-Lütfen haberi okunuyuz-
1- Hanım kızımız polis olmuş, sonra da fizyolojik ihtiyaçlarını ve duygusal gereksinimlerini gidermek için (bakınız Maslow'un Basamaklı Piramidi, onu bulamazsanız google'da Petra diye search ediniz. Petra bütün piramitlerden güzeldir, bisküvili piramit pastadan bile) karşı cinsten meslektaşlarını en kolay ulaşılabilir hedef kitle olarak benimsemiş. Buraya kadar herşey yolunda.
2- Dört polisin dick'iyle müşerref olmuş, hiçbirisinde aradığını bulamamış. Kolay mı öyle bulmak? Arasın.
3- "Bir de askerlerden deneyeyim şansımı" demiş, karşısına çıkan astubayın dick'ini ve astsubayı sevmiş. Daha önce yaşadıklarını anlatmış yelken açtığı yeni aşkına ve dick'ine, ne güzel, problem yokmuş, dürüst kızmış, her şey normal buraya kadar.
4- Ama meslektaşları olan bayan polisin kukusuna aşina dick'lerin sahibi centilmen polisler, meslektaşlarının ve onun kukusunun peşini bırakmıyorlarmış. Kızımız haliyle durumdan çok rahatsız olmuş ve bunu nişanlandığı astsubaya anlatmış. Buraya kadar da doğal seyrinde gidiyor olay.
5- Nişanlısını dinledikten sonra "canikom, idari soruşturma diye bir şey var, adli işlem diye bir şey var, görgü şahidi, telefon kaydı, kısaca hukuksal yollar var, bunlarla önce bir konuşalım, olmazsa şikayet ederiz, ikimiz de kanunları yerine getirmekle yükümlüyüz, hukukun üstünlüğü... abidik gubudik" gibi şeyler gevelemesi gereken devletin üniforma giydirip "ben bu adam tarafından temsil ediliyorum" diye işaret ettiği astsubay, devletin farklı bir renkte üniforma giydirip "ben bu adamlar tarafından da temsil ediliyorum" dediği tacizcilerle mücadele etmek için kime gidiyor?
Halasının oğluna...
Şimdi, halasının oğlu 91 kg Balkan Boks Şampiyonu olsa, bir nebze anlayacağım, (yani gene inanılmaz bir şey olur ama] en azından "devletin dediğimiz organizasyonun aslında en büyük ve resmi - legal mafya, asker ve polisin bu resmi mafyanın tetikçileri ve bodyguardları, maliyenin haraççısı, yargının da sözü edilen mafyanın avukatı" olduğu yönündeki tutarlı önermeye çok aykırı olmayacak, tabi hukuk devleti ve orman kanunu bağlamında...
Ama buraya kadar sağlam kalan sinirlerim, şu meşhur "hala oğlunun" MLKP üyesi olduğunu okuduğumda koptu gitti...
Acaba aralarında nasıl bir konuşma geçti?
- Ya gardaş bir problem var burada...
- Söyle abi, var mı bizlik bir şey?
- Nasıl desem, yengeni rahatsız ediyor bazı puştlar...
- Vay puştlar vay! Kim abi hemen bakalım icabına!
- Ya polisler varmış, eskiden tanıştığı... (Yengeni dick'enler dememiştir sanırım.) Bir ders vermek lazım onlara.
- Emrin başım üstüne abi. Ben hallederim, geliyom istanbula.
Bu konuşma, [gündemdeki telefon dinleme fiili sayesinde] öğrenilmemiş olsaydı, MLKP üyesi hala oğlu, bu polisleri birer birer temizlerdi. Eninde sonunda da açığa çıkardı zaten örgüt üyesi olduğu...
* Biz bu polisleri şehit diye bilirdik. Törenler yapılırdı, yazılı ve görsel medyada günlerce yayınlanırdı bu haberler. Ağlayan dul eşler, "babam nerede anne?" diye soran şaşkın çocuklar filan... Aralarındaki organik bağı da kise bilmeyecekti, şüphe edilmeyecekti, sadece polis oldukları için silahlı eylemde şehit olan... avidik gubidik...
