Ertesi gün özür dileyip bir de barışmak için hediye almış bana, şirin şirin gülümseyerek verdi bana kocaman bir poşet. (Sürekli kırdığı kalpler için özür dileyen biri olarak, benden özür dilenmesi pek hoşuma gitti ne yalan söyleyeyim, bir de poşet var, hediye, ay ay ay ne güzel...) Poşetin içinden çıkan koca kutuyu gördüğümde hızlanan kalbim "hö!" dedi, durdu, bir an nutkum tutuldu: Puzzle! Bir de ukala dümbeleği bir entellektüel müsveddesi olduğumdan, Bosch'un en sevdiğim tablosunun, "Garden of the Earthly Deligths'ın puzzle formunu almış bana... Doğal olarak kibarca gülümsedim, yüce anlayışımla kendisini bağışladığımı söyleyip teşekkürlerimi dile getirdim farklı ifadelerle, (zaten ben de aşırı tepki göstermiştim, özür dilemesi gereken aslında bendim ya neyse) ayrıca Bosch'un tablosunu kutu üzerindeki resminden O'na anlatmaya, açıklamaya başladım. (Duramam, ukalayım.) Fakat bir yandan da, "ulan başıma iş aldım, bu ne yaa" diye ürpertili düşünceler de kafamın içinde dolanmaya başladı o an. Tablo zaten maşallahlık, adam beş yüz sene evvel sanki puzzle olarak yapılsın diye tasarlamış kompozisyonu...
-Ya bu çok zordur ama...
- Hayır, aksine, sana kolayını aldım... Sadece 1500 parça.
- İyi de, çok vaktimi almaz mı, ne kitap okuyabilirim, ne de porno izleyebilirim buna bulaşırsam...
- Yeni bir şeyler yapmak iyidir. Pornoyu azaltırsın hem böylece. Resmi sevdin değil mi?
- Ya resim çok güzel ama...
"Hayatım boyunca puzzle yapanlara ruh hastası ve sabır tanrısı gözüyle bakan biri olarak, benim gibi bir psikopatın ne işi olur 1500 parçayla" diyemedim tabi. O an için iyi niyetli bir hediye gibi gelmişti bana. İpucu almaya çalıştım:
- Nereden başlayacağım? Bunun raconu nedir?
- Önce köşeleri, kenarları bulacaksın. Sonra da renkleri ayırırsın. Yavaş yavaş tamamlarsın sonra da diğer parçaları.
- Ya bu resim çok zor sanki...
- Değil ya. Beğenmedin mi yoksaaa?
- Yok yok, beğendim... Çok teşekkür ederim...

Bu akşam masaya döktüm kutuyu ve işte o zaman anladım nasıl bir bela ile karşı karşıya olduğumu... Minicik minicik, yüzlerce parçacık... Nasıl talihsiz bir adamsam, bütün parçalar da ters yüz halde [yani resim yüzü altta] dökülebildi, bunun olasılık hesabını yapsam zaten matematikçi olurdum...
Önce köşeleri, kenarları ayıracağım... Sonra renklerine göre gruplayacağım... allah kolaylık versin...
Saate baktım, 19,45. Başladım ters dökülmüş parçalarını çevirmeye, renklerine göre ayırıyorum, bir yanda da elime gelen bir tarafı düz kenarlı olanları da başka bir yere koyuyorum... Sigara... Saate baktım gene, 20.30 olmuş. Küllüğe baktım, dört izmarit birikmiş... Masaya gruplandığı iddia edilen bir miktar parça var, bu arada ezici çoğunluk hala ters halde somurtup bir insan elinin onlara dokunmasını bekliyor... İçimden " allahım, neden ben?" diyorum...
Kalkıp bir bademli magnum aldım dolaptan, Slayer'i kapatıp Korsakov'un Spanish Capricchio'sunu açtım, kendimi mutlu ediyorum, ara verdim, sakinleşeceğim güya... Magnum bitti, Korsakov çalıyor hala... Masaya oturdum tekrar.
O bordo, aşağıya... Açık renkler sol tarafa... koyular cehennem bölümü, onlar sağ tarafa... Sigara... Korsakov'u filan duymuyorum artık...
