Bu akşamüstü arkadaşım beni arabasıyla evi bırakırken “son zamanlardaki en büyük keşfi”ni paylaştı benimle, Gözyaşı FM. 24 Saat Kuran meali okunan bir kanal. Arapçasını işitip anlamadığımız, onun bunun garip yorumlarını okuyup kafamızı karıştıran ayetlerin bire bir tercümesi, yumuşak sesli bir adamın dilinden Türkçe kuran.
Beş dakikalık yolda dinlediğimiz kanalda kulağıma erişen bir parça ise (gene ve yine ve tekrar, lütfen biri çağrışım düğmemi kapatsın da rahatlayayım!) hemen tuhaf bir başka metin ile çağrışım yarattı beynimde. Zaten bu blog benim ne dehşet verici bir adam olduğumu görünür kılmak için hayat sürüyor, yazacağım bana ne.
1 Aynı gün İsa evden çıktı, gidip gölün kıyısında oturdu.
2 Çevresinde öyle büyük bir kalabalık toplandı ki, kendisi bir kayığa binip oturdu. Bütün kalabalık kıyıda duruyordu.
3 İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. «Bakın» dedi, «ekincinin biri tohum ekmeye çıkmış.
4 Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düşmüş. Kuşlar gelip bunları yemiş.
5 Kimi, toprağı az olan kayalık yerlere düşmüş. Toprak derin olmadığından hemen filizlenmişler.
6 Ne var ki, güneş doğunca kavrulmuşlar, kök salamadıkları için kuruyup gitmişler.
7 Kimi, dikenler arasına düşmüş. Dikenler büyümüş, filizleri boğmuş.
8 Kimi ise iyi toprağa düşmüş. Bazısı yüz, bazısı altmış, bazısı da otuz kat ürün vermiş.
9 Kulağı olan işitsin!»
10 Öğrencileri gelip İsa'ya, «Halka neden benzetmelerle sesleniyorsun?» diye sordular.
11 İsa şu cevabı verdi: «Göklerin Egemenliğinin sırlarını anlama yeteneği size verildi, ama onlara verilmedi.
12 Kimde varsa, ona daha çok verilecek ve o bolluk içinde olacak. Ama kimde yoksa, kendisinde olan da elinden alınacak.
13 Onlara benzetmelerle seslenmemin nedeni budur. Çünkü,
`Gördükleri halde görmezler.Duydukları halde duymaz ve anlamazlar.'
14 «Yeşaya'nın şu peygamberlik sözü onların bu durumunda gerçekleşmiş oluyor:
`Duyacak duyacak, ama hiç anlamayacaksınız,bakacak bakacak, ama hiç görmeyeceksiniz!
15 Çünkü bu halkın yüreği duygusuzlaştı,kulakları ağır işitir oldu.Gözlerini de kapadılar.Öyle ki, gözleri görmesin,kulakları işitmesin, yürekleri anlamasın,ve bana dönmesinler.Dönselerdi, onları iyileştirirdim.'
16 «Ama ne mutlu size ki, gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor!
17 Size doğrusunu söyleyeyim, nice peygamberler, nice doğru kişiler sizin gördüklerinizi görmek istediler, ama göremediler. Sizin işittiklerinizi işitmek istediler, ama işitemediler.
18 «Şimdi ekinciyle ilgili benzetmeyi siz dinleyin.
19 Her kim Göksel Egemenlikle ilgili sözü işitir de anlamazsa, Şeytan gelir, onun yüreğine ekileni söker götürür. Yol kenarına ekilen tohum işte budur.
20-21 Kayalık yerlere ekilen ise işittiği sözü hemen sevinçle kabul eden, ama kök salamadığı için ancak bir süre dayanan kişidir. Böyle biri Tanrı sözünden ötürü sıkıntı ya da zulme uğrayınca hemen sendeleyip düşer.
22 Dikenler arasında ekilen de şudur: sözü işitir, ama dünyasal kaygılar ve zenginliğin aldatıcılığı sözü boğar ve ürün vermesini engeller.
23 İyi toprağa ekilen tohum ise, sözü işitip anlayan birine benzer. Böylesi elbette ürün verir, kimi yüz, kimi altmış, kimi de otuz kat.»
Matta İncili’nin 13. Bölümünden alıntıydı bu metin, kim bilir ne zaman okumuştum hatırlamıyorum. (Ama anlaşılan tamamını bu yakınlarda bir daha gözden geçirmeliyim.) Kuran meali okunan radyo kanalından işittiğim dikkat çekici ayet ise şu, Fetih suresinin 29. ayeti:
"Muhammed, Allah'ın Resülüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde halinde, Allah'tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat'ta ve İncil'de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah kendileri sebebiyle inkarcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükafat vaad etmiştir."
p.s. Annecim sıkça şöyle yakınır; ‘Sen neden normal biri olmadın ki!’
hımmm normallik bence göreceli bir kavramdır..yani bana göre kanımca mesela gayet normal bir insansın...gibi geldi...
YanıtlaSilya da ben de anormalim...
en kötüsü de ne biliyo musun...normal görünüp de anormal olmak :P
bu daha tehlikeli gibi sanki...
elbette göreceli, ancak, sen daha ne biliyorsun ki...
YanıtlaSilBu blog korkunçtur...
Yardım edeyim:
http://postmortemofvirgilius.blogspot.com/2007/09/kendimle-konumalar.html
okudum ben o bölümü...heryeri okudum...
YanıtlaSiltüm blogu..gözüm döndüüü...
bir şeye başlayınca suyunu çıkarma huyum vardır da :(((
evet korkunç...ama zevkli :PP
işi gücü bıraktım bugün..normale dönücem en kısa zamanda kısmetse....
hadi bakalım, normalleş, gün de btiyor zaten, yarın da cumartesi...
YanıtlaSilgözlerini dinlendir, okuduğun her şeyi de unut :)
okuduğum şeyler zihnimdekilere çok yakın...
YanıtlaSilyazdıklarını unutsam düşündüklerimi unutamam....:(((
ama yarn cumartesi evet bunu unutmuştum..:(
koca blog bitti gün bitmedi malesef..
bugün zaman geçmioo :((
sevgiler...
Blogu okuyup "zihnimdekilere çok yakın" diyorsan, sen de hafiften çatlaksın demektir.
YanıtlaSilNe diyeyim, allah ıslah etsin beni - ve madem sana yakın görüyorsun yazılanları, seni de :-)
belki genelleme yapmış olacağım ama blog yazıp da normal olan kimseyi görmedm ben :))
YanıtlaSilvar kii bizlerde bi yerlere sığdıramadığımız şeyler buraya döküyoruz işte zihnimizdekileri...
allah topluca blogcuları ıslah etsin diyelim bence :P