Biri bana kitap tavsiyesinde bulununca tüylerim diken diken oluyor. Hediye edilen kitapların da neredeyse hiçbirini okumuyorum zaten. “Falan kitabı mutlaka oku. Tam senlik!” veya “filanca yazardan çok hoşlanırsın sen” gibi telkinleri işittiğimde ne söyleyeceğimi bilemiyorum: ‘Beni bırak sen kendini kurtar’ diyesim geliyor o kimselere veya ‘sen sensin, ben de benim’ şeklinde mukabele etmek istiyorum. Geçenlerde psikopati virgilius’a giriş postu olarak şu yazıyı seçmiş, yorumlar kısmında da tutturmuş bir kitabı, oku da oku diyor. Yahu ben kitap almak için Beyoğlu’na gittiğimde önce Simurg’u, oradan çıkıp Mephisto’yu bir de İnsan Kitap’ı satlerce dolaşıyorum, Remzi’nin altını üstüne getiriyorum da çoğu zaman “okuyacak bir şey yok” diye çıkıyorum hayal kırıklığına uğramış halde. Kitap okumak ciddi bir iştir, öncelikle yazarın ayak izlerini takip edersiniz, okuyucu yazarın götürdüğü yere teslim olmuş bir şekilde peşi sıra yürüyen insana benzer. Bir yolculuktan farksızdır okumak, zihinsel veya duygusal, bazen her ikisiyle kanatlanmış halde gidersiniz kelimelerin arkasından; ama daha güzel olan yazarı takip ederken üzerinden yürüdüğünüz yolun geçtiği köprüleri, vadileri, tepeleri de temaşa edersiniz. Yazar sizi İstanbul’dan Atina’ya götürecektir ama siz Akropolis’i görmeye giderken Kapıkule’de üç saat beklemenin ne demek olduğunu da tecrübe eder, mola verdiğiniz Selanik’teki Beyaz Kale’nin hikayesini dinlersiniz, yazarın derdi sizi Atina’ya götürmektir ama siz yol boyunca başka, bambaşka şeyler de düşünür, duyumsarsınız okuduğunuz satırların arasında. Kitap okumak, sadece yazarın söylediklerini dinlemekle yetinmek değildir ki, onun değinmediği pek çok şeyi de gerek çağrışım gerekse kıyaslama metoduyla zihinde kurmaktır, okuyanın kişiyi düşündürmesidir bu eylemi değerli kılan. Sahip olmak için yorumlamak gerekir. Yorumlayamadığımız kitaplar, diğer bir değişle bize bir şey katmayan, kalbimizi ve ruhumuzu zenginleştirmeyen, kısaca boyumuzu uzatmayanlar ise aksine sırtımızdaki yük misali belimizi büker, ağırlık yapar ve hantallaşmamıza neden olur.
Çok duymuşumdur yakınımdaki kimselerden “ben senin kitap zevkini, okuduğun türü ve ilgi alanlarını çözemedim” gibisinden lafları. Yukarıda yazdığım gibi bana bir şeyler katacak, üzerime bir şeyler ekleyecek şeyleri okuyup yemeği tercih ediyorum kısaca. Şimdi bu kadar bık bıklayıp zırvaladıktan sonra, kitaplar ve yazarla hakkında önerileri dikkate almayan ben, somut bir çelişki örneği göstererek ocak ayından bu yana okuduğum kitaplardan kime ne gibi tavsiyelerde bulunacağım, kimlerin hangi kitaplardan zevk alacağını düşünüyorum, onları yazayım istedim :) Ulan kimse beni kitap kulübüne davet etmedi, ben de buradan yazarım işte!
Başlıyorum:
Başkalarının Acısına Bakmak – Susan Sonntag – Agora Kitaplığı
(Talisman, bu kitap tam senlik. Bana güven.)
Bizans’tan Osmanlı’ya İstanbul Mimarisinin Kökenleri – Karoly Kos – Kaynak Yayınları
(İstanbul ve Tarih’e olan özel ilgisi nedeniyle sıra dışı bir mimarın Osmanlı’nın son dönemlerindeki yorumları ve öngörüleri, Mihman sen okumuşsundur bunu belki.)
