24 Mayıs 2008 Cumartesi

Kloset Kapağı Üzerine...

Kadın: Alloo! Naber?

Adam: İyi günler. Nasılsınız?

Kadın: İyiyim.

Adam:…

Kadın: Orada mısın?

Adam: Evet, siz nasılsınız diye sormanı bekliyorum.

Kadın: Iyyy… off yaa... Siz nasılsınız efendim?

Adam: İyiyiz.

Kadın: Akşam napıyoruz?

Adam: Akşam mı? Ben arkadaşımla buluşup babası rahatsız olan bir başka arkadaşımın yanına gideceğim hastaneye ziyaret amaçlı. Ne zaman bilmiyorum, kendisiyle buluşacağım arkadaş da şu an şehir dışında, belirsiz. Ayrıca evde işlerim var, kloset kapağı takmam lazım tuvalete.

Kadın: Ne diyosun sen ya, biz bu akşam için buluşacağız, sinemaya gideceğiz diye konuşmadık mı? Ne kloset kapağından bahsediyorsun sen?

Adam: Geçen günkü görüşmemizde bu akşam yemek, sinema lafı geçmişti ama kesin ve net şey demedik… Daha doğrusu sen söyledin de, ben bakarız, konuşuruz gibi bir şey demiştim sanırım. Öyle hatırlıyorum yani.

Kadın: Ben de senin peki dediğini hatırlıyorum. Hatta o filmin konusunu anlattım sana uzun uzun.

Adam: Olabilir, ama işte, hastanedeki ziyaret için arkadaşımla buluşacağım dediğim gibi, ne zaman gideceğim, döneceğim belirsiz üstelik, sonra da evde işlerim var.

Kadın: Ya var ya…. İnanamıyorum şu dediğine yaa…

Adam: Ne oldu allahaşkına? Sabah öğrendim durumunun kötülüğünü. Hem hastalık bu, arkadaşımın yanında olmak, bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sormak, hatta bir işe yaramak isterim elimden ne gelirse.

Kadın: Onu demiyorum ya. Aslında ona ayrıca kızgınım, akşam için benimle sözleşmiş de olsan elbette hastaneye gideceksin ama haber vermek için aklına bile gelmiyorum.

Adam: Biz sözleşmiş miydik cidden? Ayrıca sen böyle biri değildin Burcu, Hastalıktan bahsediyorum, ziyarete gidiyorum, ne için trip attığının farkında mısın sen?

Kadın: Manyak mısın sen ya, benim dediğim o değil zaten!

Adam: Ben senin böyle biri olduğunu bilmiyordum… Şaşırttın beni.

Kadın: Beni delirtme yaaa! Sen bu konuşmanın arasına kloset kapağını nasıl soktun onu aklım almıyor! Kızdığım o!

Adam: O da önemli bir iş. Geçen gün kırıldı, hiç rahat etmiyorum.

Kadın: (Çığlık çığlığa) Ya hala devam ediyorsun, o kloset kapağı götüne girsin de götün kloset şeklini alsın, rahat rahat sıçarsın o zaman!

Adam: Lütfen ağzını bozma.

Kadın: Delirtme o zaman beni! Ne dediğinin farkında mısın sen! On dakikalık kloset kapağı takma işi yüzünden bana “evde işlerim var, görüşemeyiz” diyorsun! Ne kadar anal bir adamsın! Derin anal komplekslerin var senin!

Adam: Sakin ol. Hayatımda hiç kloset kapağı takmadım ben. Nasıl bir şeyle karşılaşacağımı, ne yapacağımı da bilmiyorum. Lütfen anlayış göster.

Kadın: Ya yeter ama! Ayakta işiyorsun zaten! Günde kaç defa kullanıyorsun allahaşkına o kloseti sen? Bu kadar mı acil ya? Kaç defa sıçıyorsun günde?! En fazla iki defa.

Adam: Sen ne sorduğunun farkında mısın? Konuşmayı bu hale nasıl getirdin, inanamıyorum. Sana ne kaç defa sıçtığımdan?

Kadın: Delirttin ya beni! Benimle görüşmek istemediğini söyle, olsun bitsin işte!

Adam: Sanırım şu an iletişimiz koptu. Seninle konuşulamıyor.

Kadın: Bu akşam o kloset kapağı takılmayacak! Hastaneden sonra beni arayacaksın ve buluşacağız, yemek yiyeceğiz!

