8 Kasım 2020 Pazar

Trump'un Gidişi Üzerine...

 

ABD başkanlık seçimleri her zaman ilgi çekmiş, insanlarda merak uyandırmıştır; ne var ki bütün dünyanın sanki kendi ülkesinin liderlik seçimi yapılıyormuş gibi heyecanla ve hatta gergin bir şekilde bu seçimin sonuçlarını beklediği başka bir dönemi hatırlamıyorum. Gezegenin teknolojik, bilimsel, askeri, ticari ve bunlar bir araya geldiğinde doğal olarak politik lideri olan bir ülkeden bahsediyoruz; dolayısıyla bu seçim dünyanın siyasi liderini de belirliyor olacak. Üstelik geride bıraktığımız dört yıllık süreçte bu görevi yürüten Trump, dünyayı alt üst etmekte o kadar başarılı oldu ki, seçimin sonuçları Çinliyi de Arnavutu da İranlıyı da Almanı da neredeyse ilgilendiriyor. Neticede Trump, iklim krizinde, terörizm meselesinde, Ortadoğu sorunlarında, uluslararası ticarette, BM organizasyonlarında ve şu an aklıma gelmeyen pek çok konuda alışılmış demeyeyim ama aklıselim olarak ifade edebileceğim kararlar vermekten politik-popülist kaygılarla hep geri durdu. Böyle güzel güzel yazdığıma bakmayın, aslında dünyanın amına koydu şeklinde yazarsam daha yerinde olur.

 

Seçimi kaybettiği, hem de 77 yaşında, konuşurken tekleyen, gözlerinin feri sönmüş Biden’a karşı kaybettiği haberleri geliyor seçimde. Trump bu, vuruşarak çekilecektir, kibar ve zarif bir şekilde yenilgiyi kabul etmek adamın fıtratına uymuyor. Gene de kaybetti işte.

 

Bu iğrenç adamı yediği onca halt, verdiği onca berbat karar, imza attığı onca hastalıklı politikanın yanında, bir de şu fotoğrafla hatırlayacağım.

 

 

Merkel "ağzına tükürüm senin" pozisyonu almış, Abe "bu herif tam bir göt, ne yapsak işe yaramaz" duruşuyla çaresice bakıyor diğerlerine. Macron, Merkel'in gölgesine sığınıp kabadayılık yapma derdinde. Macron''un arkasındaki gri saçlı uzun boylu kadın Theresa May, yüzü görünmüyor ama İngilizler de politika konusunda kendi çaplarında göttür.

 

 

 

 


 

Siktirip gitti Allaha şükür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!