Hint Dini Düşüncesinde İnsanın Özgürlük Arayışı – Fuat Aydın – Ataç Yayınları
(Kelebeklerözgürdür, bu iş Suadiye’de Yoga seanslarına gitmekle olmaz! Kurtuluş ve Özgürlük hepimizin en derin problemi ise, bunu çözümlemek ve Samsara-Karma döngüsünden kurtulmak için insanlar nelere kafa yormuşlar bilmende fayda var. İkra!)
Hukuk, Ahlak ve Siyaset Üzerine – Schopenhauer – Say Yayınları
(Gregor, bütün Schopenhauer’ları sana hediye ediyorum! Hehe heh, küfür etme çok ayıp.)
Bilinmeyen Bir Tanrıya – John Steinbeck- Remzi Kitabevi
(Ulan amma içimde kalmış, bir kitap kulübüne misafir sanatçı olarak katılmayı bile göze alırım bu eser için. Steinbeck’in 250 sayfalık bir kitabı neden beş senede ancak yazabildiğini çözümledim ama kimseyle paylaşamıyorum a.q. Neyse şimdilik Mayıs Sıkıntısı'na gitsin... İlgisini çekecektir.)
Hüsn ü Aşk – Şeyh Galib – İş Bankası Kültür Yayınları
(JoA, o acaip [ve enfes] romantik postlarını sana yazdıran duygusal hazinenin bir gün dibi görünürse, Üstâd’ın mısraları arasında gezinmeni öneririm. Ben böyle sembolik bir aşk ifadesi görmedim, tam senlik.)
Vedanta’ya Göre İnsan ve Halleri, Hint Felsefesinde Kamil İnsan – Rene Guenon – Gelenek Yayıncılık.
(Mutlak Töz, şimdiye dek bu kitabın tadına bakmadıysanız acizane önerimdir. Çevirmeninin yaptığı show ayrıca dikkate şayan, bu yaşa geldim böyle bir çeviri görmedim!)
Karşılaştırmalı Mitoloji Işığında İsrail Dini – Jules Soury – IQ Yayıncılık
(Passive Apathetic, börtü böcek peşinde koşup ağaç gölgeleri altında tembellik yapma hayallerini terk ettiğinde, bu yükte hafif pahada ağır kitabı okumaktan haz alacağını düşünüyorum.)
(Ufacık tefecik bir kitap bu. Uzun bir hikaye, roman bile sayılmaz, ama büyülü bir havası var, alaca karanlık kuşağı tadında. Gökhan Usta, Sindar ve Arturo çok seveceklerdir bunu.)
(Fortunata, unutma, Bir birdir ve hem de Bir, bir değildir fakat gene de Bir birdir!)
Harikalar Odası – Georges Perec – Sel Yayıncılık
(Polente sana doğumgünü hediyesiydi bu kitap, okumadıysan perşembe günü nah bira ısmarlarım sana! Sen ısmarlarsın olur biter.)
Ebu Graib Etkisi/ Batı Sanatında Şiddetin Kökenleri – Stephen F. Eisenman – Versus Kitap
(Müge, sanata, özellikle resme olan merakın bu kitaptan en az benim kadar etkileneceğini düşündürüyor bana, fırsat/vakit bulursan kaçırma.)
teşekkür ederim virgilius (hem sözlerin hem de önerin için). iş icabı okuduğum kitaplar biter bitmez aşk icabı okuyacağım bu kitabı. senin çelişki bize yaradı:)
YanıtlaSilada'nın yeni baskısı hazırlanıyor, bu aralar çıkar sen de rahat rahat bulursun :)
YanıtlaSilkitap önerin için teşekkür ederim sevgili virgilius. uzun süredir kitap oku-ya-mıyordum, bhagavat gita ile yeniden sahalara dönüş yaptım. senin önerdiğin kitabı da aklımdaki birkaç kitapla birlikte yakın zamanda alacağım. senin aksine, öneriler egoma veya birikimime çarpıp geri tepmiyor benim :) mizaç sakin, zeka ve birikim seviyesi de ortalama düzeylerde seyir halinde olduğundan belki :p
YanıtlaSilson zamanlarda yazdığın yazıları okumak bir zevk. boeinginin sakin seyrini ve bu seyirle kendine dair öğreniyor olduklarını izlemek de öyle...ben şu sıralar pek yorum yapmasam da ailecek sadık okuyucularınız.
