15 Nisan 2016 Cuma

Aşağıdakine Ek: Endişeli Bir Kalp Üzerine..




Neden bilmiyorum, bugün beni görmek istemeyeceğine, beni görmeye tahammül etmeyeceğine dair kuvvetli bir his var içimde. Gözleri parlamıyor ki beni karşısında gördüğünde. “Gene geldi tipini siktiğim” demiyordur belki ama mutlu olduğunu hissetmiyorum yanımda. Hem neden mutlu olsun? Kaygı, karmaşa ve huzursuzluk veriyorum Havva’ma, onulmaz sevgimi ve bağlılığımı anlatmaya çalışırken. Üç gündür bu duruma katlanmakta;  evet, itiraz etmiyor, reddetmiyor beni. Ama ne zamana kadar? 

Havva bana güvenmiyor.
Beni tanıyan yakın akrabaları, düpedüz nefret duyuyor bana.
Arkadaşlarından beni, geçmişte yaşadıklarımızı ve O’na yaşattıklarımı bilenler Havva’ya benden uzak durması gerektiğini telkin edeceklerdir ya da ediyorlardır.

Ve ben bunları bilirken, “En güzel zamanımızda bile üç sonra şişiyordun sen, evlilik nasıl bir şey, ne söylediğinin farkında mısın” diye sordu dün.


Geçmişim o kadar karanlık, sicilim öyle bozuk ki, Havva’mı O’nun Adem’i olduğuma ikna etmek için çok çalışmalıyım. Daha ne yapabilirim...

Bana izin verdiği ölçüde savaşa devam.


Ölmek istemiyorum. O’nunla bir hayat diliyorum sadece.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!