* Hükümet ne zamandır sessiz olan aşırı sol terör örgütlerine yönelik yeni bir plan yapar, bu amaçla Milli Güvenlik Kurulu toplanırdı. MİT, emniyet, asker, "ne oluyor, durup dururken bunlar gene hortladı" diye kafa patlatırdı.
*DHKP-C ve öteki marjinaller, "lan MLKP eylem yapıyor, biz oturuyoruz, tabanımızı kaybetmeyelim, biz de sesimizi çıkartalım, yoksa unutulup gideceğiz" diye hemen bir kaç "iş" yaparlardı.
*Ne yapılıp edilip bu cinayetler önce İşçi Partisine, sonra da Ergenekon'a bulaştırılırdı.
* AB ülkelerine terörle mücadele konusunda yeterli destek verilmediğinden ötürü resmi ağızlardan çıkan sert sitemler dile getirilirdi, "siz zaten apo'yu saklamıştınız, fehriye erdal'ı da vermediniz bize" gibi laflar da sokulurdu.
* Bu arada polis ve jandarma, iç güvenliği, asayişi abidik gubidiği uygulamakta 90'larda olduğu gibi sert önlemler almaya başlardı, her cuma-cumartesi gecesi huzur operasyonu gibi... En azından istiklal caddesi'nde sol tandanslı dergi satan veletleri ve çirkin kızları görmezdik uzunca bir süre. Özgürlüklerin bu ülkeye fazla geldiği vurgulanırdı.
Uykum gelmese uzatacağım daha...
Ulan ne kukuymuş be! Ülkeyi batıracaktı şerefsizim!
Virgilius kaçırdığın birşey var.
YanıtlaSilTecavüze veya tacize uğrayan kadının rahatça yargıya başvurabileceğini varsaymışsın. Yok böyle birşey. Kadınlar bu tip şeyleri el altından halletmek ister. Aman bu ülkede kanun var zart var zurt var yaklaşımı pek aklı havada bir yaklaşım çünkü bu şekilde bu olayı aktarmakla kadına mağdur gözüyle bakıldığı görülmemiştir. Yani tecavüze veya tacize uğrayan kadına mağdur gözüyle bakılmaz. Hele de bu vakadaki gibi eski sevgilileri taciz ediyorsa..
Düşün bu polis kadın, yargıya başvurdu ve sadece bu yansıdı gazetelere. Kaç ağzı köpüklü errrkeekk ve kaç erkeklere yaranma sevdalısı kadın(?) bu polis kadına saldırırlardı okuyucu yorumlarında biliyor musun? "O da o kadar erkekle beraber olmasaydı.." "Ee beraber olmayacaktın tabii olur böyle şeyler" vb şeklinde bir sürü hakaret, tacizcilere değil kadına.. Kadınların tacizi hakettiği, muhakkak hakedecek birşey yaptığı düşünülür. Hele de burdaki gibi 4 "dick" le tanışmış biri ise..
Ha burda ne yapıyorum tabii ki kadının sevgilisinin terör örgütünden yardım istemesini polisleri öldürtmek istemesini filan savunmuyorum. Böyle abuk birşeyi nasıl yapayım zaten.. Derdim bu sexist üslup.. Olayları cinsel organ üzerinden değerlendirmek. Dickler kukular etrafta uçuşuyosa "insan" kaynıyor arada.. Çünkü hissediyorum ki bu kadının yargıya gitmemesi gidememesindeki en büyük etken bu üslubumuzdur. Bu bakış açısıdır. Buradan başlamak gerekir.
evet sayın virgilius yine sexist suçlamasıyla karşı karşıyasınız. konuyla ilgili ne diyeceksiniz bilmiyorum ama bence bi kökünden kestirin bakalım, bu suçlamalara devam edebilecekler mi?