not: suadiye'de yoga yapıyorum evet...orada da medite olabiliyorsun, gerçekten :) yeter ki iste...seneye de katmandu'da yapacağım.
sevgiler
Vay canınaaa.. Önerini okuyunca çok şaşırdım Virgilius' um. Böyle bir tesadüf olamaz. Daha geçen hafta terapistim önerdi bu kitabı bana. Artık farz oldu okumak.
YanıtlaSilZaten terapistim de iyidir kitap önerme konusunda. Zamanında "al gülüm sen bu'sun" diyerek Oblomov u da toka etmişti elime. Tabii bu cümleyi kurmadı da anladım ben demek istediğini.
Loy loy loyyy.. Okuyacağım.
Yalnız sende acaip God komplex var yaa, doktor olmalıymışsın. "Kitap okurum ama kendi kontrolümde, istersem kullarıma da kitap dağıtırım" şeklinde bir altmetin sezdim bu yazıda :))
Benim için sen zaten yüzleştiğim beni yine bana götüren bir kitap gibisin Virgilius :) Arada düşüncelere boğulup sevilme kaygım yüzünden, readeri kullanarak postlarına yanaşıyorum.
YanıtlaSilbana da bir kitap tavsiye etsene,şöyle tatilde yan gelip yatacağım kimse ile konuşmadan okuyacağım bişi olsun...başkasına tavsiye ettiğin kitaplar o kişiyi beynindeki canlandırmaların yansımasıdır.I.saito nun manyak seanslarında hastalarının analizlerini sembollerle yaparak sonuca gitmiştir.Mesela üstü açık arabada seyahat halindeyken su dolu bir çukura girdin.ne dersin?hay aksi yada süperdi vs vs..jung sembolüne göre su hayatın kaynağıdır,ozaman verdiğin tepki sevişmede orgazm olurken verdiğin tepkidir..şimdi başkalarına tavsiye ettiğin kitapları analiz etmek istemiyorum.ama bana mutlaka bi kitap tavsiye etmelisin...
YanıtlaSilJoA,
YanıtlaSilRica ederim, yazıların şimdiki romantik melodi kıvamında olduğu müddetçe Şeyh Galib'ten şiir araklamana gerek yok :P
Windrider,
Ağzından bal damlıyor, bu bilgiyi hemen Simurg'taki Coşkun abi ile paylaşayım - adama bir yıldır kan kusturuyorum "hani bulacaktınız, koskoca simurg işte bu kadar, lafa gelince kahramansınız siz" diye :-)
kelebeklerözgürdür,
tamam azıcık şişkin bir egom var haklısın, ama akademik bir çalışma olan sözünü ettiğim kitapta enteresan şeyler de öğreniyor insan. Bilmediğin bir şey kaldıysa referans olarak elinin altında bulunmasında fayda var.
Not: KaliYuga ve modern hayat hakkında daha önce çok defa yazmıştım sana. Ukalalığımı lütfen mazur gör bu bağlamda.
Talisman,
Sarsılacak ve kendini sorgulayacaksın okuduğunda, terapistin de -daha önce yazdığın gibi- senin gibi çatlakmış bu arada. Eğer okursan, tartışmak için kendi kitap kulübümüzü kurarız :-)
Birazcık kibirliyim ama zararsızım ve Talisman'ım. İdare et işte.
efsa,
sen de kitap gibi hatunsun, oku oku bitmezsin ama bilinmeyen bir alfebede yazıldığından, başkaları donuk gözlerle sana bakarken seni çözen kişi varabilir ancak tadına. (uff, acaip bir iltifat ettim, hem dalga mı geçicem yani:))
eczahaneci,
posttaki kitap önerileri takdir edersin ki rastgele yapılan bir şey değil, adı geçen blogger'ları uzun zamandan beri yazdıklarından ve yorumlarımdan takip ettiğim için tarzları konusunda bir fikir sahibi olduğum kanaatinden hareketle bu tavsiyelere cüret ettim. Bu bağlamda sana bir kitap önermek haddim değil.
