18 Haziran 2008 Çarşamba

Maske Üzerine...



Garip mahluklarız.
Maskelerimiz var gardolabımızda.
Vücudumuzu saran cilt dokusu gibi, çirkin, kabul edilemez, mide bulandıran yanlarımızı gözlerden saklayan maskeler...
Yaşadıkça, büyüdükçe, öğrendikçe sayıları artan, çoğalan.
Elbise değiştirir gibi, her gün, hatta gün içinde birden çok kereler değiştiriyoruz o maskeleri duruma göre.
Üstelik hangi maskeyi takıyorsak yüzümüze, inandırıyoruz kendimizi o maskenin görüntüsü gibi olduğumuza. Sahteliğiyle çelişkili, öylesine içten bir inanmak ki bu, maskeyi kendimizden iğrenmemek için mi takıyoruz, yoksa diğerleri bizi o maskenin görünümü gibi sansınlar diye mi, belli değil.
Gardolaptaki maskelerin kimisini çok seviyoruz, "bana en çok uyuyor" diye düşünüyoruz, sanki bir gömlekmiş gibi.
Tümüyle doğal olduğunu, yapmacıklıktan kaçındığını iddia eden kişilerin aslında en beğendiği maskesini ne kadar benimsediğini farkediyoruz, maskesinin iç yüzü olduğunu zannedecek kadar kendisini kaptırdığını, o sanal görsellikle bütünleştirdiğini farkediyoruz. Üzerine gitmiyoruz böylelerinin, "sen kandır kendini, ama beni değil" diyoruz içimizden. Bir yandan da kendi maskemizden ötürü onu hoşgörüyoruz.
Yalansız yaşamak mümkün değil. Sadece söylemle kısıtlı kalmaz yalan, tavırlarda, bakışlarda, tutum ve davranışlarda sürekli bir "olduğundan farklı, aklından geçene aykırı, istediğine karşıt" hallerimiz var.
Psikoloji bu yalancı yaşamı meşrulaştırmak için otokontrol diyor, norm kavramını ileri sürüyor.
Derimizin altını gizlememizin tabii olduğunu söylüyor. Sosyal hayatta bunun bir gereklilik olduğunu vurguluyor. Modern yaklaşım opportunizm, pragmatizm kelimelerini fısıldıyor, daha geriden Machiavelli gülümsüyor...
Artık özümüzün, yaratılışımızın değil, hem kendi istediğimizle giydiğimiz, hem de bize uygun görülen maskeleri takmaya başlıyoruz.
Gardolap yetmemeye başlıyor, iş yerindeki çekmecelerimize, arabanın torpido gözüne, cüzdanımızın içine, tatile gittiğimizde götüreceğimiz valizimize, öteye beriye dolduruyoruz maskeleri.
Bize, kendimize yer kalmıyor artık.
Sıkıyoruz kendimizi, sıkıştırıyoruz. Eziyoruz, küçültüyoruz.
Sürekli frene basarak yaşamaya başlıyoruz.
Maskelerimiz işe yarıyor aslında, arzularımıza, tutkularımıza, ulaşmak istediğimiz amaçlara o araçlarla erişebiliyoruz.
Kandırmaya, alt etmeye yarıyor onlar. Etkili birer silah gibi, kendisine yakıştırmayı beceren kişiler için. "Yakıştırma" konusu da zamanla mükemmele ulaşıyor zaten. Hayat da öğrenilen bir şey sonuçta. Kurtlar sofrasına ayak basan kuzunun, evrim geçirerek kurtlaşmasından başka bir şey değil yaşam dediğimiz süreç, daha doğrusu, kurt maskesi takıp kuzu masumiyetini unutması...
Buraya kadar yazdıklarımdan, aslında maskenin kötü bir şey olmadığı sonucu çıkabilir.
Ben kötü demedim zaten.
Yalan dedim.

Kötü olan nedir peki?
Maskelerden midesi bulanıp duyduğu isyanla gardolabında ve tüm kıyıya köşeye sıkışmış sahte yüzlerini yakan birinin, gelmiş olduğu noktada aslında insan içine çıkıp göstereceği hiç bir şeyinin olmadığını farketmesidir.

Gerçek ne zaman daha güzel olmuştur yalandan?


12 yorum:

  1. Bir de maskeler yüzünden kendini tanıyamamak var. O kadar alışmışsındır ki maske takıp çıkartmaya, arada kendine "Sen kimsin? Ne istersin?" sorusunu sorduğunda bir türlü cevabı tam veremezsin. O yüzden insan bir yerde kendini çekip çıkartmalı bu döngüden. Maskelerden bıktığında ve onları çıkarınca elinde birşey kalmadığını gördüğünde öyle çırılçıplak, acı içinde kalabilmeli bir süre. Sonra "kendisi" belki sesini çıkarabilir, sesini kendi kendine duyurabilir. Ama belki de herşey için çok geçtir.

