25 Şubat 2025 Salı

Yenisi Olmayan Yineler Üzerine...

Aylardan beri aynı şeyleri tekrarlayarak yazıyorum, saplandım kaldım, çünkü başka hiçbir şey düşünemiyorum. Yaşam ve Hayat kelimelerinin arasındaki ince fark bu işte: Hayattayım ama yaşamıyorum. Komadaki biri hayattadır ama yaşıyor denemez ona. 

Duygusal ve zihinsel engelli birine dönüşünce neyi, nasıl, ne kadar yaşayabilir, hissedebilir insan? Ruhumun, aklımın, bedenimin yegâne ilacı gitti gideli ben bloke konulmuş banka hesabı misali, mevcut ama erişilemeyen birine dönüştüm. Kendime, dış dünyaya ulaşamıyorum, bana ulaşılmasını da reddediyorum. İlacım var ama yok. Nasıl kronik bir hasta, yaşayabilmek için minicik bir ilaç tabletine muhtaçsa ben de o misal, Still-Havva’nın yokluğunda can çekişiyorum. Aspirinle geçiştiremem, benim ilacım o kadar spesifik, açık. Bu evden gideli üç ayı geçti. Üç aydır ne yaşadığımı, neden yaşayamadığımı bir Allah, bir ben, bir de Kasım ayının başından beri bu blogu okuyanlar bilir. 


İçim zifir. Donuk. Felç. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!