Bak o kitap gerçekten güzeldir tavsiye ederim:)
YanıtlaSilKitap kulübüne üye olmak için davet beklemeye gerek yok ki ne diye gereksiz trip yapıyorsun oralarda? Yazar olmak için basit bir davet işlemi var onu da yazarlardan Windrider yapıverir. Ben de yaparım da bilmiyorum nasıl yapıldığını, vakıf olamadım o teknolojiye.
pİsikopati bu arada.
:) kendi alfabemi ben bile tam çözemedim ki, bu ezoterik bir dil gibi. Çözdükçe; başka yerden, başka konular bulup, birde onları düşünüyorum. Ben kendi dilimi çözünce gerçekten istediğim okuyucuyu, beklentisiz seçebileceğim sanırım.
YanıtlaSilŞimdi sorum kitap mı okuyucuyu seçer, okuyucu mu kitabı? Benim için cevap şu an okuyucu seçse de, olacak olan kitabın okuyucusunu seçmesi.
ben de haddim olmayarak kendime kitap tavisye edeyim bari..'benim hüzünlü orospularım'bi daha okumakta yarar var.
YanıtlaSilCemil Meriç, "..Okumak, iki ruh arasında âşıkane bir mülâkattır. Her yabancı intiba vuslatın büyüsünü bozar. İster güneş ışıldasın gökkubbede, ister duvarda bir petrol lambası yansın. Pencerede şakıyan kuşlardan bize ne. Reel olan tabiat değil, kitaplarda görülen rüyadır. Meçhule açılan bir kapıdır kitap. Meçhule, yani masala, esrara, sonsuza..." diyor.
YanıtlaSilO sonsuzlukta yalnızız üstelik, hem de beraber.
Böyle bir zevki ve gücü başka nerden alabiliriz ki.
Bu manada kitap tavsiyelerini sevmediğim gibi, kitap tavsiyesi istenmesinden de haz etmem. Bilirim ki benim dünyamdır orası. Ne faş edilsin isterim, ne anlaşılsın.
Karoly Kos'u okudum evet. Buradaki birkaç kitabı daha okudum. Ki karmaşıktır okumalarım.
Virgilius, bu ne guzel bir fikir ve post, hem kitap hem tavsiye, harika! Ozendim, birazdan gidip ben de yapicam. Tavsiye icin de tesekkurler, her ne kadar tavsiyeni babamla neredeyse ayni cumleleri kullanarak yapip beni hayretlere dusursen de. :)
YanıtlaSilAtila Ataman yaman mutercimdir. Sahilsiz bir Umman'i okuyamadim onun yuzunden, eser telif mi tercume mi belli degil neredeyse.
Ada'nin Turkcesi bulunmuyor gercekten, ama ilgilenirsen Ingilizcesini gonderebilirim.
Soury'nin kitabini yeterlilige hazirlanirken hocanin odasinda bulmus, uzerine atlamistim. Bana bir kilo hindistan cevizli eklere mal olmustu. Ama olsun, hocanin nushasi bende ya. :)) Derli toplu bir kitap, yine de muadillerinden cok da farkli seyler soylemiyor.
Karoly Kos'un kitabini gormemisim, onu okumaya heves ettim listeden. Eisenman'in kitabini gecen kis bir arkadasimdan hacilamistim, ne dehset verici bir kitapti o.
Nesem pek yerinde bugun ya, takilmadan edemicem tanri bey. Yahu klasikler, hele de Husn-u Ask ustadsiz, hocasiz okunur mu? Okunsa birseye benzer mi, birsey anlanir mi? Sonra Mesnevi'yi, Fusus'u eline alip `ay, ben bunun serhini okudum hicbisey anlamadim ama kitabin kendisi cok guzeeeel, cok basittiii` diyenlere donmeyelim, perenyal felsefe carpmasin bizi. :))
Ben gidip su mesum sezlonga uzanayim, agac golgelerinin tadini biraz daha cikarayim bari.
Harikalar Odası'nı aldım, kitaplıkta sırasını bekliyor. Bu kitaba da kesin bakarım.