Adam: Farkındaysan konuşmayı “ya ben, ya kloset kapağı” şeklinde sürdürüyorsun. Benim için önemlisin ama kendini bir kloset kapağı ile rekabet eder halde görmeni de istemem… Zaten bu rekabetten kimin galip çıkacağı belli.

Kadın: Şu an seni nasıl ayaklarımın altına almak istiyorum bilsen!

Adam: Neden kızıyorsun? Sen bugün varsın, yarın yoksun. Ama kloset kapağı hayat boyu benimle birlikte olacak.

Kadın: Yeter ya! A valla yeter! Oğuz yeter ama!

Adam: Akşam hastaneden çıkınca ev gidip kloset kapağını taksam, sonra seni arasam? Sakıncası var mı seni aramamın?

Kadın: O kloset kapağı bu akşam takılmayacak! Pazar takılacak! Hastaneden çıkınca hemen beni arayacaksın! O kadar!

Adam: Sakin olur musun lütfen. Sürekli bağırıyorsun.

Kadın: Oğuz ya… lütfen… bak rica ediyorum… uzatma hadi… Sıkıldım.

Adam: …

Kadın: Dalga geçiyorsun değil mi böyle konuşup?

Adam: Hangi konuda?

Kadın: Şu konuşma boyunca. Sesin ne kadar ciddi ve sakin... Geyik yaptığını söyle yoksa seni boğarım!

Adam: …

Kadın: Bir şey söyle…

Adam: …

Kadın: Orada mısın?

Adam: HAHAHAHAHHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAA!!!!!

Kadın: Öküz! Öküzsün sen ya! Sana öküz demek bile az!

Adam: HAHAHAHAHHAAHAHAA!!!!

Kadın: Gülme ya! Akşam o kollarını mosmor etmezsem!

Adam: Kloset kapağı olsun mosmor etmeyen, HHAHAHAAAHAHAAHAH!

Kadın: Sus ya gülme! Akşam bekliyorum aramanı! İşte o kadar!

Adam: Hastaneden HAHAHAHHAAHA çıkıp eve geçerim, AHAHAHAAH kısa bir işim AHAHAHAHAHA var, ararım seni.. AHAHAHAHAAHAH

Kadın: Hele bir eve git!

Adam: Ay çok eğlendim! Harikayım ya!

Kadın: Öküzsün sen!

Adam: Sen de eğlendin, itiraf et, HAHAHAHAHAA, neyse, akşam ararım seni, işlerim bitince.

Kadın: Sadece hastane işin var!

Adam:HAHAHAHAHAHHAAAHAHAHAHAHAHAHA! [Dıııııııt.]



p.s. Bu konuşma bugün öğleden sonra gerçekleşti, sonrasında çalakalem yazdım ama eve yeni geldiğim için şu anda bloga koyabildim. Yoksa Gosalynmallard'ın magazin ihtiyacını karşılamak gibi bir niyetim yok:) [Kadrolu Son Ütücü duruyor elbette. Burada geçen "kanka"]

12 yorum:

  1. ellerinize sağlık sayın virgülyüs =) bu da tam olarak bir ipek ile burak öyküsü olmuş walla.

    bir de madem arkadaşınla işin çıktı niye arayıp haber vermiyosun hakaten kıza? o kısmını iyi kaynatmışsın, işte bu da ayrı bi erkek marifeti =)

    YanıtlaSil
  2. Manyak olduğun şurdan belli, birisi ile telefon görüşmesi yapıp geçen konuşmayı kelime kelime hatırlayabiliyorsun. Bu nasıl bir beceridir allah aşkına?
    Bu arada bilumum hatun kısmından vakit ayırıp bir akşam da beraber yemek yesek fena olmayacak ya da ben seni fena yapacağım.
    öptüm canikom.

    YanıtlaSil
  3. Gosalynmallard, İpek-Burak kim bilmiyorum, onlar da Oğuz-Burcu'yu tanımaz sanırım:) Bu arada, ben cidden hatırlamıyordum cuma akşamı onunla buluşacağımızı,yoksa o kadarcık insan evladıyım yani, haber veririm :)

