31 Mart 2024 Pazar

Münker-Nekir Sorunsalı Üzerine...

Zaman ne kadar hızlı akıyor. Şu yazıyı karalamamın üzerinden dört seneye yakın geçmiş. O tarihte, Lichess’te oynadığım sürenin 288 saate tekabül ettiğine değinmişim, bu da 4.8 gün demek. Diğer bir değişle, 2020 senesinin Kasım ayında, hayatımın beş gününe yakın bir bölümünü bullet (1+0) satranç oynayarak – heba veya ziyan, neyse artık harcamışım diyeyim. Geçen gün ise toplamda 50000. (elli bin yazıyor orada) oyunu geride bıraktım, sağolsun Lichess istatik bilgilerini sıkı tutuyor ve bu defa oyun oynayarak geçirdiğim süreyi güncellemiş; 50000 oyun için Lichess’te geçirdiğim zaman,


Sıkı durun,




Veya durmayın bana ne,




59 gün, 11 saat, 22 dakika.



Oha!







Vasat bir oyuncuyum. Bu kadar oyunda, seviyemi belirleyecek en muteber veri olarak algoritmanın karşıma çıkardığı rakiplerin rating ortalamasına bakılabilir, 1723,01 diyor bu konuda. Yani, 10 üzerinden 5,5- 6 gibi bir şey bu. Becerim, yetkinliğim o kadar. Gerçek hayatta bir başarım, ödülüm ya da o tür bir şey yok, ihraçtan önce mesleğimi icra ederken kurum içinde bir turnuvaya katılmıştım ve az sayıda yarışmacının arasında 3. olmuş, tenekeden bir madalya almıştım o kadar. Özetle, hayatını satranca vakfeden ama başarılarıyla bunu taçlandırmış kişilerden de değilim. Aksine, Havva korkutucu ve aşırı gergin olduğumu söylüyor oynadığım sırada, haklılık payı var. 


Millet iki ayda yeni bir lisanı üstünkörü konuşabilecek kadar öğreniyor. 


Ben balık tutmayı da bilmiyorum, roka ile dere otunu ayırt edemiyorum, zaten araba kullanamıyorum. 


Bu kadar işe yaramaz bir adama dönüşmüş olmak da çok acı lan.


50000 oyun!


29 Mart 2024 Cuma

Diz Kapağı Üzerine...

Ruhu şâd olsun, Kagney Linn Karter’ın ölüm haberine dair bir post yazıp da sonrasında bir ay boyunca bloga uğramayınca, sanki bu geçen bir ay zarfında KLK’ın ölümünden daha önemli ve kayda değer bir şey yaşamamışım gibi düşünebilirsiniz, (kimse düşünmedi) halbuki öyle değil: Annemin sağlık sorunlarıyla meşgulüz. O kadar çok derdi var ki… 11 Mart günü diz protezi ameliyatı oldu, 14’ünde taburcu edildi ve kendi evine değil, doğruca bize getirdik. Bir ay kadar bizde kalması öngörülüyor ama daha da uzun sürecek gibi; bu yaşa kadar kolundan kan aldırmak dışında bedenine müdahale yapılmadığından şimdilerde yaşadığı sıkıntı ona çok acayip, eşsiz, dehşetli geliyor. Aslında epeyce ilerleme kaydetti; walker yardımıyla inim inim inleyerek ancak birkaç adım yürüyebildiği günleri geride bıraktı, şimdilerde kanadyen (Canadian) diye isimlendirilmiş koldan destekli bir bastona geçti, hatta fizyoterapist eşliğinde desteksiz yürüme egzersizleri yapıyor. Gene de daha çok işi var. Biriktirdiği sağlık sorunlarını saymakla bitmez. Gerçekten. 





Bu 15. gün, Havva anneme bebek gibi bakıyor ve annem, çocukluğu dahil ilk defa birisinin kendisine ihtimam gösterdiğini tekrarlıyor sürekli.