YanıtlaSilKeşke okul çağlarımızdaki gibi kitap okuyacak daha çok vaktimiz olsa. Bu konu cidden canımı sıkıyor.
Pisikopati,
YanıtlaSilEn fazla misafir sanatçı olarak katılabilirim, ayrıca Windrider ile yanyana gelirsek iki dakika sonra kitabı filan bir köşeye atar headbang yapmaya başlarız:)
efsa,
cevap veriyorum: yumurta tavuktan çıkar ama horozlar piliçlerin peşinden koşar:)
eczahaneci,
onu da ben okumadım.... hep aklımda olsa da.
mihman,
tam olarak öyle, bizim kristal şatomuz orası. K.K.'yı okumuş olmana da hiç şaşırmadım:)
Passive Apathetic,
Hırkanı portmantodan almak yerine "Zahaaaaarrrr!" diye seslenmeyi seçen biri zor yazar böyle bir postu, bence içinde yanmadan küllere karıştı sözünü ettiğin istek:-)
Ada'nın ingilizcesini anlamam ben. İngilizcem sadece Slayer'a yetiyor.
Sen bir de benim Soury nüshamı gör :P
Son olarak, müthiş bir noktaya parmak basmışsın. Özelde Hüsn ü Aşk için cevap vereyim, verdiğim linkteki baskının introsunda Aldülbaki Gölpınarlı sanırım 60 sayfa kadar açıklayıcı bir önsöz yazmıştı, okuyucuya yol yordam göstermek için. Ama Mesnevi, Füsus gibi yerlere gidecek olursan işte o noktada dururum ben. Bu blogun [ukala, kendini bir bok sanan ve utanmadan bu gibi şeyler bık bıklayan] zırvalayıcısı "bile" ancak Addas ile, Chittick ile Chodkiewicz ile önünü görebiliyorken, veya söz gelimi Vedanta şerhleri olmadan Upanişadlar'ı kuru kuru okumanın hiç bir fayda taşımadığını biliyorken, JoA gibi aşk denizine yelken açmış [aşka yelken açmak, hahahaha magazin sayfası gibi oldu burası] birine ıstırap vermekten başka bir sonuca hizmet etmez. Bu arada bu cüemlenin öznesi ne, tümleç nasıl bir şey, yüklem nerede saklı, nesneler hani, okuyanlar haklarını helal etsinler :-)
Müge,
Sana önerdiğim Niagara Şelalesi etkisi yaratacak üzerinde.
bir dakika yahu, bana uygun görülen kitaptan bahsetmişsiniz ama küfür mü ettiniz, övdünüz mü anlamadım, bu nasıl iş:))
YanıtlaSilsoru 1: sevgili p.a. sen bana kötü bişey dedin gibi geldi, hıı? :))
soru 2: sevgili virgilius, senin bana kastın mı var? hüsnü-ü aşk'ın introsu yetiyor sonucunu çıkarıyorum yazdıklarından. laf mı çarpıyorsun bana? :))
not: aşk denizine yelken açmadım, aşkın ta kendisiyim, sadece biraz geç fark ettim bunu.
hüsn-ü aşk demek istedim tabii, hüsnü ile bir alakam yok:)
YanıtlaSilAldous Huxley'in Ada'sı yeniden basılacakmış. Ne zaman olur bilmem.
YanıtlaSilAma Orhan Kemal il halk kütüphanesinden ödünç alınabilir.
Sevgili JoA,
YanıtlaSilBen yapmadim, o yapti! :)) Hasa, ben sana kotu hicbirsey demedim, hatta, aslinda, Husn-u Ask ozelinde de degildi soyledigim. Gerci verecegi cevabi da tahmin ediyordum ama Virgilius'a takildim sadece. O da sagolsun sasirtmadi, pek artistik bir ters perendeyle karsilik verdi. :) Ilk yorumunun son cumlesinden de belli zaten, aramizda ustadsiz yol alacak biri varsa o da sensin.