YanıtlaSilkavanoza koyar, arkeoloji müzesinde "bir zamanlar virgilius" adıyla sergileyebiliriz.
üstelik "neler oluyor hayatta III" bile gazete matbasında dizgiye hazır olmuş olur:)
talisman'a katılmakla beraber şöyle bir ekleme yapmak istiyorum...şahsen ben tacize ya da tecavüze uğradığımı erkek arkadaşıma/sevgilime söyleme cesareti gösteriyorsam bu toplumda, polise gidebilme cesaretini de gösterirdim...
YanıtlaSiltoplumumuzda kadının uğradığı bu tür istismarlara bu anlamda bakış açımız garip...tecavüz taciz olaylarını kanunlarımızla cezalandıramadığımız gibi bir de "kimbilir kadın hakedecek ne yapmıştır" tarzı sesli / sessiz yorumlarla cesaretlendiren bir toplum yapımız var...unutmayalım ki öldürülen pippa bacca için "ne işi vardı kadın başına otostopda" yorumunu yapmış bir milletiz biz...
ama tüm bunların dışında bence bu kadında ve birlikte olduğu erkeklerde bence sorun olduğu kesin...bir kadın/erkek çok kişiyle birlikte olabilir bunu kimse kınamayaz ama yaşadığı ilişkiler kısa da olsa uzun da olsa sağlıklı bir yapıya sahip değilse biraz sorun vardır bence bu kişide ve kişilerde..
bu kişilerin örneğinde de bu meccut gibi..
hadi geçmişinde 4 ya da daha fazla adamla/kadınla birlikte olursun, hadi biri ikisi piskopat manyak çıkar tanıyamamışsındır da zamanında sonradan rahatsız eder falan ama e be kardeşim 4 ü de mi taciz ci çıkar sevgililerinin...
sonuncusu da terörist akrabalara sahip..ilginç!!! var bunlarda bi sorun :P
Gregor da cinsel organ üzerinden çözmüş sorunu..
YanıtlaSilOh baby :))
Banim aklıma başka şeyler geldi.
YanıtlaSil1- Mlkp mi kaldı yav. Kadek gibi feshetsin kendini artık.
2- O astsubayın askerliği ne zaman biter ki?
3- Kadına bak lan neredeyse çevik kuvvetten harem yapcakmış. O kadın için gayet de çevik bi kuvvet lazım zannımca. (Astsubayın askerliği bitene kadar haremiyle takılır artık.)
4- "Bir kukunun nesi var?" demeyeceksin Virgilius. Bak icraata.
talisman,
YanıtlaSilsen benden daha sexist and the citiest'sin, sonu nişan ve evlilik şeklinde biten bir ilişkiyi dick ve kuku bağlamında ele alarak gazetedeki bu haberin "birinci" bölümüyle kendi üslubumu kullanıp dalga geçiyorum. ama sen anlatımımdaki "tease" öğesini göz ardı edip "Çünkü hissediyorum ki bu kadının yargıya gitmemesi gidememesindeki en büyük etken bu üslubumuzdur. Bu bakış açısıdır. Buradan başlamak gerekir." gibi çok hikmetli sözler sarfediyorsun.
Ne diyeyim, haberin "ilk" bölümüyle dalga geçiyordum güzelim...
Bu uyarından sonra bir daha sexist olmayacağıma, ayrıca sigarayı bırakıp beslediğim kedileri de canıp sıkıldığında duvara fırlatmayacağıam dair seni temin ederim.
p.s. (algıda seçiciliğine karşı derim ki, hasbinallahvenimelvekil)
gregor,
Sexist kadınlardan bıktım zaten, "kestirme" konusuna da bu aralar pek meraklıyım valla. ama kim gelir ki müzeye onu görmek için?
p.s. haberi de pucca yapar lan!
fish,
bir kez daha ne demek istediğimi anlayarak beni sükut-u hayale uğrattın.
p.s. Ben burada " militan halaoğlunun sözü edilen ders verme" işlemini gerçekleştirmesi durumunda, abartılı bir yaklaşımla yaşanacak "var olan şey" ile "görülen şey" arasındaki farklılığı sokak ontolojisi açısından anlatmaya çalışırken, senin de taciz,tecavüz, pippa baca üzerinde takılman hayret verici... Hadi talisman'dan beklerdim ama, sen...
bathsız bedevi,
sen neden sexist değilsin?
