Önümüzdeki hafta boyunca Ankara’da bir seri iş toplantılarına katılacağım, oval bir masanın etrafına oturan 10-12 adam gene beş gün boyunca sabah 9 akşam 5 arası tartışacaklar, konuşacaklar, birbirlerine dil dökecekler, diğerlerini ikna etmeye çalışacaklar, aralarında kamplaşmalar yaşanacak, kıyasıya argümanlarını savunacaklar, diretecekler, direnecekler ve büyük olasılıkla, her defasında olduğu gibi sonuç metni ne etliye ne sütlüye dokunan türden, tatlı su balığı nevinden orta yollu olacak. Toplantı tutanağında geçecek tek bir kelime için iki gün kavga ettiğimizi bilirim. Kurumdan İstanbul’u temsilen senelerdir hep beni gönderdikleri için eski heyecanım da kalmadı, öncesinde adrenalin yükselir, koca koca adamlarla nasıl konuşacağımı düşünürdüm, kekeler miyim, yanlış bir şey söyler miyim diye günler öncesinden canım sıkılırdı. Ama sonra anladım ki, cümle aralarına “arz etmek isterim ki”, “az evvel buyurduğunuz hususa dair bir itirazım olacak”, “takdir edersiniz ki meseleye bir de şu açıdan bakılabilir”, “tecrübe ve bilgi olarak sizlerle aynı derecede olduğumu iddia etmek haddim değil, lakin neden katılmadığımı şöyle izah etmeme müsaade edin” gibi cümlecikler koyduktan sonra istersem bu kocaman adamlara orta parmağımı göstereyim, hiçbir şey olmuyor, en genç katılımcı ve en çömez kişi ne hikmetse hep ben olduğumdan –bir de malum, gevezenin önde gideniyim- hem dikkatli, hem de tavizsiz olmam gerek. Neyse ki bu işi, yolu yordamı öğrendim.
Eski heyecanım kalmadı ama bambaşka bir gerginlik peydahlandı bende bu yüzden. Takım elbiselerimin hiç birinin içine giremiyorum a. qoyayım! İş yerinde gömlek-kravat- kazak, gömlek-kravat-hırka gibi şeylerle uzun zamandır idare ediyordum ama takım elbise giymeye üşeniyordum, bu toplantılarda ise adam gibi görünmeye mecburum. Denedim, hepsi darlaşmış kıyafetlerimin. Ben de şişmiş olabilirim, kendimle polemiğe gerek yok, sonuçta olmuyor hiçbirisi.
Gittim apar topar takım aldım kendime. Nefret ederek eve getirdim onu, üç ay sonra onun da içine giremeyeceğimi tahmin ederek.

Bir kilo kaydım var benim.
1997 senesinde
1999’da 92,
2001’de 82
2003’de 90
2004’te 78,
Yani sürekli kilo alıp veren bir metabolizmam vardı, üstelik bu oynamalara ne spor ne de adam gibi diyetle ulaşıyordum.6 Kasım 2008’de
4 Temmuz 2009’da
3 Ekim 2009’da 90,3kg,
Az evvel tartıldığımda ise 91,6kg çıktım.
Boy ise değişmiyor... Hep 1,75cm.
Ben pis bir şişkoyum.
Nutella’ya cidden çok kırgınım… Döndüğümde ilişkimizi gözden geçirmemiz şart… Belki de blogun ismini Virgiliusdiyette olarak değiştiririm.
virgilius, arz etmek isterim ki ilk defa bu şekilde kilo kaydı tutan birini görüyorum. yıl yıl, gün gün, aman allahım! ben bir tek en zayıf olduğum zamanı bilirim, bir de en şişman olduğum zamanı. ve sanırım bu yıllar değişmediği için şanslı sayılırım:)
YanıtlaSilfakat az evvel buyurduğunuz hususa dair bir itirazım olacak: kiloyu sadece nutella'ya bağlamak haksızlık olmuyor mu birazcık? ben de seviyorum kendisini de, kıyamadım. bence hepsi zamane kumaşlarının suçu. çekiveriyorlar durduk yere.
toplantılar için sabır diliyorum. kolay gelsin.