Sevgiler.
p.a.'cığım, jüri olsam ikinize de gayet yüksek artistik puanlar verirdim. hatta talisman da olsaydı puan muan vermeden madalyaları takardım boynunuza ya neyse:)) takım ruhu böyle bir şey olsa gerek :-P
YanıtlaSilnot: estağfurullah, ben öyle konuşup duruyorum işte. çenesine vurandan korkmak lazım belki de.
sevgiler:)
önerin için teşekkürler sevgili virgilius..
YanıtlaSilhiç beklemiyodum.. şaşırdım.. hemi de mutlu oldum hatırlandığım için :)
"ada"yı arama projesinin antalya ayağını en kısa zamanda başlatıcam.. demo kararlı olduğunda on kaplan gücündedir :)
kitap okumadığımı bilen birinin böyle bir önerisinin olması "aramızdaki hukuka aykırı, ahlak dışı ama olsa olsa siyasidir"
YanıtlaSildiğer yandan
hukuk
ahlak ve
siyaset gibi üç kavramın aynı yerde ve zaman diliminde bulunmasıda eşyanın tabiatına aykırıdır. bunların üçüne baktığında en erdemlisi "ahlak" gibi görünsede aslında en şerefsizide odur.
gençlik yıllarım tanrıdan uzaklaşmak insana yaklaşmakla geçerken, ilerleyen dönemim ise insandan uzaklaşıp tanrıya yaklaşmakla geçiyor.ne menem bir canlı yaratmışsa tanrı daha anlayamadım, en çok ahlaklısından tiksindim.
şupi' ye gelirsek, istersen hiç gelmeyelim ve onun yedi ceddini birden senle beraber ...kelim :)
not: kitapta para değil haa! 5,48 TL. baktın yolculuk var parası eksilmesin garibin diye ucuzundan çektin tarifeyi bize.
mayıstaydı sanırım, "istanbul'da bulunur" diye benden istemişlerdi 'ada'yı. aradım taradım, mamafih bulamadım. en son ayrıntı'yla görüştüm, "baskısı tükendi yeni baskıya girilecek dediler" tarih vermedier ya da ben sormamış olabilirim hatırlamıyorum. varsa sahaflarda vardır, gibi geliyor bana.
YanıtlaSilJoA,
YanıtlaSilSana kastım yok, hüsn ü aşk'ın introsu trafik işaretleri gibidir ama eseri okumak bu bağlamda trafiğe çıkmaya benzetilebilir.
not: doğrusu Hüsn-ü Aşk (Aşkın Güzelliği) değil, Hüsn ü Aşk (Güzellik ve Aşk.) Hele Hüsnü hiç değil:-)
Mihman,
Bekleyelim şu baskıyı...
Passive Apathetic,
Bu konuda sana çok benziyorum; tahrik edilmeye gelemem :-)
demo,
rica ederim. Kedi kılıklı minik şeytanlara kaplan gözüyle mi bakıyorsun yoksa?
Gregor,
Sen iste yeter ki, hiç adetim olmadığı halde havaalanına kadar seni uğurlamaya gelir, bu yüce kitabı da sana hediye ederim orada. Güney illerinde okur, bol bol tefekkür edersin:-)
Schopi ile bir threesome hiç fena olmazdı be usta:-)
not: sen de benim yaşlandıkça dosto'dan tolstoy'a kaymam gibi saf değiştiriyorsun bakıyorum.
Mahallenin delisi,
İstanbulda olsaydı ben bir sene önce bulurdum cicim :-)))
öf, peki peki:)
YanıtlaSilVirgilius,
YanıtlaSilBu sıralar böyle bir kitaba ihtiyacım vardı... Okuyacağım
Kitabın kapağındaki zarlar için "random" görüntüsü oluşturulmuş ama "random" değil. Olasılık çünkü hiç bir zaman muntazam değil. 6 zarda, 6,6,5,4,1,2 atma ihtimali bunun herhangi bir kombinasyonunu atma ihtiamli ile aynıdır. Ama 1 atılmış zarın sol yüzündeki 4'ün 4 atılmış zara yaslanmış olması ve 6 atılmış zarın sol yüzündeki 2'nin 2 atılmış zara yaslanmış olması "olasılığın" pek ötesinde...
Gözüme çarptı, değinmeden edemedim :)
Virgilius Beyefendi,
YanıtlaSil"ADA" bende var, efendim!
