Kısa bir flashback:
Şurada sözü edilen güzel insan, aramızda geçen çok şiddetli bir kavganın sonrasında (kırk yılın başında haklı olan taraf ben olduğumdan) kendisini affettirmek -ama bu arada ağzıma sıçmak- için bana puzzle hediye etmişti, o puzzle macerası ise zaten başlı başına bir post konusu olmuştu.
Tabi ki beceremedim yapmayı... Ardından sağolsun, kankamın şirketinde ombundsman görevi gören bir azize hanım, çektiğim ıstıraba dayanamadı ve aziz kocasıyla beraber oturup üç akşamda bu puzzle’ı bitirerek bana teslim ettiler.
Puzzle o gün, yani 7 Temmuzda masanın üzerine bağdaş kurdu. Yerini de sevmiş olacak ki, aylarca kalkmadı oradan.
Üzerine kitaplar konuldu. Kitaplar değişti, yenileri kondu… Kaligrafi kalemleriyle eşin dostun düğün davetiyeleri onun üzerinde yazıldı. Bir köşesine gazete kağıdı serip lahmacun bile yediğim oldu. Göbeğinin ortasında duran kül tablası kaç yüz defa dolup taştı da boşaltıldı Allah bilir. Kısaca masamın örtüsü yoktu ama puzzle’ı vardı.
Bu durum aslında “Virgilius nasıl bir insan?” diye merak edenlere de hal diliyle verilen bir cevaptı. Çişi gelip sidik torbası patlayacak hale gelene kadar tuvalete gitmeyen, ayakları üşüyen ama çorap giymek için dahi yerinden kalkmayan, telefonu çaldığında isteksizce bakan, en sevdiği yönetmenlerin filmlerini takip etmeyip izlemeyi sürekli erteleyen ve sonrasında unutan, son temiz kilodunu üzerine giymeden kirli çamaşırları makineye atmaya erinen, tembel, uyuz, uyuşuk, üşengeç biriydi o.
Ve, dört ay sonra, birden artık "yeter!" dedim.
Bu yeter!, aslında kendime karşı yeterdi.
Halimden memnun değilsem, mızmızlanacağım yere, bir şeyler yapmam gerektiğine dair verilen bir karardan başka bir şey değildi.
Yeter dedikten sonra nutella sokmadım evime. Kilo vermem gerekiyorsa, önce bu mereti hayatımdan çıkartmalıyım dedim .
Sigarayı bırakmaya karar verdim. Şimdilerde nikotin bandı mıdır, tablet midir, yoksa akupunktur mudur, her ne boksa takip edeceğim yolu araştırıyorum.
Alkol tüketimi de azalacak. Biraya veda, gerektiğinde, caım çok çekerse şarap veya votka, o da kararında.
Evimdeki eşyaları da değiştireceğim yakında.
Bir şeylerle uğraşmam lazım. Hoşuma gidecek bir ortam bulursam amatör bir grupta tiyatro filan da olabilir bu, veya hat kursu filan.

Ama, bütün bu “a.q. bu ölgünlüğün, çürüyüp gidiyorum oturduğum yerde!” kıpırdanmasının ilk adımı, masanın üzerinde aylardır bekleyen puzzle’ı çerçeveletip duvara asmamla atılmış oldu.
Düğmeye bastım.
Ya herru ya merru!
(Barutum kaç atımlık, ben de merak ediyorum.)
eski günlere dönmek istersen aklında bulunsun, biten puzzlelar masa üstü yerine yatak altına atıldığında rahatsız etmiyorlar :)
YanıtlaSilayrıca, kahrolsun nutella! yaşasın kinder bueno!
p.s. neden böyle hainlikler yaptığım konusunda hiçbir fikrim yok..
Demo, yatağı değiştirip masayı evden atmak da yapmayı planladıklarımdan :-)
YanıtlaSilesyaları muhakkak değiştir virgilius gerçekten işe yarıyor, tecrübe ile sabittir.. :) sigara konusuna gelince işe yarar birşeyler bulursun umarım, sakız işe yarıyor diyorlar ancak cakkıdı cakkıdı sakız çiğnemek ne kadar hoşuna gider bilemem..
