Ruhu şâd olsun, Kagney Linn Karter’ın ölüm haberine dair bir post yazıp da sonrasında bir ay boyunca bloga uğramayınca, sanki bu geçen bir ay zarfında KLK’ın ölümünden daha önemli ve kayda değer bir şey yaşamamışım gibi düşünebilirsiniz, (kimse düşünmedi) halbuki öyle değil: Annemin sağlık sorunlarıyla meşgulüz. O kadar çok derdi var ki… 11 Mart günü diz protezi ameliyatı oldu, 14’ünde taburcu edildi ve kendi evine değil, doğruca bize getirdik. Bir ay kadar bizde kalması öngörülüyor ama daha da uzun sürecek gibi; bu yaşa kadar kolundan kan aldırmak dışında bedenine müdahale yapılmadığından şimdilerde yaşadığı sıkıntı ona çok acayip, eşsiz, dehşetli geliyor. Aslında epeyce ilerleme kaydetti; walker yardımıyla inim inim inleyerek ancak birkaç adım yürüyebildiği günleri geride bıraktı, şimdilerde kanadyen (Canadian) diye isimlendirilmiş koldan destekli bir bastona geçti, hatta fizyoterapist eşliğinde desteksiz yürüme egzersizleri yapıyor. Gene de daha çok işi var. Biriktirdiği sağlık sorunlarını saymakla bitmez. Gerçekten.
Bu 15. gün, Havva anneme bebek gibi bakıyor ve annem, çocukluğu dahil ilk defa birisinin kendisine ihtimam gösterdiğini tekrarlıyor sürekli.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!