Üff algıda seçici olduğumu biliyorum. Ama dediğin kadar masum musun bilemiyorum Virgilius. Senin üslubuna sinmiş birşey var bence, sırf tease değil bu..
YanıtlaSilYa da ben kafayı yedim hımm bu konuda bir post yazayım.
Ayrıca "söz veriyom kedimi fırlatmıycam" filan diye dalga geçmen de hoş olmamış. Burda bişey anlatmaya çalışıyoz..
Zaten istifa edememişim, yöneticim toplantıdan çıkmamış sinirliyiimmm..
talisman,
YanıtlaSilHiç bir zaman masum olmadığı biliyorum, ama bu yazıda anlatmaya çalıştığım bambaşka bir şeydi.
Ben bugün izne ayrıldım, sadece bir haftalığına, tümüyle plansız-programsız bir izin bu üstelik. Sadece o koltuktaki koca göt sahibinden bir hafta uzak kalmak için... Bir adam üst düzey yöneticisinin paranoid şizofren yavırlarına maruz kalıp psikopat moduna getirilyorsa, iş yerindeki koridorlarda "g.tünü dick'tiğim kurumunun kukusuna koduğum birimi" diye bas bas bağırmaya başlarsa, arkadaş tavsiyesiyle izne ayrılması şart demektir.
p.s. Gregor kestir diyor, aynı fikirde misin talisman?
üff seni de anlasak bi dert anlamasak bi dert beaa :PP
YanıtlaSilkestir bence de fikrim çok mühimse :P ben oy veriyorum..
ama sonra fish beni bi sen anladın sen de yanlış anladın deme bana pişman olup...
dur ben gene talismana bi katılıvereyim :P
Yok ben anlatmaya çalıştığını anladım yeminle.. Zaten açık ama işte satıraralarına takılıyom ben..
YanıtlaSilYa ben cidden istifa etmeye çalıştım bütün gün, bunun için mesaiye kaldım istifa edeceği gün mesaiye kalmak ne yaa, delircemm..
Sana da tavsiye ederim Virgilius, yeni iş bul bırak git o egomanyağını yaa. Koridorda küfrettin mi harbi? İyi yapmışın..
Kestirme bee ne kestirmesi o masum bir organ, hem neyle işiycen sonra.. Masum olmayan beynin.. Beynindeki sexist bölümü aldır sen..Partial lobotomy :)) Bu kavram da tıp dünyasına armağanım olsun..
De siktir olup gideyim sora burdan, gelmedi hala bu yönetici olacak kadın.. Hırrr..
Değil miyim ki? Sexistmişim meğersem.
YanıtlaSiltalisman, bunca algı ve seçicilik geyiği yaptıktan sonra, müsadenle gözlemlerimi ve tespitlerimi teşhise çevirip netleştireyim.
YanıtlaSilsen over-sexualized'sın talisman.
bahtsız bedevi, blogunda banyoda sigara içerken poponla ilgilenmekte ne kadar zorlandığına dair yazdığın satırlardan sonra, seni de over-cyber-exhibitionist ilan ediyorum.
fish, sen kendi halinde, munis, mazbut, ensesini vur ekmeğini al bir sexist'sin.
Gregor sen pagan-pedo-sexist'sin.
bense sessiz sedasız bir sexopath'tım, ama uslandım... [kestiricem.]
ahaha :))) şimdi buradan ne sonuç çıkıo...demekki bazen deneyim doğru gözlem yapmaya yeterli olmuyormuş...