YanıtlaSilaktivitelerin arasına bir de yüzme falan koyabilirsin.. sonra babamla seni istemeye geliriz müsaitseniz :)
puzzle maceranın başarıyla sonuçlandığını görmek ne güzel :)
YanıtlaSilSonuca ulasmak icin anahtar kelime 'sabir'. O varsa tamamdir. Bünyeye zarar seyleri at gitsin!
YanıtlaSilNixie,
YanıtlaSilsigara içerken sakız çiğnemeye bayılıyorum ben! o nedenle sakızı da bırakmalıyım.
Yüzme konusuna gelince, aslında fena fikir değil ama muhterem pederine tepside ikram edeceğim kahve ile korelasyonu kuramadım ya.:-)
(kadınlar için olimpiyatlardaki yüzme yarışlarını ve sutopu müsabakalarını seyretmek, erkeklerin victoria's secret defilelerini izlemesi gibi bir etki yaratıyor anlaşılan. Benden geçti güzelim!)
noname.morosophe,
teşekkür ederim. darısı bütün puzle mağdurlarının başına:)
Demet,
Düğmeye basıldı:)
böyle bir değişime ihtiyaç vardı, bak şimdi nasıl artacak statcounter rakamları...
YanıtlaSilsüfer!sağlığı içimize çekiyoruz sigara dumanını ve nutellayı atıyoruz!!! :)) çürüyüp gitmemeye karar vermene sevindim. bir de bir iş var bu işte yahu, diyorlar ki yeni bir döneme giriyoruz, bu bir değişim dönemi. bilinç&farkındalık artıyor, (nasıl kıl kapacağını tahmin edebiliyorum bunları yazarken ama olsun umrumda değil) eskiyi bırakan yeniye yer açan için daha üst bir bilince geçme şansı olacak, eskiye veya geçmişe sıkı sıkıya tutunanı ise maalesef gemiye alamıyoruz. gibilerinden...etrafımda tanıklık ettiğim - algida seçicilik de olabilir tabii ki - şeyler de bunu doğruluyor sanki. ister misin sen de o gemide olasın :) ship of fools :p...şakalar bir yana...güzel şeyler bunnar...arada camları da aç havalandır :)
YanıtlaSilp.s. ben de sigarayı nasıl bırakacağım üzerine düşünmeye başladım, işe yarar bir yöntem bulursanız bizimle de paylaşınız sevgili virgilius.
"Bir şeylerle uğraşmam lazım." hmmm. yoga? :) daha kısa yoldan ruhunu eğitmek istersen sana benim ustanın telefonunu da verebilirim tabii :p
YanıtlaSilPassiflora,
YanıtlaSilsenden korkulur valla, nereden nereye bağladın :-)
Azot Narkozu (1),
Bosch'un Ship of Fools'u ne güzel tablodur ama:) Tabii beni o gemide yalnız bırakmazsın di mi?
ilgilenenler için:
http://www.ibiblio.org/wm/paint/auth/bosch/fools/fools.jpg
Azot Narkozu (2),
Sizin Nazmi Abinin ellerinden öpüyorum ama uzaktan. İFSAK bile daha çekici geliyor bana yogadan:)
not: Kaliyuga'nın midesinde hazmedilmeyi bekleyen bu modern çağda yoga veya bilumum ruhsal yetkinlik-dinginlik-ermişlik ve diğer abidik gubidikler bana beşiktaş(ımın) şampiyonluğu kadar illüzyon geliyor. Bilmem anlatabildim mi?
Size saygım sonsuz. Ama ben başka bir uğraşı bulayım kendime:)
Yelken yapmaya ne dersin? sana iyi bir hoca önerebilirim. Hem bizim gibi piknik tipi ablalar ve abiler için ideal spor:))
YanıtlaSilSen bunu bir düşün derim.
Fortunata,
YanıtlaSilDüşündüm de,
1- Bu yaşıma kadar yelken sporunu hep tuzu kuru insanların eğlencesi olarak görmüşüm. (bakınız golf, polo vb.)
