölür,
b) ölmez.
Özet geçelim:
Babam 71 yaşında. 2009'da kalp krizi geçirdi, anjiyo oldu, kalbinde stent takılı. 2010'da sol koltuk altından, kalp çeperine kadar bıçaklandığı bir olay geçti başından. Yani, tastamam üç tane defo/risk faktörü söz konusu.
Annem 70 yaşında. Tansiyon hastası. 20 metre yürüse nefes nefese kalan aşırı kilolu bir hanımefendi.
Yani, Allah'tan bir mucize gelmezse, ikisi de topun ağzında.
Ben 12 marttan beri gitmiyorum onlara, haftada en az bir kere anne babasına giden ben, neredeyse üç haftadır gitmiyorum. Sırf bulaştırma riskinden kaçınmak için.
Adamın derdi alacaklarını almak, para toplamak, işçilerine para vermek.
Her gece telefonda konuşuyoruz bir de, önlem, tedbir, tevekkül, takdir, dua üzerine filan laflıyoruz bu aralar.
Ne salakmışım meğer, benden saklıyormuş.
Aferin babacım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!