On iki yıl önce, bloga Mircea
Eliade’nin İmgeler Simgeler kitabından bir metin
alıntılamıştım. Ne çok aramıştım o kitabı yarabbi, nadirkitap filan da yok o
zamanlar, kaç sahaf gezdiğimi Allah bilir. Nihayet bulup okuduğumda, onca
uğraşın boşuna olmadığına da kanaat getirmiştim. Sonra öğrendiğim ki, bu bir
üçleme gibiymiş, Kutsal ve Dindışı ile Ebedi Dönüş Mitosu. Onları da edindim,
okudum çok şükür. Geçen gün Havva’ya dediğim gibi, Mehmet Ali Kılıçbay’dan
Allah razı olsun. Öyle değerli ve eşsiz eserleri kazandırmış ki dilimize,
sayesinde insan bambaşka birine dönüşüyor.
Dün akşam youtube’da izlediğim video, beni gene İmgeler
Simgeler kitabına götürdü, ve tam da yukarıda sözünü ettiğim alıntıya. Bazı
şeylerin anlam kazanması ya da anlamın kuvvetlenmesi için on iki yıl
gerekiyormuş demek ki.
Aşağıya o alıntıyı tekrar
kopyalıyorum, bu defa videonun eşliğinde okunması ufuk açıcı olacak. Köşeli
parantezler bana ait demişim, gene diyeyim.
***
Bugün üzerinde anlaşmaya varılacağı gibi, bir efsane in
principio, yani “başlangıçlar”da, başat ve zaman dışı bir anda, kutsal bir
zaman aralığında meydana gelmiş olayları anlatmaktadır. Bu efsanevi ve kutsal
zaman, dindışı [profan] zamandan, sürekli ve geri döndürülmesi mümkün olmayan
ve kutsallıktan arındırılmış gündelik var oluşumuzun içinde yer alan süreden,
niteliksel olarak farklıdır. Bir efsane anlatılırken sözü edilen olayların
içinde gerçekleştirdikleri kutsal zaman bir bakıma yeniden güncellenmektedir.
…
İndra, Ejderha Vrtra’ya [Vrtra’nın Tiamat’a benzerliği ve
O’nun da Marduk tarafından mağlup edilmesi benzerliği dikkat çekicidir.] karşı
kazandığı zaferden sonra, tanrıların konutunu yeniden yapmaya ve
güzelleştirmeye karar vermiştir. Tanrısal zanaatkâr Viçvakarman bir yıl süren
bu çalışmadan sonra muhteşem bir saray inşa etmeyi başarmıştır. Fakat İndra
memnun kalmış gibi görünmemektedir; inşaatı daha da büyütmek, onu daha
ihtişamlı ve dünyada bir benzeri olmayan bir hale getirmek istemektedir. Sarf
ettiği çabadan ötürü tükenen Viçvakarman yaratıcı tanrı Brahma’ya yakarmıştır.
O da ona [Viçvakarman'a] yardım etmeye söz vermiş ve kendisinin de basit bir
aleti olduğu Yüce Varlık Visnu’ya başvurmuştur. Visnu, İndra’yı gerçeğe
döndürme işini üstlenmiştir.
Günlerden bir gün hırpani bir erkek çocuk İndra’yı sarayında
ziyaret etmiştir- ki bu bizzat Visnu’dur, bu kıyafete Tanrıların Kralını küçük
düşürmek için bürünmüştür. Kimliğini hemen açıklamamış ve O’na “çocuğum” diye
hitap ederek, sayılamayacak kadar çok evrende o ana kadar gelmiş olan
sayılamayacak kadar çok İndra’dan söz etmeye başlamıştır. Ona bir Indra’nın
hayatı ve krallığının 71 eon'dan (bir devre, [yani] bir mahayuga, 12.000
tanrısal yıldan, yani 4.200.000 insani yıldan meydana gelir) oluştuğunu
hatırlatır, Brahma’nın [da] bir gece ile bir gündüzü 28 İndra’nın var oluş
sürelerine eşittir. Fakat Brahma’nın bu şekilde, Brahma gecesi ve gündüzü
cinsinden ölçülen varlığı da yalnızca 108 yıldır. Bir Brahma’yı bir başka
Brahma izler; biri yatar, diğeri kalkar, onları saymak mümkün değildir. Bu
Brahmaların sayısının sınırı yoktur- İndralar ise hiçbir şey söylemiyoruz. [o
kadar gereksiz ve ıvır zıvır yani]
[Çocuk kılığındaki Visnu devam eder konuşmaya:] “Fakat her
biri kendi Brahmaları ve İndraları olan evrenlerin sayısını kim tahmin
edebilir? Düşünülebilecek en uzak noktanın ötesinde, tüm uzayın ötesinde
evrenler sonsuz şekilde doğmakta ve yok olmaktadırlar. Bu evrenler tıpkı hafif
gemiler gibi, Visnu’nun bedenini oluşturan saf ve dipsiz suyun üzerinde yüzmektedirler.