2- mayosuz denize düşme fikri tüylerimi diken diken ediyor.
3- Ben senin bildiğin piknik tiplerden değilim:-)
not: Biri yoga, diğeri yelken diyor... Ben evime dönüp nutella ile barışsam daha iyi olacak galiba :-)))
genelde blogunda okuduklarıma göre yelken de yoga da hiç sana göre değil virgilius, ikisi de çok uç şeyler, yarardan çok zarar getirebilir böyle şeyler yeni değişime karar vermiş bir insana. ayrıca sen ve piknik tipi olmak??? piknik tip kısa, tombik ve neşe saçan insanlara verilen bir isim değil mi?
YanıtlaSilben ilk adım olarak internette daha az vakit geçirmeni ve grup aktiviteleri olan bir spor salonuna yazılmanı öneririm naçizane. iyi bayramlar.
Sadece bir teklif idi Virgilius:) Elbette nutellanın dayanılmaz gücü karşısında eğiliyorum ama bana iyi gelen bir şeyi önermeden geçemezdim.
YanıtlaSilKocaman Not. Yelken yapmak için tuzun kuru olması gerekmiyorinsanın. Sadece marinaya yakın oturmak ve teknesi olan arkadaşlar edinmek lazım. Ve mayosuz denize düşmek kolay kolay olacak bişi değildir. Azıcık dikkat bize yeter. Eger fikrini değiştirirsen Dennis Cornner'ın yazdığı Yelken Seyri'ni okumanı isterim. Bu amca çok önemli bir denizci ve yelkencidir. Ayrıca yüzme bilmez!! Sevgiler...
Passiflora,
YanıtlaSilNet konusunda haklısın, bu da kararlarımdan biri. Zaten şubatta doktora yeterlilik sınavım var, yavaş yavaş başlamam lazım ders çalışmaya.
Güzel bayramların olsun:)
Fortunata,
aklıma doğruca şu* yazıda geçen San'a İmamının İlgiliz elçisine söylediği bir ifade geldi; "bu gibi şeylerden hoşlanmıyorum" :-)
teşekkür ederim nazik yardım teklifin için. zerafetin her zamanki gibi göz kamaştırıcı.
*
http://postmortemofvirgilius.blogspot.com/2006/10/ayn-irmakta-ykanma-taknts-ve-huzuru.html
Eh hepimizin içinde var bu yeeeepyeni bir sayfa açma ve o sayfaya güzel bir el yazısıyla başlama hali.Bu bizim doğamızda var; şikayet ettiği şeylerle bir arada yaşayamıyor olmaktan söz ediyorum. Ve iyi ki de var. Kabullenmek bitmek değil midir zaten? Aynı haller benim de başımda. Zira bu böyle gitmez kardeşim diyenlerdenim bu ara...
YanıtlaSilantika adamın antika merakı ve işlemeli kartonpiyeri olur.sigarayı terk etmekle yeni kaçak katlara sahip olabilirsiniz bu nedenle spora yönelmenizi tavsiye ederim efenim. göbeğine mi taktım ne :)
YanıtlaSilkendi adıma hat kursu filan tavsiye ederim.
YanıtlaSilbi de osmanlıca öğrenip eş dost davetiyelerinin yazımında köklü bi değişiklik yaparsınız. (:
virgilius'un kadim dostu once kendine bir motor alir, ardindan evlenmeye karar verir, hatta spora bile baslar..butun bu radikal degisikliklere dayanamayan virgilius yeter der sonunda:)
YanıtlaSilyalan mi my frendo?
Aydan Atlayan Kedi,
YanıtlaSilBu aralar bende de o söylem var işte... Nereye kadar? bilmem, baruta bağlı.