"Pornoyu da azaltırsın böylece"
Bir baktım, ne zamandır titremeyen sağ elim gene parkinson-vari bir zangırdama nöbetine kaptırdı kendini... Saate kaydı gözlerim, 21,55. Kül tablası dolu... Kutuya ilişti gözüm, www.puzzlepassion.com adresi yazılı köşesinde. Bunu yapmak için passion değil, düpedüz bir kişilik bozukluğu olması lazım insanın!
"Önce köşeleri, kenarları bulacaksın"
1500 taneyi çeviremedim bile, ne köşesi lan! Bir de bunları eşleştirmek var sonra!
Kalktım sandalyeden, kafamı dağıtmak ve sakinleşmek için daha evvel denemediğim bir yöntemi, bekleyen bulaşıkları yıkamayı seçtim... Korsakov'u değiştirdim öncesinde, Black Sabbath çalsın.
Motivasyon: Herkes nasıl yapıyor Oğuz? Pia'nın üst katındaki Brueghel puzzle'ına her gittiğinde kıskanarak bakmıyor musun? Bunu evdeki duvarına -hole- asacaksın, "ben yaptım" diyeceksin, yalnız ve tek başına... Bulaşıklarını da sen yıkıyorsun, evin için bütün bunlar. Yaşadığın yeri güzelleştir, sana verilen bu keyifli hediyeyi duvarına asarak taçlandır.
22.25 Tekrar oturdum puzzle'ın başına... o açık yeşil sol tarafa, bu düz kenar sol üste, kahverengi olan sağa...
Yapacağım...
Yapabilirim...
A. Q.'un puzzle'ını ben yapamayacağım da kim yapacak be!
Sigara...
Ulan ne işim var benim burada güzelim pazar akşamımda....
Yapmalıyım...
Derken bir sms geldi o sırada: "Ne yapıyorsun?" İşte o an kendimi Hasbi Tembeler karikatürlerinde gördüğüm, önüne konulmuş bir çuval patatesi soyan asker gibi hissettim... Hadi patates yenir, puzzle ne boka yarar! Kaldı ki bu üç saatte bir çuval patatesi soyardım ben, bu şaaptığım parçaların 1/5ini daha gruplayamadım bile!
"Aksine, sana kolayını aldım. Sadece 1500 parça."
O an aklıma Beyaz Fil geldi... Bir Mark Twain hikayesi... Beyaz Fil, Güneydoğu Asya'da Racaların, hükümdarların vs. sevmedikleri, uyuz oldukları racalara verdikleri hediye. Şöyle ki, Beyaz Fil kutsaldır o bölgelerde, o nedenle bağlanamaz, tutulamaz, öldürülemez, hareketlerine engel olunamaz. diledikleri gibi hür, özgür olan beyaz fil de ister tarlaya girer ve ekinleri ezer, isterse evin ahırına tekme atar, insanları ezer, arabaları parçalar... Kimse "gık" diyemez, kutsaldır, zaten başka racanın hediyesidir. Yani kısacası bir başbelasıdır, atsan atamazsın, satsan satamazsın... Ağzını açıp beklersin, fil isterse mıçar, isterse işer. İki sene önce müdür, odasında olmasından bıktığı limon ağacını ( evet, ağaç) "bunu sana vereyim, odana yakışır" diye bana verirken de beyaz fil gelmişti aklıma... (hala büromda o ağaç.)
- Beğenmedin mi yoksaaa?
- Yok yok, beğendim... Çok teşekkür ederim...
Sms'e sadece "puzzle" diye cevap verdim... Ağız dolusu bir küfürle hemen uzaklaştım masadan... O parçaları kutuya geri koymak için bile yaklaşmak istemiyorum oraya.
Sevgili Burcu, sadece "özür diliyorum" desen de yeterdi be kadın! Kastın neydi bana!
Not: Resme tıkladığınız zaman açılan sayfada üstteki küçük resime clickleyin.
Bir delilik anıma gelip aldığım 1500 parçalık puzzle'ım dolabın üstüne dura dura kurtlanmış idi. Karton nasıl kurtlanır gerçekten bilemiyorum ama puzzle'ın akıllı adam işi olmadığını söyleyebilirim. Arkadaşın da fena bir hatunmuş, takdir ve tebrik ederim.
