Kendime acımaktan gına geldi, ama öylesine acınacak haldeyim ki, bu evden eşyalarını nakliyeciyle taşımasının ardından tam 90 gün geçti ve Still-Havva'nın yokluğunda hala ağlamaya devam ettiğim için kendime ağlıyorum artık, düzelemiyor olmama ağlıyorum, onu düşünmeden duramadığım için acıyorum kendime.
Kaybolmuş, çaresizce sürüklenen perişan bir adamım. Kırıklığım tamir olacak gibi değil. Zavallı bir haldeyim. Ezik böcek metaforunu bu kadar sık kullanmam boşa değil, canım çıkmadı henüz ama canlılığım sona erdi. Son nefesimi vermemiş olmam yaşadığım anlamına gelmiyor.
Üç aydır bitirmeyi düşünüyorum, yazıyorum. Bir nebze bile hafiflemiş ya da beni bırakmış değil o düşünce. Sabitlenmiş bir halde orada duruyor, yanıbaşımda. Anne-babamın bitmeyen sağlık işleri geciktiriyor o kadar.
Hayatın kalanı diye bir ifade olsaydı, 'benimki kalmadı' derdim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!