Ben,
antika merakım filan yok :) İşlemeli kartonpiyerler bana babamın kazığı, hiç sevmem yoksa:)
Kaçak kat ve belediye konusunda hak veriyorum sana... Planlama devam ediyor:)
Ayşegül,
Osmanlıca'yı gayet güzel yazıp okurken (19yy a kadar) unuttum gitti tekrarlamayınca. Hat kursuna da gitmiştim daha evvel ama okul, derken el titremesi darbe vurdu bana... Gene de fena fikir değil.
augurous,
bebeğim, el kızı geldi seni benden çaldı, hadi onu bırak o güzelim eve de kondu. ben seni ve beraberindeki paketi (ev araba yazlık şirket vs.) kaybettim, bundan büyük radikal değişiklik mi olur hayatımda?
Ulan hep senin yüzünden adi herif!
Usta, bizim gibi 73 modellerde gizli bir barut kutusu saklı, endişe etme :)
YanıtlaSilHahaahahhahahahahaha...Allah da seni güldürsün yavrum...(Depresyondandır, geçer yakında, tembel tembel takılmaya devam edersin, blogun adını da Oblomov İstanbul'da diye değiştirirsin)
YanıtlaSilBorsalino,
YanıtlaSilHaklısın. Her zaman haklı oldun sen.
Kendi kendimi kandırıyorum işte.
1 ay sonra sigarayı bırakışımın senesi gelecek. Hiçbir tavsiye vermiyorum şöyle böyle diye.
YanıtlaSilBıraktığım güne de lanet ediyorum... hala içmeyi kendime yakıştıramayan bünyeme de...
bu arada bu değişim isteği mevsimsel bir şey bence. ben yılda oratalama 4 defa bu tarz evrimler geçirip 1-2 aya pes diyorum.Bnim gibiysen sıçtın
Tiyatro değil drama kursuna git. Biraz tuzlu gelebilir ama ne yap et git. Teşekkürleri sonra kabul edicem :p
YanıtlaSilefsa,
YanıtlaSilSana bir sır vereyim: Aralık ayı her aman sürprizlerle dolu olmuştur benim hayatımda...
bahtsız bedevi,
aşık olsam?
daha ucuz...
evet yüzelim iste böyle. :)
YanıtlaSil-bir an daha da mutlu oldu .o.zlem-
Yaşlanıyorsunuz:) Yaşlanmaktan daha da korkup bunu durdurmanın yollarını aramaya başlamışsınız işte.. Hepimizin yolu aynı, ne hoş:))
YanıtlaSilSigarayı bırakana kadar duvarlara tırmanacağımı sandım ama hiçbir şey olmadı.. Bırakıverdim.. Sebebi yoktu.. Bantla olmadı, ilaç da kullanamadım.. Kendiliğimden en büyük tutkumu terkettim.. Özgürüm:) Tutkuları terkedebilmekten daha büyük haz olamaz zaten.. Dalga geçer gibi..
Uğraşıya gelince.. Bize sormadığınızı, içinizden mırıldandığınızı farzedip buna bir yorum yapmayacağım:) Anlamsız olur zaten..
aşık olmak çok masraflı. hediyesidir, gezmesidir odur budur ama onun gibisi yok tabi.
YanıtlaSilbir de isteyince oluyor mu ki o dicektim sonra olur tabi dedim. zaten o korkunç göz de kalktı tepeden kollarını kucaklamak istercesine iki yana açmış adam kondu.
.o.zlem,
YanıtlaSil"yüzelim" mi dedin cidden, yoksa "güzelim" mi yazacaktın, anlamadım doğrusu :-)
Remla,
Sana tanrı yardım etmiş sigarayı bırakman için, ben şeytanın yanında olduğumdan o kadar kolay olmayacak işim...
passiflora,
tepedeki arkadaşın bir elinde kılıç diğerinde asa var ya :-)
"Yakalarsam sarılırım kocaman" demiyor yani :-)
Bu psikologların espri yeteneğine bayılıyorum, seni de ayrıca seviyorum :-)
(manyak mıdır nedir)
:P
sayın virgilius
YanıtlaSilbence geçmişe bir sünger çekmekse niyet evvela "o puzzle"ı duvardan indirip yatağın altına koymakla işe başlayabilirsiniz. sizi temin ediyorum farkı hemen hissedeceksiniz. zaten duvarda bosch dururken iyi niyetlerinizin gerçekleşmesini beklemek de pek bir "iyiniyetli" duruyor.