YanıtlaSilhahaha bir puzzle'dan ne malzeme çıkmış yazacak be :)
YanıtlaSilburcu olayı çözmüş tebrik ediyorum kendisini :)
düşündüm de belki de burcu bir önceki gün kendisine yaptığın latife için cezalandırmak istemiştir seni. sen de canım arkadaşım bana hediye almış diye sevindirik olup atlamışsın hemen.
YanıtlaSilafferim akıllı kadınmış =)
Burcu aslında melek gibi kızdır, istese de bu kötülüğü düşünmez, düşünse de yapmaz :) ama böyle de hediye olmaz ki ya :) Burada taammüd yok yani, taksir var :-)
YanıtlaSilbence de basit olanını almış. en azından her bir parçadan bir başka renk falan geçiyordur. bulabilirsin.
YanıtlaSilaynı renkten yüzlerce parçayı yerlerine yerleştirmek daha zor. tecrübeyle sabittir;)
tanıştırsana beni burcuylan!
YanıtlaSilçıkarmış klozetin acısını valla.
oh canıma değsin..he he.
dinsizin hakkından imansız gelirmiş.
bi de haketten az sayıda ve kolay resimli puzzle almış sana, renkler detaylar hemen eleverir kendini o resimde.
puzzle dediğin böle üç beş arkadaş oturcan masanın sehpanın etrafına, yanında biralar, çerezler, fonda müzik, muhabbette ede ede yapcan.
sonra duvarına asınca o anları, bizleri hatırlıcan.işin güzelliği orda.
tek başınayken üstelik beceriksizken bi daha yanına uğramak bile istemezsin böyle...:P
itinayla puzzle yaparım, matematikle uğraşırım, piskopatım.
Meşhur hadis vardır bilirsiniz belki, "Küfür tek millettir" diye, siz kadınlar da öyle, tek milletsiniz işte! Ulan kimse bana acımayacak mı, hepiniz Burcu'yu takdir etmekle meşgulsünüz! Ben bu postu bana merhamet edilsin diye yazdım!
YanıtlaSilNautilus, resmi görüyorsun işte, kolaya benziyor mu sence? [aynı renkten yüzlerce parçayı birleştirmekten bahsediyorsun da, o zaman ortada bir resim olmaz, düz renkte boyanmış bir garabet olur.]
Mathy, yarın annem gelecek, [hayır ütü yapmaya değil] ona teklif edeceğim bir elliliğe yapar mı bu puzzle'ı diye. Yan çizerse sana ısmarlamayı teklif ettiğim biranın yanında yemek de olur masada, böylece kandırabilir miyim seni? Pek gönüllü gördüm de seni puzzel yapma konusunda :P
parada vercen mi üstüne? bira artı yemek artı para.bi de gregor samsayı isterim, adam güzel yemekten anlıyo, seni de seviyor, yoksa yanlış mı biliyorum.
YanıtlaSilson zamanlarda acayip piskopatım, uykusuzluktan ötürü, çok pis puzzle yaparım ayrı.
burcuyu da isterim, yersen! he he...
tabloyu gorunce bıle afakanlar bastı bana :) normal ınsanı bıle psıkopat yapar bu puzzle..
YanıtlaSilanlatım tarzın cok hoştu, güldürdün bu saatte :))
Mathy, gazetelerin spor sayfalarına göre geçtiğimiz günlerde Christiano Ronaldo'yu transfer etmek isteyen Real Madrid, adamın mukavelesi olduğu Manchester United'tan şu yanıtı aldı: "Robinho, Sergio Ramos ve Diarra'yı, ayrıca 50 milyon euro'yu verirseniz Ronaldo'yu alırsınız." (Üç oyuncunun maliyeti 90-100 milyon euro kadar, yani C.R. 150 milyon euro ediyor.) Sen de Bira istiyorsun, yemek istiyorsun, üste para istiyorsun, Gregor Samsa'yı istiyorsun, bir de Burcu'yu istiyorsun.
YanıtlaSilBen seni Real Madrid'e havale ediyorum mathy...
