3 Kasım 2006 Cuma

A Fool's Paradise Is A Wise Man's Hell (Thomas Fuller)

Sormuştu bir arkadaşım: Cennete girecek olsan, her arzunun gerçek olacağını da biliyorsun by definition, ne isterdin?

Üç Dilek masalı gibi bir durum bu, sıkıntı verici bir çatışma hali, çünkü tutkuları bir sıraya koyup dile getirmek de aslında bir tür sınırlamaktır, bu noktada birinden evvel ötekini söylemek zorunda insan ama aslında diğerini de en az onun kadar arzuluyor. Üstelik adı üstünde, cennet burası, dile benden ne dilersen versiyonu hayatın. Bütün leziz çikolatalara, taze kestane şekerlerine ve elmalı kurabiyelere sulanıp bir de karnı ağrımasın ister insan, tüm kızıl, sarışın, kumral ve esmer hatunları yatağa atıp arada bir de çekik göz fantezim olsun ama hiç "yeter" demeyeyim der, en zarif dekorlu villalar ve en güzel manzaralı ferah köşkler bekler, havanın suyun ve tüm doğal yaşamın el değmemiş ilahi güzelliklerini umar... Kısaca bütün bunlar Yunus Emre'nin "cennet cennet dedikleri/ Üç beş köşkle üç beş huri" mısraına hapsedilebilecek "genel" cennet hayalleri... Özelleştirilebiliriz de, adamın biri çıkıp da "Ben La Sagrada Familia'yı Yazlık Saray olarak kullanmak istiyorum, sarayım da bir lagoon ortasından yükselsin, aşçım Zeki Müren olsun ve yemek yaparken bolca teganni buyursun, bahçıvan olarak Goya'yı seçtim, istediğim zaman beni sırtına alıp oradan oraya uçuracak Pegasus'umun seyisliğine de Homeros'u getirdim. Pazartesileri Slayer, perşembeleri Black Sabbath bahçemde bana özel konserler versin, pazar sabahları Herbert von Karajan yönetiminde Berlin Flarmoni Orkestrası misafir olsun bana... Her gün öğlen yemeğinden sonra bir Vivid kızı ile satranç oynayayım, geceleri de denizim sakince dalgalansın ben kitap yazarken. Gelelim Kışlık Sarayıma..." şeklinde uzun ve sıkıcı bir istekler listesi haline dönüştürebilir dileklerini.

Arkadaşıma "herşeyi bilmek isterdim" demiştim... Bilmediğim bir şey kalmaması, yazılan tüm satırları okumak, çıkarılan tüm sesleri duymak, hissedilen tüm duyguları içimde yaşamak, tadılan tüm hazları denemek, bilinen ve bilinmeyen tüm kokuları tanımak, duyu eşiklerimin ortadan kalkması, hafıza ve muhakeme problemleri yaşamadan ne var ne yok bilmek ve muhafaza etmek... İnsan, tanrı, sanat, doğa, bilim ve bilinmeyenler... hepsi, complete works...

Queen çalıyor fonda, "I want it All"

1 yorum:

  1. bilgi de değişken..
    dün bildiklerimiz bugün yeni bir buluşla.. değişiyor..

    peki o zaman bu dileğin mitolojik bi lanet gibi olmuyor mu..

    YanıtlaSil

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!