    YanıtlaSil
  2. bi de bu maskelerin takılma sebebi vardır herkeste farklıdır yaa...
    bendekilerin sebebi yanlız yaşıyor olmam belki tek başıma bişilerin mücadelesini veriyor olmam mı diye düşündüm bi an..

    mesela aslında daha güçsüzüm,daha korkağım,ama ben yapabilirim edasıyla takılan ve harap ve bitap düşmesine rağmen başaran bir maskem var...daha çok ağlarım ama daha mutlu görünen bir maskem de hep vardır..

    daha bencilim aslında göründüğümden daha yalancıyım ama daha ılımlı olmalı bunlar toplum içinde rahatsız olmamak ve etmemek için..maske lazım bunlara da ...

    sonracıma daha duygusal daha içli bir insanım ama hiç de sallamıyomuş görünen başka bir maskem var..bunu çok severim çünkü başka türlü yaşananları atlatamam...

    benim bakış açım biraz farklı oldu..ben seviyorum maskelerimi...çünkü insanları kandırmak için değil kendimi korumak için takıyorum...bazen abartıyorum taktığım maskeyi yanlızken bile çıkartmayı unutuyorum..kendime karşı bile takıyorum...gerçek duygumu halimi unutuyorum ama olsun..

    ne de insanın en büyük düşmanı kendisiymiş derler yaa..kendi kendime de lazım maske bazen..

    başka türlü ayakta kalamam ki tek başıma...


    çok sevdim bu konuyu...itiraf köşesi gibi olsun bak neler çıkıcak şimdi milletten vircül :)

    YanıtlaSil
  3. -malkovich .
    -malkovich malkovich?
    -malkovich !?* malkovich , malkovich,malkovich ..

    YanıtlaSil
  4. maske takmayanlar kötü diye tanımladığımız insanlardır ya da intihar edenler, o yüzden takın takıştırın

    YanıtlaSil
  5. Temiz doğduk ama pisletildik, pislettik. Lekeler çıkmadı. Saklamak, inkar etmek ya da olmadığı gibi görünmek hoş değil. Ama örtmek, gidermek iyidir. Maske var, maske var..

    Her nasıl insanoğlu ve kızı cıscıbıl dolaşamıyorsa (ademde bile bi incir yaprağı:) maskesiz de dolaşmıyor ve dolaşmamalı. Ama önemli bi tekrar; maske var, maske var..

    YanıtlaSil
  6. talisman,
    senin için the doors söylüyor, "you're lost, little girl"

    fish,
    senin için bir internet sitesi,
    www.itiraf.com

    ben,
    senin için züğürt Ağa'nın en matrak sahnelerinden biri:
    http://www.dailymotion.com/relevance/search/zugurt%2Baga/video/x4ujbo_zuurt-aa-domates-sahnesi_fun
    aynasilgisi,

    Jim Carrey de senin için teganni buyuruyor:
    http://www.dailymotion.com/relevance/search/jim%2Bcarrey%2Bmask/video/x4rnpr_the-mask-cuban-pete-jim-carrey_shortfilms

    bahtsız bedevi;
    Sana da Türkiye Victoria's Secret mümessilliği veriyorum.

    YanıtlaSil
  7. ve en korktuğum maske;
    hiç çıkaramadığım.

    YanıtlaSil
  8. Makas,
    Sana da Sad But True gelsin Metallica'dan...

    YanıtlaSil
  9. bu da "hani bana hani bana" demiş

    YanıtlaSil
  10. Gregor,
    sana Marco Jariç'i ve bir de beyzbol sopası veriyorum. (hepimiz için, ellerin dert görmesin.)

    YanıtlaSil
  11. en maskeliyken
    düştüğünü görmek
    en maskesiz zamanlardaki
    maskelerin...

    YanıtlaSil
  12. Maskelerin çokluğunun farkında olan ve bir süre sonra buna tahammül edemez hale gelen insanlar kaçıp gidiyorlar ıssız yaban yerlere bence. Gidip doğanın içinde tek başlarına yaşıyorlar. Maskeye gerek var mı orada? Kim için takacaksın ağaç için kuş için ya da gökyüzü için mi? Maskeler toplumun olmazsa olmazları, yoksa mayamızda yalan olduğundan değil (bilmem belki de vardır). Ve işin komik yanı birlikte yaşamımız ancak bu yalanlarla mümkün. Adı ise toplum kuralları...

    YanıtlaSil

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!