Yol Yayınları, İstanbul,1983
Ne arzu edersiniz?
Sindar,
YanıtlaSilo gözüne çarpan şeyi ben bir sene baksam göremezdim :)
Ekmekçikız,
Ada'nın sende olması "kitabı bana bulduğun" anlamına gelmiyor:(
Ama nasıl bir şey o,beğendin mi, kaç sayfa, çeviri kimin, bari onları paylaş ne olursun...
allah razi olsun virgilius,
YanıtlaSiltek kisilik klubüne almissin beni de.....öyle kalabalik klüplerde isim olmaz zaten....
önerdigin kitap enteresan geldi kesinlikle....batiya gide gide doguya ulasangillerden sayilirim ne de olsa.....gerci sonra doguya gide gide batiya ulasmanin mümkün oldugunuda anladim ya, o da ayri konu...hint felsefesini adamakilli bir calismam farzdir aslinda, ama önerdigin bu kitap saniyorum konunu profu olmayanlarinda okuyup anlayacagi seviyededir...."insan" ve "kamil insan" ilgi alanimi olusturur bir nevi....
du bakalim nerden bulurum kitabi....
muhabbetle.
Aşkolsun Virgilius!
YanıtlaSil"Ne arzu edersiniz?" derken, laf olsun torba dolsun diye demedim.
Ben o kitabı 1983'de almışım okumuşum. O vakit, sevdiğimi hatırlıyorum, ama o kadar.
Sanma ki, o günden beri senede bir okurum. Veririm o kitabı sana. Madem ki, bu kadar çok istiyor ve arıyorsun, benim kütüphanemde durup durmasındansa, sen oku.
Lütfedip, bana bir mail atıp adres verirsen, Pazartesi kargoya veririm, kitabı.
Budur.
Haa, kitabın çevirmeni Seniha Akar.
Mutlak Töz,
YanıtlaSilSizi uzaktan izleyip yakından takip eden biri olarak Metin Bey gibi, passive apathetic gibi hayranlıkla okuduğum bir kalemsiniz; lakin umduğunuzun aksine mezkur kitap zor, girift ve karmaşık bir konuyu ele alıyor, bir o kadar da alengirli bir çeviriye sahip.
Belki de en belalı kitap yukarıdaki listede:)
Not: Fizik profesörüne "F=m.a'ya giriş dersleri" başlıklı bir eser verilmesi ayıp olurdu zaten.
(demek okumamıştın bunu... Mahvoldun sen!:)))))
Ekmekçikız,
Başkasının kitabını okumak, başkasının ekmeğini yemek veya başkasının sevgilisini ayartmak kadar kötü bir şey, çok istiyorum, arıyorum, ama benim yatağımdan çok senin haremine yakışır o. Ha, çöpe ayıracak, heke ayıracak, sobada yakacak olursun, o zaman senin eskilerinden birini zevkle alırım yanıma:)
Not: Ekmekçi Kız, seni değil ama kitabı yedeğime alıyorum. Gerekirse mail atar, hürmetlerimi sunarım.)
Efendim,
YanıtlaSilBu şövalyece cevabınız ve reddiniz karşısında saygıyla eğiliyorum.
:))
Çocuklar okuldaykenki zamanlara denk gelseydi bulurdum sanıyorum.Sahaflarda bir iki aile dostumuz var onlara arattırabilirim."Gülmeye ve Deliliğe dair" e karşı bi yakınlık hissettim bende onu alayım :) Hüsn-ü Aşk'ı ben de mest olarak okumuştum bi zamanlar. Arada bir uzaklaşmak lazım demek ki niye yeni yazı yok diye beklemekdense,biriken yazıları okumak daha güzelmiş :)
YanıtlaSilBlog dünyasını boşladım zannetme Virgilius, Sadece biraz yoğunum şu sıralar. Kısmetse en geç Ağustos itibariyle huzurlarınızdayım yine. Ayrıca kitap önerin için çok teşekkür ederim! Beni mikserde çırpsan daha iyi olurdu!!!
YanıtlaSilSevgilerimle...
selanik'te beyaz kela yok, beyaz kule var. kordon boyunda.
YanıtlaSil