Bu bedenin her bir küçük deliğinden her bir an için bir evren çıkmakta ve
patlamaktadır. Bunları sayabileceğini mi sanıyorsun? Bütün bu evrenlerin
Tanrılarını sayabileceğine inanıyor musun?- şu andaki ve geçmiş evrenleri?”
Oğlanın söylevi sırasında sarayın büyük salonunda bir
karınca alayı belirmiştir. İki metre genişliğinde bir saf haline gelen karınca
kitlesi döşemenin üzerinde geçit yapmaktadır. Oğlan onları fark edince önce
şaşırır, sonra da gülmeye başlar. İndra “neden gülüyorsun?” diye sorunca
“karıncaları uzun bir alay halinde resmi geçit yaparken gördüm ey İndra.
Bunlardan her biri eskiden bir İndra’ydı, her biri imanı sayesinde eskiden
Tanrılar Kralı mertebesine yükselmişti. Fakat şimdi bir çok beden
değiştirdikten sonra her biri yeniden karınca oldu. Bu karınca ordu eski bir
İndralar ordusudur” diye cevap verir.
[Ardından İndra’nın aklı başına gelir ve Viçvakarman’ı
çağırıp ödüllendirir, adam gibi bir tanrı olur, etc.]
Bu efsanenin niyeti şeffaftır. Visnu’nun bedeninden çıkan ve
kaybolan sayılamayacak kadar çok Evrenin baş döndürücü bir şekilde
hatırlatılması, İndra’yı uyandırmaya tek başına yetmiştir; yani onun Tanrılar
Kralı durumunun sınırlı ve katı bir şekilde şartlanmış ufkunu aşmaya zorlamak
için yeterli olmuştur. Hatta buna “tarihsel konumunu” aşması da diyerek ekleme
yapma eğilimi de bulunmaktadır, çünkü İndra ancak belli bir tarihsel anda,
muazzam kozmik dramın belli bir aşamasında, tanrıların büyük savaşçı önderi
olarak bulunmaktadır. İndra bizzat Visnu’nun ağzından gerçek bir tarih
dinlemektedir, dünyaların ebedi yaratılışı ve yok edilişi tarihi, bunun yanında
onun kendi tarihi. Vrtra üzerinde olanıyla zirvesine ulaşan sayılamayacak kadar
çok kahramanlık macerası, aslında “sahte tarihler” olmuşa benzemektedir, yani
bunlar “aşkın” [transandantalist] anlamı olmayan olaylardır. “Gerçek Tarih”
ona, Büyük Zamanı, her varlığın ve her kozmik olayın hakiki kaynağı olan
efsanevi zamanı ifşa etmektedir. İşte bu nedenden ötürü, tarihsel olarak
“şartlandırılmış konumunu” aşabilir ve dindışı zaman tarafından, yani onun
kendi “tarihi” tarafından yaratılmış yanılsamalı örtüyü yırtabilir ve böylece
İndra gurur ve cehalet hastalıklarından iyileşebilir, Hristiyan terimleriyle
söylenmesi halinde, “kurtulmuş”tur. Ve efsanenin bu selamete kavuşturucu işlevi
yalnızca İndra için değil, aynı zamanda onun macerasını dinleyen tüm insanlar
için çalışmaktadır. Dindışı zamanı aşkınlaştırmak, efsanevi Büyük Zamanı
yeniden bulmak yüce gerçeğin ifşa edilişine eşdeğerli olmaktadır. Bu; ancak
efsaneler ve simgeler aracılığıyla yaklaşılabilen sıkı sıkıya metafizik bir
gerçektir.
...
Mağrur olma İndra, senden büyük Brahma var...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!