Berrin, bloguma hoşgeldin benim merhametli işbirlikçim:-))) Zor bir puzzle di mi? Söyle, bir daha söyle :-)
ben futbol oynamam, puzzle yaparım.
YanıtlaSilisteyenin bir yüzü kara vermeyenin iki yüzü.
gücünün sınırlarını bilmek gerek.
:)=
Sınırsız güç güç değildirr.. In ın ın ınnn.. Mathy e katılıyorum, ikimiz bir milletiz.. Hehe..
YanıtlaSilYa bu genellemeler beni hasta ediyor kadın milleti filan ama ben de yapıyorum daha bu sabah kahvaltıda bir erkek arkadaşımı gösterip "erkek işte en iyisi böyle" dedim, küçümser bir edayla.. Çocuğun suçu da yeni bebeği olmuşken Dexter seyretmeyi istemek, Dexter seyretme yerine gaz çıkartmalısın temalı cadı konuşmaları yaptık çocuğu canından bezdirdik. Ciddi değildik tabii. Neyse..
Puzzle a gelince bence kabus gibi bişey. Ben yapmam, yapana şaşarım.
Puzzle biterse adı "Burcu' nun intikamı " olsun. Hehehe
I love you Burcuuuu, I love you Burcuuu..
Ali Sami Yen satdından Talisman..
tuvalet eğitimi diye buna denir :)
YanıtlaSilTalisman, Mathy'ye yazdığım gibi bugün annem geldi, masanın üzerinde duran (ve bu postu yazmadan evvel başından kalkıp, üç gündür parmağımı bile değdirmediğim) puzzle parçalarını görüp sordu:
YanıtlaSil- Bu ne? Nereden geldi?
- puzzle anne. Bir arkadaş hediye etti.
- Ne yaptın çocuğa da sana kötülük için bunu hediye etmiş?
- Anne, suç ve ceza işte, karıştırma fazla. Sen yapar mısın bunu, bir ellilik veririm iş tesliminde.
- Deli mi olmuşum, otur yap işte.
- Ben deli miyim peki?
- Evet, ayrıca ziyan etme bunu, dünyanın parası.
- Sana satayım ikinci el olarak? Yıpranmamış, üç günlük henüz, ne dersin? Resim de çok güzel bak.
- Gözüm görmez benim, hem sana hediye edilmiş, yapmamazlık etme. Bir dahaki gelişimde duvarında asılı göreyim. Heh heh he...
azot narkozu, kediyi kaçırdın evden de ağıt yakmaya devam ediyorsun anlaşılan... Hatundaki şuuraltına bak, "Tuvalet terbiyesi"ymiş :)
:))) bak teklifim hala geçerli, kendini aşabilirsen, ara beni.
YanıtlaSilMathy, yemek ve bira dışında bir şey sunamaz bu puzzle mağduru sana, Gregor Samsa bana cüzzamlı adam muamelesini reva görüp uzak duruyor benden, onu çağıramam. Burcu zaten bu blogu ve hakkında çıkan yorumları bilse, deliye döner, 1500 parçayı vücudumun uygun bir yerine sokardı sanırım, onu da karıştıramam bu işe. {annem puzzle'ı duvara görmek istiyormuş, üzmeyeyim kadını.) Para konusuna gelince, anneme teklif ettiğim ellilik artı masraflar nasıl? Devlet memuruyum, ay ortası geldi, olsa dükkan senin :P
YanıtlaSil[not: Casita'ya her akşam giden biri sanma beni]
1500 parçalık puzzle'dan daha karışık olan benle ne yapmayı düşünüyorsun mathy.
YanıtlaSilnot: kuru fasulyeci bira satmıyor.
not2: virgilius banyodan çıkan kırık taş, lavabo, seramik gibi şeyleri usta çuvallara doldurdu. kapıcıya (ki kendisini işten atmama bir kaç yıl önce apartman halkı ve babam engel olmuştu) 50 YTL karşılığında çuvalları 30 metre ötedeki çöp alanına götürmesi teklif edildi.
ve kapıcı 50 ytl nin bu iş için az olduğunu söyleyip kabul etmedi. 50 YTL ye üç beş çuval taşınamıyorsa
entellektüel bir birikim gerektiren puzzle daha fazlasını hakketmeli. (yok mu arttıran)
sevgili no more virgilius; hımmm...
