Sürecin iyi yönetildiğini düşünmüyorum. Durumun ümit verici
olduğunu da düşünmüyorum. Havva ile sigara bırakmaya karar verdik, dün nikotin
bandı almak için çıktım evden, eczaneden dönerken sağlık ocağının kapısı önünde
orada görevli memuru ve bir doktoru ağızlarında maske ile gördüm, sosyal
mesafemi koruyup selam verdim, bir şeyden şüphelenirsek buraya mı geleceğiz
diye sordum. Maskelerinin üzerinde kaşlarını kaldırıp aceleyle kendilerine
değil, hastaneye gitmemiz gerektiğini söylediler. Akşamüzeri ne kadar doğrudur
bilemiyorum, Bakırköydeki Sadi Konuk Hastanesinin önünde çekildiği belirtilen, muayene
sırası bekleyenlere dair bir videoya rastladım, yüzlerce kişi, maskeli,
eldivenli. İftara yarım saat kala ramazan kuyruğu sırası gibi, sabırsız, sinirli
insanlar. Kesinlikle hastalanmamak lazım, olabildiğince geciktirmeli. Dua ile,
sabır ile, her haltı Allah/ din / ceza / günah perspektifinden ele alan yobaz
kafalı salaklara kulak vermemeli. Sünnetullah kavramı
üzerinde zerre miktarda düşünmeyen insanların TV’de, sosyal medyada Yaradan
adına ahkâm kestiklerini gördükçe tüylerim diken diken oluyor. Ölümü
yüceltmeyen bir dinin mensubu, ‘camide namaz kılarken virüs bana bulaşırsa ne
mutlu” diyemez. Derse, o dinden hiçbir halt anlamamış demektir. ‘Duamı ederim,
virüse karşı Allah yardım eder” anlayışı, akıldan ve gerçeklikten yoksun. Sen
duanı edeceksin elbette. Herkes etsin. Ama akıl tedbirli ol derken, sadece
insana verilmiş aklı kullanmaktan seni alıkoyan ne var? Çok tuhaf bir durumdan
söz ediyorum, çoğu dindar kişi tehlikelere karşı önlem almayı ‘Allaha imanın azlığı’ gibi algılıyor.
Ne yani, söz gelimi Peygamberimizin Bedir ya da Uhud savaşlarında (haşa!) imanî
zaaflarımı vardı ki üzerine zırh giymişti? Peygamberimizden daha yüce bir iman
öznesi yok madem, ne diye Hicret sırasında peşindekilerden saklanmak üzere
birlikte olduğu Ebu Bekir ile mağaraya sığındı? Parmağını şaklatsa Allah O’nu
yüz üstü bırakmazdı. Ama hayır. Mucize olgusu dışında her şey sünnetullaha
tabidir. Elektronların atomun çekirdeği etrafında dönmesinden fotosenteze,
üreme için erkeğin spermi ve dişinin yumurtasının gerekmesinden suyun 100
derecede kaynamasına, sismik fayların hareketinden dünyanın güneş etrafında
dönmesine kadar her şey Allahın koyduğu kanunlara tabidir. Dediğim gibi bu
kanunlara verilen fasıla, mucize adını alır. Sürekli olmaz, yeri ve zamanı
konusunda takdir Allahındır. Hollywood filmleri ya da Netflix dizileri doğa
üstü olayların, mucize kavramının cılkını çıkardıysa da yapacak bir şey yok.
Elbette ki virüsün kime, hangimize bulaşacağı Allahın bilgisi dâhilindedir (işte
cahil malların anlamadığı kader,
budur) ne var ki Allah kimseye virüsle enfekte olmuş kapı kolunu yala demez,
riskli ortama girmeyi ve hastalığın yayılması için emir vermez. Yaşam
önemlidir. Yaşamdan vazgeçilmesi ancak cihad durumunda geçerlidir. (Konumuz
cihad değil.) Yaşayın, ibadet edin, iyi ve güzel şeyler yapın, sizden memnun
kalayım, razı olayım diyor, insanı da bu yüzden yarattığını açıkça söylüyor
Allah: “O, hanginizin daha güzel iş
yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır.”
(Mülk, 2) Gidin de kendinizi helak edin demiyor Yaradan, enfekte olun ve
başkalarına da düşüncesizce bulaştırın bu virüsü demiyor, hastalanın da
doktorların söylediği gibi hava alamayıp boğularak ölün demiyor.
Eskiden buralarda olan Gregor Samsa,
seneler önce sorunun cahillik değil, geri zekâlılık olduğunu yazmıştı.
Haklıydı, cahilliğin çaresi var ama geri zekâlılığın yok. Bu insanlara dua
etmenin hak, sabretmenin şart, ayrıca akıllarını kullanmanın aslî görevleri
olduğunu aynı anda kabul ettirmenin maalesef yolu bulunmuyor.
Onu bunu bırakın da, üç gündür üzerimde artan bir halsizlik
var. Ateşim yok, her zamankinden beter solumun güçlüğü de çekmiyorum ama bitkin
bir haldeyim. Belki de ayakta geçiriyorumdur hastalığı, kim bilir?
Sigarayı bırakmak iyi gelecek. İnşallah başarabilirim.
(başarabiliriz.)
Not: Video bir harika. Bugüne ait. Bengladeş'te çekilmiş, corona virüsünden korunmak için toplu dua ediyor arkadaşlar. Sünnetullah neydi? Bakın bu kavramı iyi öğrenin, çok ekmeğini yersiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!