    Polente, bu konuşmadan hemen ardından oturup word dosyasında yazıya geçirdim, hatta o sırada hala gülüyordum. Pazartesi akşam bir arkadaşıma bira ısmarlama taahhüdüm, salı bir başkasına yemek sözüm var. Perşembe de olmaz. Çarşamba? [Anekdot: Bir Red Kit macerasında Red Kit ve Badinin toruncuğu mahkemede yargılanmaktadır. Soru-cevaplar sonunda juri kararı kısa bir fikir alışverişinden sonra açıklar. Tek bir kelimeden ibarettir karar: "Çarşamba" Yargıç sorar, "ne demek çarşamba?" Juri sözcüsü izah eder: "Pazartesi ekinleri kaldıracağız, salı kasaba pazarı kuruluyor, perşembe George'un kızı evlenecek, cuma çocukların karne günü. Mahkumları çarşamba asalım"
    Kelime kelim hatırlamak budur canikom.

    p.s. klozet kapağı bu sabah alındı, marifetli ellerimle kullanıma açıldı. Gurur duydum kendimle.

    YanıtlaSil
  4. ipek-burak bir karikatür çifti.. niyeyse son zamanlarda blogunuzu mizah dergileriyle özdeşleştirmeye başladım =)

    hazır müsait zamanınızı yakalamışken çarşamba ben de gelim bari, yeni klozet kapağınızı yeni klozet örtüsü ile şereflendirelim. hani yeni ev hediyesi gibi bişi olsun =)

    YanıtlaSil
  5. Gosalynmallard, bu blogu mizah dergileriyle özdeşleştirmeye başladığına göre ya ben aştım demektir, ya da sen alıştın artık, hiç bir şeye şaşırmıyorsun :)

    Aslında gönül isterdi ki çarşamba günü polente ve kibar eşi, ayrıca sen ve romantik centilmen bey hep birlikte gelin bana, misafirim olun, kurdeleyi 19'luk bir moldovyalının güleryüzle tuttuğu kırmızı bir yastığın üzerinden alacağımız beş makasla aynı anda keselim, sonra gületyüzle sizi yolcu edeyim, arkanızdan kapıyı kilitleyeyim, klozet kapağının test sürüşünü yapayım ve başarının getirmiş olduğu coşkunlukla bunu sevgili moldovyalıyla kutlayayım... heyhat, kısmet değilmiş:)

    YanıtlaSil
  6. romantik ve centilmen diyince birden çıkartamadım. lütfen bir hikayeden genelleme yapmayalım. o çok istisnai bir durumdu. burcu hanımın göğüsleri ya da ütü konusundaki üstün meziyetleri gibi daimi bir şey değil =)

    YanıtlaSil
  7. Çok güzel ve pek hoş bir isrisnai durumdu o zaman, keyifle, gülümseyerek okumuştum:)
    Burcu müstear isimli kişi "kanka", son ütücü değil. İri göğüsler de son ütücünün, "kanka" olan Burcu'nun değil! Hepsini birbirine karıştırdın :-)
    Kanka kadrosu için tanım gereği iri göğüs şartı aranmıyor Gosalynmallard; onlar sabırlı olsunlar, dinlesinler, güven telkin etsinler, samimi ve dürüst olsunlar, riyakarlık yapmasınlar, bir de beni olduğum gibi kabul etsinler:) O zaman zorunlu hizmetleri sonrası emekli maaşı bile bağlarım onlara:)

    YanıtlaSil
  8. sen de bu açıklamayla gerçekten çok güzel aydınlatmış oldun beni.. allah razı olsun =)

    güzel şeyler istiosun tabii ki de yine de bu kadınların da eninde sonunda birer insan olduklarını hatırlatmak isterim ben. sabır, güven, samimiyet, dürüstlük hele ki birini olduğu gibi kabul etmek bunların hepsini bir arada bulundurabilen bir insan izine hiçbir arkeolojik kazıda rastlanamamıştır =)

    YanıtlaSil
  9. Gosalynmallard;
    Kadın dememiş ki kanka demiş. Kadınlara zaten iğrenç davranıyor, kankalara da davranmaya başlarsa tamamen yalnız ya da erkeklere kalacak.
    Hangisi daha kötü, kendi karar verir.

    YanıtlaSil
  10. Ya kloset ne closet gibi. Klozet değil midir o?

    YanıtlaSil
  11. "(Çığlık çığlığa) Ya hala devam ediyorsun, o kloset kapağı götüne girsin de götün kloset şeklini alsın, rahat rahat sıçarsın o zaman!"

    diyecek kadar sıyırmak istiyorum.:)

    YanıtlaSil
  12. Esrik Öfke,
    Cins-i latif "o derece" sıyırmaya pek müsait, ama bir fail lazım :-)

    YanıtlaSil

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!