YanıtlaSilo zaman 100milyona olar bu iş, ben aybaşınıda beklerim, sen hiç merak etme.
madem burcu ve gregor samsa gelmiyor bende gelmem ammmaaaaaa;
100 milyon artı yemek artı bira, puzzle poşetini alır, bir hafta sonra yapılmış, tutkallanmış(puzzle tutkalım var benim artık) puzzle'ı teslim eder, bi bira ısmarlarım.
ısmarladığım birayıda aldığım 100milyondan düşerim.
p.s: casita nasıl bi yer hiç bilmiyorum.
p.s2; yapılmış puzzle'ı babalar gününde babana hediye eder, böylelikle hem hediye parasından kurtulur hemde çok sevgili anneciğini duvara asılmaya hazır yapbozla mutlu edersin..nasıl fikir ama?bi düşün derim ben.
sevgili gregor samsa; eğer sende olsaydın masa başında no more virgilius ile olan o güzel dialoğunuzu izleyecek hatta karşınızda çekirdek çitleyecektim.:)
p.s: notun üzerine fiyatı arttırdım, iyi mi?birde sizin o kapıcıyı bir an önce kovmanız lazım.demedi deme. dedim.:P
aynı puzzle başka bir bakış açısından:
YanıtlaSilonu geçen hafta D&Rda görüp, üstüne atladım.. hayır, öldürmek için değil.. kimse kapmasın diye.. eve gelene kadar evirip çevirdim; kutunun üstündeki resim küçük, ben de kenarlarındaki daha büyük resimlere baktım doya doya.. o baykuş acaba nasıl bir parçada karşıma çıkacak, puzzle bittiğinde bu minicik figürler yeterince büyük olacak mı diye düşündüm biraz da.. hepsini bitirmemek için zorla tekrar torbaya koydum...
biraz önce de çerçevesini tamamladım :) büyük mutluluk.. artık eğlenceli kısımlara başlayabilirim :)) heyecandan puzzle yemeyi seven kedimi de onunla aynı odada bırakıp çıkmışım... neyse ki döndüğümde ikisi de sağlamdı..
ne acaip yaww!! birimize terapi gibi gelen puzzle, diğerimizin terapi görme ihtiyacını artırıyor!
p.s. yıllar önce ben de bir puzzle hediye etmiştim.. ondan mı arkadaşlığımız bitti acep ??
o değil bir bir görsel vardı ancak hatırlıyorum,jünyor larustaydı galiba dünyanın oluşumu ile alakalı ciltte dinlerin anlatıldığı kısımda.
YanıtlaSilcehennem tasviri
böyle kocaman eğik bir düzlem bildiğin ızgara ve üstünde çıplak insanlar.gökten yüzlercesi dökülüyor.ve şeytanlar var tabi etrafta debelenen insanları ellerine almışlar ızgaranın üstüne atıyorlar.
bilen varsa mutlu olurum
jünyor yalnız ahaha
YanıtlaSilya bu biloggır insanlar yorum edit hakkı versin.
YanıtlaSilşimdi aklıma geldi
bana da bir arkadaşım allahın belası olarak 3000 parçalık guernica yolladı.
onu bitirdiğimde cennette şahsıma 5 dönümlük arsa ayırılmış olacaktır olmadıe vliya sabrının ankara şubesi olurum.
kolay gelsin.
demo, sana kocaman bir alkış mı yollasam, mathy'nin pahalı teklifinden ürküp sana yılışıkça "kendi aldığın puzzle'ı yapma! benimkini yap! sen puzzle yapma, ben puzzle yaptırma derdindeyim, çok iyi arkadaş olabiliriz seninle" mi desem, yoksa kedinin puzlle parçalarına duydugu iştah senin merakından mı ileri geliyor, yoksa o mu seni terbiye etti puzzle konusunda diye mi sorsam...
