Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru için avukatın sorduğu – istediği gerekli evrakları ve bir yandan da evin tapu devir işleminde Still-Havva’nın ihtiyaç duyduğu belgeleri bugün arayıp bulmam gerekiyordu, her iki konu da aynı gün üzerime çullandı. O’nun odasındaki- aylardır, Still-Havva gittiğinden bu yana açıp bakmadığım dolapları ve içlerindeki klasörleri alt üst ettim bu yüzden. Bu arada, Still-Havva’ya ait son derece kişisel şeylerin olduğu bir klasör buldum. Yıllar önce yazdığı gazete köşe yazıları, gene bazı gazete küpürleri, birtakım notları, çocukluk – genç kızlık, nikahımıza ait fotoğraflar, davetiye filan. Bir de el yazısıyla kaleme aldığı bir mektup gördüm bana hitaben yazılan, 15 Ağustos 2016 tarihinde, ben daha Erzurum’dayken, açığa alınmama dört, ihraç edilmeme 45 gün varken yazmış. Bana gönderememişti, zaten birkaç gün sonra açığa alınmış ve İstanbul’a dönmüştüm. O mektubu okuduğumu hatırlıyorum ama o tarihten bugüne varlığını da, içeriğini de unutmuştum. Kalemin ucundan kâğıda mürekkep değil, anlatılmaz, tarifsiz bir sevgi, öylesine bağlılık, safi aşk dökülmüş sanki. Defalarca, defalarca okudum. Kaç defa ağlama krizine girdiğimi inanın bilmiyorum. Bu satırları da dolu gözlerle yazıyorum şu an. Bugün evden gittiği 174. gün, neredeyse altı ay olacak, zaten bok gibi, ölü gibi bir yaşam formunda debelenir, Still-Havva’sız bir anım geçmezken, o mektubu okuduktan sonra en karanlık günüm olan 5 Aralık’a değil, bu evi terk ettiği 23 Kasım’a da değil, bana ayrılık kararını açıkladığı 5 Kasım’a gittim. Oradayım. 173 gün geçmişken ben bütün gün ‘seni seviyorum! Beni bırakma ne olursun, bir şans daha ver!’ diye sessizce haykırıp durdum.
Akşam mesaj yazıp o klasörden bahsettim. Görüşmek için gönüllü değil ama yarın sabah kısa bir buluşma eşliğinde kahve içerken kendisine ait olanı teslim edeceğim, kabul etti. Merhum anneannesi ve Mustang’le beraber fotoğrafları filan var en nihayetinde.
Daha fazla yazamayacağım çünkü ağlamaktan bilgisayar ekranını göremiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!