Kilo kayıtların için bir günce mi tutuyorsun Virgilius :) Gün ay ve yıl olarak kilo kaydı... Sigara bırakma girişimlerini de bunun altına ekliyorsan eğer blogun adını Virgiliusdiyette değil de Virgilius Jones olarak değiştir derim malum pek sevgili Brigette Jones da böyle yapıyordu :)
YanıtlaSilnot: sadece takılıyorum hemen köpürme :)))
tam da bu hafta yemek yeme üzerine bir yazı yazmayı düşünmüş, draftın genel hatlarını bile yazmıştım. şimdi bu yazının unutulmasını beklemem gerekecek.
YanıtlaSilarzederim
can boğazdan gelir ye gitsin.
YanıtlaSilarzederim.
Virgilius sen geçen sene de bir aralar böyle kilondan şikayetçiydin. O zamanlar ben seni henüz görmediğim için oldukça kilolu biri olarak düşünmüştüm. Sonra sinemada karşılaşınca gayet normal bir insan evladı olarak gözükmüştün gözüme. Yine o dönemler kelim falan diye de ağlıyordun, kel de çıkmadın.
YanıtlaSilGerçekten kilo almış olabilirsin ama farkında olmadan bunu abartıyor da olabilirsin. Yine de kilosuna bu kadar takık bir adam görmek inceden hoşuma gitti.
Ben kilo almaya sebebin o koca koca adamlara tahammül etmek zorunda olmak olduğunu düşünüyorum kendimden hareketle. Bunu da gözden geçirin.
YanıtlaSiltahminlerime göre bu kadar kilo alıp vermekten dolayı kalçanda ve baldırlarında selülit oluşmuştur...sana biberiye yağı ve ve badem yağını öneriyorum...çatlaklarını da kapatırlar :)
YanıtlaSilHahahaha, Birfincankahveiçinbirpenny'nin yorumuna çok güldüm. :D Kih, kih...
YanıtlaSilJoA,
YanıtlaSilSeni Şeytanın Avukatı seçtim:-)
Aydan Atlayan Kedi,
Seni de film eleştirmeni seçtim! Kendime psikolojik baskı unsuru olarak kullanırım o kayıtları, evin sokak kapısında da asılıdır ayrıca!
Not: Köpürmedim ya :-)
Evli Adam,
Hocam draftlar düzenlediğine göre uzunluğu benimkilere yakın bir post olacak seninkisi, merakla bekliyorum.
Rica ederim.
Gadno Kopele,
Rahmetsiz Dedem 70 yaşındaydı, her sabah kahvaltısında bir kase reçeli ekmeği banarak bitirirdi, annemleri anımsıyorum, babam ve teyzemle beraber adamı metreslerinin evinden toplar, bizim ihtiyar ertesi gün gene giderdi.
Bunu niye anlattım bilmiyorum, zaten reçel de sevmem :-)
seyyarat,
bu ilk gündü. Akşam çıkarken biri "çok konuştun ama iyi konuştun" dedi, bakalım bugün kaç kiloya mal oldu bana :)
birfincankahveiçinbirpenny,
selülit ve çatlaklarımla bu kadar alakalı olduğunu bilmiyordum. Sen badem yağını kap gel, ben de vazelini getireyim. Ne de olsa senin selülitli olup olmadığın umurumda değil :)))
müge,
ne zaman kıyafet alacak olsam, bana ilk çıkarılan pantalona, kazağa vs. giremiyorum. Satış elemanı "nasıl dar gelir, görünüşe göre olması gerekir" diye şaşırıyor. Onlara "gizli bir göbeğim" olduğunu anlatmakta zorlanıyorum.
Sen beni çıplak görmedin, o nedenle karnımda neler olduğundan bihabersin.
Fesüphanallah hatun yeni evlendi, yazdığım şeye bak! :-)))
müge 2,
ben de güldüm. hıh...
Yok öyle hepsi bir arada...
YanıtlaSilnescafe bile üçü bir arada.
Genç ve çömez olmana rağmen her yıl o toplantılara sen gönderiliyorsan kurumu temsilen, o koca koca adamların“çok konuştun ama iyi konuştun" dan kasıt takdirini kazanmışsan ilk günden: Müzakere tekniklerindeki ustalığın, yada adamları kafaya alma yeteğin,konuşmalardaki bilmiş edalarının yanında iki dakikada okunuveren beden diliyle toplantıya ağırlığını koyan,kurtulmaya çalıştığın o göbeğinin marifeti de olabilir tüm bunlar :))
Zayıflarsan fazla mükemmel olursun bu sebepten itici olursun.Zayıflama işini, başka şansı olmayan erkeklere bırak.Seni kalabalıktan ayıran çok şey var zaten!...
