Hastanedeki doktor tomografiye bakıp çelişkili şeyler söyledi: annemde bir sorun varmış, tüberküloz olduğunu düşünmüyormuş ama kimi zaman tüberküloz başka hastalıkları taklit edebilirmiş. Atipik bir tüberküloz da söz konusu olabilirmiş. Daha çok septik emboli ya da organize pnömoni akla daha yakın geliyormuş. Ne dediği belli olmayan doktor iki antibiyotik verdi, quantiferon testi yaptırmaya gönderdi, haftaya gelin, kontrol edelim dedi. Bugün de BVSD’ne gidip hastanedeki doktorun görüşlerini paylaştım, BSVD’deki doktor ‘tecrübemle konuşuyorum, annenizde tüberküloz olduğunda ısrarlıyım’ dedikten sonra hastanedeki doktorun uygulamasını ‘doğru yolda’ şeklinde yorumladı.
Bu berbat ay geride kalırken, tam 31 gün sonra bugün ilk defa elime bir kitap aldım, kafamı toplayıp on sayfa okudum. Bir kez daha anladım ki Carl Schmitt denilen adam 20.yy’ın Hobbes’u, hatta başka bir pencereden ifade edecek olursam sosyal bilimlerin Dr. Strangelove’ı. Bunları yazıp tartışmak istedim blogta ama heyhat, başka dertlere gark olmuş haldeyim.
Hayat böyle bir şey.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!