YanıtlaSilpudra, jünyır larus'taki o resmi bir an evvel bulman gerektiğin konusunda katılıyorum sana, yoksa belli ki sana rahat yüzü yok uykularında... O ne güzel bir cehennem tasviri öyle:) Izgara insan, yanında domates ve biber...
hemi alkış hemi de aslında üstüne uçulası teklif gayet mantıklı geliyor aslında :))
YanıtlaSilbu arada ben ciddi ciddi arkadaşlarıma çok teklif etmişimdir "puzzle beğenin, alın, ben yaparım.." diye.. ama değerim bilinmedi işte..
efenim kedi-'sahip' konusu çoook uzun.. biz 'sahip'ler kim oluyoruz da kedilerin hayatını etkiliyoruz.. yerimizi bilir, kusursuzca hizmetimiz ettiğimiz sürece mutlu oluruz..
1999 parça çıktı benimki yahu... madem sen sevmedin bu puzzle'ı, o parçayı tarif etsem bana kargoyla yollar mısın?
YanıtlaSil:)
Evet demo, sayende bir puzzle tutkununun 1500 parçalık bir puzzle'ı 12 günde bitirebildiğini de gözlemlemiş olduk. (Bitti sayılmaz ama, bir parça eksikmiş heh he)
YanıtlaSilTuhaf bir rastlantı olarak dün Burcu aradı ve puzzle'ı ne yaptığımı sordu. aldığı cevaptan sonra da bir saat mızıldadı telefonda.
p.s. seninkinde kayıp olan parçadan bende iki tane varsa söz, kargoyla gönderirim.)
p.s.2 önceki p.s.'in gerçekleşmesi teorik olarak mümkün... ama bunun tespiti imkan dahilinde değil. Ne probable, ne de possible.
#1: matematikle aram sandığımdan da kötüymüş... onca zamandır 2000 sanıp durmuşum 1500ü..
YanıtlaSil#2: yaz geldi, ekşınlar sezonu canım antalya'mda.. yoksa 12 gün çooook fazla 1500 parça için.. hakaret kabul ederim..
#3: p.s.2den anladığım kadarıyla sen bu puzzle'ı heder etmeye kararlısın.. o 1500 parçalık kutudan istediğim malum parçayı en fazla bikaç dakikada bulacağıma öyle eminim ki.. bunu bir çeşit puzzle komplosuna dönüştürmek için hemen bir plan geliverdi aklıma.. sen emaneti bana yolluyorsun, ben içinden gerekeni alıp sana geri yolluyorum, sonra burcu'ya "akşam uyku tutmadı, koyunlar çok yünlü geldi bu yaz sıcağında, ben de puzzle parçalarını saydım.. 1 eksik çıktı.. artık bu puzzle'ı yapamam, gönlüm geçti" diyorsun.. üçümüz de mutlu oluyoruz
:)))
1* Mathy'nin matematiği iyiydi bu yazının yorumlarında yazdığına göre, ama o çok pahalı... Ben sende karar kıldım gene.
YanıtlaSil2* İzafiyet teorisine mi atıfta bulundun antalya'dan bahsederken? Orada gün 24 saat, saat 60 dakika değil mi? 12 gün! Rezil kepaze seni gidi!
3* Burcu canıma okur, "kaybettin di mi salak, zaten gönlün yoktu yapmaya" der, biliyorum... Korkuyorum.
Galiba bazanın altında, zamanın taaa en kör zamanında gömdüğüm, çokkkk kazık bir portrenin olduğu, malesef senin ki gibi 1500 parçadan oluşan (kendi kendime hediye olarak bu puzzle almak gibi bir hödüklük etmiştim ! amma salakmışım millet tek taş alır ben puzzle!!! )
YanıtlaSilOff offf hala baza latında kalsa iyi olacak galiba :( Walla korktum ben bu işten :D
ApHeXGirl,
YanıtlaSilAç, uykusunu alamamış ve üşüyen bir adamcağız olabilirim ama yorumunda ne demek istediğini iki porsiyon bonfile çökertme yiyip 16 saat uykudan sonra sıcak bir evde okusam gene anlayacağımı sanmıyorum.
puzzle'ı hatırlamak bile bu kadar korkuyyuysa seni, bence de evet, bazanın altında kalsın :)