Ama bi de şu boyutu var ki..
Sana birkaç bilimsel gerçek:
Atletik vücutlu erkek, testosteron seviyesi yüksek erkek demektir. Erkekte yağ ostrojen seviyesini artıran bir faktördür. Görünüş olarak da erkekte erkeksiliği bozar.
Nutella hipofizden endorfin hormonunun salınımını sağlar.Endorfin morfinle aynı gruptandır;lakin morfinden 20 kat daha güçlüdür ve insana mutluluk verir..Ama sen de çok iyi biliyorsun ki endorfin salınımını tetikleyen çok daha keyifli, nutella tadında şeyler de var :)…(alternatif olsun diye söylüyorum,nutellayı bırakma sürecinde)
Bilimsel olmayan sosyal birkaç pis gerçek:
Kilona dil uzatanlara “Ben kiloluyum; ama sen geri zekalısın. Ben 3 ay ağzımı tutarım normale dönerim ama sen bir geri zekalı olarak ölmeye mahkumsun” (dersen ki dersin bence)den sonra hiç dostunun kalmaması duruma hazırlıklı değilsen,
Yazlık ortamlarda denize girmek uğruna, memelerinin ve göbeğinin 3 ay boyunca konuşulmasını göze alamıyorsan,
“Büyük yılan büyük kayanın altında olur” yalanlarıyla kendini avutmak istemiyorsan,
Göğüslerinin amaçsızca avuçlayıp''ohooo 85-bunlar lan benimkiler de olmaz ki sana''tripleriyle iç çamaşırı uzmanı olmak istemiyorsan :) …. Kurtul şu Nutella’dan
Velhasıl kelam ;iki ucu boklu değnek anlayacağın…
Bu yorum sizin toplantının sonuç metni gibi oldu galiba: Tatlı su balığı nevinden orta yollu…
Sevgiler Emel
Fiskobirlik fındık ezmesi, nutella derken bugüne geldik demek, bunları duyacakmışız :) Gözünün önüne bir yere en sevdiğin halini gösteren bir fotoğrafını koy, belki havaya sokar :)
YanıtlaSilNutella'ya laf etme lütfen sevgili Virgilius, yediklerine dikkat et sadece. Mesela brokoli ve nutella, lahana ve nutella, kahve ve nutella gibi enteresan denmelere girişebilirsin:))) Ya çok özür dilerim, neler söylüyorum ben böyle, boşver sen indirimlerden al takımları gitsin, Nutella'yı da azad et.
YanıtlaSilcanikom,
YanıtlaSilGüney amerika seyahati zayıflamak için birebir biz ailecek toplamda 10 kilo falan verdik üstelik gayet de yemede olmamıza karşın.
beklerim
ilk toplantılarımda bende çok kasardım. müşterilerim bırak Türkiye yi dünyanın en büyük holdinglerine bağlı kurumlar. bende çıtırım o zamanlar. döpyesler, yırtmaçlı etekler filan.. hafif makyaj, saçlar fönlü. şimdi o kadar kanıksadımki mevzuyu a.q toplantının deyip serdim kılık kıyafet mevzularını. hatta geçen yaz tatil dönüşü ilk gün ( ki bu toplantı için apar topar yarım kesmiştim tatili)şortla gittim toplantıya. patrona ben toplantıyı unuttum böyle geldim ( normaldede işe şortla gelmem ama o gün tatilden dönüşün yıkıcı etkisi vardı üzerimde) dediğimde - siktir et nasılsa söğüşlicekler bizi her durumda demişti.
YanıtlaSilşimdi zaten enseye tokat olduk elemanlarla. oplantıda kimin ne giydiğinden çok kimin kimin ne kadar düdüklediği önemli. diğer taraftan zamanla o toplantıda kullanacağın kelimelerde large hale dönüyor. gerçi seninki kamuysa biraz kasıyor olabilirsiniz.
bir fincan kahveye inanma biberiye yağı diye sana şili biberi sürebilir. en güvenilir eczaneden yani benden selülit ilacını alabilirsin.yanında promosyon olarak bi de bi kavanoz reçel veriririm.dedenin adresini almak kaydıyla.hihihihi
YanıtlaSilbi de emel in ne istediğini ben tam oalrak anlayamadım.testeteron mu istiyor,zekamı istiyor,başka bedende yaşamak mı istiyor,bunu da bi açıklarsa sevinecem..
