19 Mart 2020 Perşembe

İman, Salgın ve Başka Şeyler Üzerine...


Sürecin iyi yönetildiğini düşünmüyorum. Durumun ümit verici olduğunu da düşünmüyorum. Havva ile sigara bırakmaya karar verdik, dün nikotin bandı almak için çıktım evden, eczaneden dönerken sağlık ocağının kapısı önünde orada görevli memuru ve bir doktoru ağızlarında maske ile gördüm, sosyal mesafemi koruyup selam verdim, bir şeyden şüphelenirsek buraya mı geleceğiz diye sordum. Maskelerinin üzerinde kaşlarını kaldırıp aceleyle kendilerine değil, hastaneye gitmemiz gerektiğini söylediler. Akşamüzeri ne kadar doğrudur bilemiyorum, Bakırköydeki Sadi Konuk Hastanesinin önünde çekildiği belirtilen, muayene sırası bekleyenlere dair bir videoya rastladım, yüzlerce kişi, maskeli, eldivenli. İftara yarım saat kala ramazan kuyruğu sırası gibi, sabırsız, sinirli insanlar. Kesinlikle hastalanmamak lazım, olabildiğince geciktirmeli. Dua ile, sabır ile, her haltı Allah/ din / ceza / günah perspektifinden ele alan yobaz kafalı salaklara kulak vermemeli. Sünnetullah kavramı üzerinde zerre miktarda düşünmeyen insanların TV’de, sosyal medyada Yaradan adına ahkâm kestiklerini gördükçe tüylerim diken diken oluyor. Ölümü yüceltmeyen bir dinin mensubu, ‘camide namaz kılarken virüs bana bulaşırsa ne mutlu” diyemez. Derse, o dinden hiçbir halt anlamamış demektir. ‘Duamı ederim, virüse karşı Allah yardım eder” anlayışı, akıldan ve gerçeklikten yoksun. Sen duanı edeceksin elbette. Herkes etsin. Ama akıl tedbirli ol derken, sadece insana verilmiş aklı kullanmaktan seni alıkoyan ne var? Çok tuhaf bir durumdan söz ediyorum, çoğu dindar kişi tehlikelere karşı önlem almayı ‘Allaha imanın azlığı’ gibi algılıyor. Ne yani, söz gelimi Peygamberimizin Bedir ya da Uhud savaşlarında (haşa!) imanî zaaflarımı vardı ki üzerine zırh giymişti? Peygamberimizden daha yüce bir iman öznesi yok madem, ne diye Hicret sırasında peşindekilerden saklanmak üzere birlikte olduğu Ebu Bekir ile mağaraya sığındı? Parmağını şaklatsa Allah O’nu yüz üstü bırakmazdı. Ama hayır. Mucize olgusu dışında her şey sünnetullaha tabidir. Elektronların atomun çekirdeği etrafında dönmesinden fotosenteze, üreme için erkeğin spermi ve dişinin yumurtasının gerekmesinden suyun 100 derecede kaynamasına, sismik fayların hareketinden dünyanın güneş etrafında dönmesine kadar her şey Allahın koyduğu kanunlara tabidir. Dediğim gibi bu kanunlara verilen fasıla, mucize adını alır. Sürekli olmaz, yeri ve zamanı konusunda takdir Allahındır. Hollywood filmleri ya da Netflix dizileri doğa üstü olayların, mucize kavramının cılkını çıkardıysa da yapacak bir şey yok. Elbette ki virüsün kime, hangimize bulaşacağı Allahın bilgisi dâhilindedir (işte cahil malların anlamadığı kader, budur) ne var ki Allah kimseye virüsle enfekte olmuş kapı kolunu yala demez, riskli ortama girmeyi ve hastalığın yayılması için emir vermez. Yaşam önemlidir. Yaşamdan vazgeçilmesi ancak cihad durumunda geçerlidir. (Konumuz cihad değil.) Yaşayın, ibadet edin, iyi ve güzel şeyler yapın, sizden memnun kalayım, razı olayım diyor, insanı da bu yüzden yarattığını açıkça söylüyor Allah: “O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır.” (Mülk, 2) Gidin de kendinizi helak edin demiyor Yaradan, enfekte olun ve başkalarına da düşüncesizce bulaştırın bu virüsü demiyor, hastalanın da doktorların söylediği gibi hava alamayıp boğularak ölün demiyor.


Eskiden buralarda olan Gregor Samsa, seneler önce sorunun cahillik değil, geri zekâlılık olduğunu yazmıştı. Haklıydı, cahilliğin çaresi var ama geri zekâlılığın yok. Bu insanlara dua etmenin hak, sabretmenin şart, ayrıca akıllarını kullanmanın aslî görevleri olduğunu aynı anda kabul ettirmenin maalesef yolu bulunmuyor.


Onu bunu bırakın da, üç gündür üzerimde artan bir halsizlik var. Ateşim yok, her zamankinden beter solumun güçlüğü de çekmiyorum ama bitkin bir haldeyim. Belki de ayakta geçiriyorumdur hastalığı, kim bilir?


Sigarayı bırakmak iyi gelecek. İnşallah başarabilirim. (başarabiliriz.)







Not: Video bir harika. Bugüne ait. Bengladeş'te çekilmiş, corona virüsünden korunmak için toplu dua ediyor arkadaşlar. Sünnetullah neydi? Bakın bu kavramı iyi öğrenin, çok ekmeğini yersiniz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!