YanıtlaSilooo-ooooovvvv yanlış teşhiş virgilius...
Hep bir yerden başka bir yere çıkıyor ya yazılar.. Hem de çokça aynı yere.. Dikkatli okusam anlardım. Ama zorlayamadım kendimi.. Birkaç ay sonra dönüp okurum nasıl olsa .. Ve anlarım. Ya da anlamam.. Yazı işte .. Kafamızda "olan biten/bitmeyen zavallı/gururlu/değerli bir şey.. Sanırım. Şimdilik aslında "yazan kişi anlıyor" diyorum. Çünkü anlamak istediği gibi yazmak istediği için. Bir şekilde "doğrulamak ya da yazsam ne anlarım/ne anlaşılır" merakı.. Kendi yaşadığı gündelik gidip gelmeler/sorup-sormamalar/sorup da cevap almamalar ve diğer ikili şekilde aklımızda dolananlar ... Emin olamam ben gerçi. Ama şimdi bunu düşündüm. Herkes bir şeyler haykırıyor ve "evet" herkes doğru söylüyor.. Sexism.. Misogyny.. Womanism.. etc. etc... Feminism ve diğer tüm türeyenleri.. Ve tabii diğer tanımlar.. Hepsi doğru hepsi yanlış:) Konudan en güzel bu şekilde saparız. Ben de aynını yaptım. Çünkü aklım buna eriyor şu an.. Haydi ben gideyim. Hoşçakalınız.
YanıtlaSilP.S. Bu yaz geçen yazdan daha sıcak olacak. Bundan eminim .. Fiziksel olandan her zaman eminiz.
P.S 2: "Hoşçakalınız" ifadesini de sevimli görünmek için kullandım. Oldu mu? Hani kadınlar "söyleyip söyleyip" sonra da söylediklerini söylememiş havası yaratıyor ya sözcükleri "yumuşatarak".. Ben de ondan yaptım.. Ayrıca bu P.S.'in "baştan sona" görevi de aynıydı:) Gülümsedim biraz daha sevimli olayım diye.. BİTTİ bu kez..
YanıtlaSil:)))))
YanıtlaSilOver-sexualized..
Sabah sabah iyi güldüm, sağol valla..
Virgilius, madem teşhisi de koydun, yakında blogda teşhire başlayayım ben. Varsa bi cevher değerlendirmek lazım.
YanıtlaSilya bir kadın şeyi yüzünden ne karışık olaylar dönüyormuş bu ülkede..bir şey için bir polis şehit olacaktı..hani polisin eşi bilse cenazede öğrense kocasının bir vajina yüzünden gittiğini..
YanıtlaSilo kadında ne vajinayı bırakırdı..ne de astsubayını her halde..
ve sonra oturup bir köşeye bir aşiftenin vajinası yüzünden kocam karatoprakta diye..
ağlayıp dururdu kadıncağız..ne yapsın..
YanıtlaSilKaroshi, "anlamak ve anlamlandırmak üzerine" başlıklı bir şeyler zırvalamıştım uzun zaman önce... Kelam, dile geldikten veya yazıya döküldükten sonra anlamını ve içeriğini yitiriyor.
YanıtlaSilGay_yor, işte demek istediğim buydu, o polisleri eşi dahil hepimiz şehit diye bilecektik:) Hiç bir şey görüldüğü gibi değil...
Başka bir ülkede olsaydık ben şimdi bu yazının senaryosunu yazmaya başlamış, üç aya çekmiş bir yıl sonra da filmi vermiştim gösterime. Adını da hiçbir masraftan kaçınmadan "Bir Am Uğruna Yarab! Ne Güneşler Batıyor" koymuştum. kimse kusura bakmasın.
YanıtlaSilGökhan Üstadım, bence müthiş bir komedi filmi olurdu bundan:)
YanıtlaSil