YanıtlaSilben de tutuyorum kilo kaydımı... sadece senin kadar yiğit diilim ortaya seremiyorum (muhtemelen seninkinden daha vahim olduğu ve daha da muhtemelen kadın olduğum için:))))
YanıtlaSil91,6 kg
YanıtlaSilaramıza hoşgelin virgilius
yalnız sarelle nin yeni cam kavanozunu denemeni öneririm. nutella ayarında.
Emel,
YanıtlaSiltitiz tespitlerle tıka basa dolu yorumuna bir cevap yazmak yerine harcadığın vakit için teşekkür etmeyi yeğliyorum, ne de olsa cevabi bir şeyler zırvalayacak olsam da, ardondan kendi yazdıklarını -daha önce yaptığın gibi- sileceksin ve ben de sana sinir olacağım.
Bilimsel bakış açın posta ve yorumlara renk kattı, teşekkürler.
Demet,
aslında yavsiyen akla yatkın geliyor ama ben fotoğraf çektirmem, en yeni fotoğrafım iki sene önceye ait, o zaman da sarhoştum, arkadaş karambıle çekmişti:) bu çok uzun bir konu ama kısaca şöyle yazayım: I don't believe in photography :)
fortunata,
Ankara'dan dün gece geldim, bir hafta çölde sürünen adam misali pornosuz ve nutellasız sefilliği yaşadıkdan sonra eve gelir gelmez ikisini de sımsıkı kucakladım:) Şişko ama mutlu bir bağımlıyım ben :)
polente,
hiç durmadan yediğinizi okuyoruz zaten, gene de zayıflamak için latin amerika'ya gidecek olmak pek makul gelmedi bana.
Kilo vermeye değil sizi görmeye gelirim, biletimi gönderin hele :)
aayla,
biz devletin ta kendisiyiz kuzum, (14. Louis'nin L’etat, c’est moi lafı gibi oldu) ciddi görünüp ciddi konuşup hiç bir bok yapmayan bir toplantı güruhutan bahsediyoruz burada :)
eczahaneci,
dedemin ikameti Edirnekapı Mezarlığında ama ne definde ne de sonrasında bir kere bile gitmediğimden yolu tarif edemeyeceğim:)
Sen ver şu adresini de söz konusu yağı senden alalım.
pisikopati,
hep nutella yüzünden... utanmadan yiyoruz, kendimize kızıyoruz ama sonra da utana utana kayıt tutuyoruz işte...
gregor samsa,
hatırlar mısın fi tarihinde ben 87 iken, senin de zayıflama triplerine kendini kaptırdığın odönemde "92'de buluşalım" demiştim sana.
Hatunlardan ayrılıp sap gibi ortada kaldığımızda ikimiz de 92ye geliriz zaten, o zaman buluşur bir şeyler içeriz be hacı. Hem valla Alper'i çağırmam, sen ve ben başbaşa :)
Virgilius,
YanıtlaSilBir daha yorum silen 91.6 kilo olsun emi!
Eczahaneci,
Her ne istiyorsam,artık Virgilius'tan istemiyorum gördüğün gibi; usul usul yorumumu bırakıp çekiliyorum inime...(durup durup sataşıyorsun bana, acaba senden mi istesem ne :)))
Emel,
YanıtlaSildüşmanım bile 91,6kg olsun istemem, çok fena bir şey :)
virgilius izninle emel e yazmak zorundayım(yazılmak değil ).. emele-sen benden iste de sevgilim sıdıka hanım en büyük parçanı karınca kadar edecek şeklilde seni parçalara ayırsın
YanıtlaSil2003-2004 askerlik mi var? ehehe
YanıtlaSilBen nutellayı seviyorum ama Dürümcü Emin Baba ya kırgınım : (
Travis,
YanıtlaSil2003 Kasım-2004 Mayıs arası :)
Dürümcü Emin Baba'nın methini çok duydum ama beni incitmesinden korkuyorum ya :(
İncitir ben sana söliim.
YanıtlaSil16 Şubat 2010 - 96,5 kilo yazarsın : (