Adam coronavirüs önlemlerini hafife alıyor.
Adam tedbirli davrananları aşırı kaçmakla, hatta aptalca
davranmakla itham ediyor.
Adam normal hayatına devam etmekte bir beis görmüyor.
Adam risk grubunda yer almasını göz ardı ediyor.
Aynı adam, coronavirüsünün bulaştığı insanların öldüğünü ya
da kronik bir takım hastalıklarla mustarip olarak hayatının geri kalanında yaşamaya
devam ettiği bilgisini, bunlar başına gelmese de virüsün kişiye ciddi bir
hastalık ardından zorlu bir nekahet süreci yaşattığına dair sözlere, uyarılara
karşı sinirli bir reaksiyon gösteriyor ve anlatılanları dinlemek bile
istemiyor.
Özetle, hiçbir önlem almıyor ve önlem almasını gerektiği
gerçeğini işitmekten bile rahatsız oluyor.
Çünkü ölmek istemiyor, çok sevdiği hayatı terk etme
düşüncesi onu ürpertiyor öte yandan kendisine çeki düzen vermeye de yanaşmıyor,
çünkü gene, çok sevdiği hayatını değiştirmek de istemiyor.
Tuhaf bir diyalektik durumdan bahsediyorum.
Şüphe yok ki, ölümden en çok korkanlar tedbiri abartanlar, bu konuda hassas olanlar
değil. Virüs ve etkileri hakkında bir şey öğrenmemek için can atanlar,
umursamamaya çalışanlar, onu ve öldürücü marifetini görmezden gelenler, bunun
bilgisine dahi tahammülü olmayan ve bu hastalığı yok sayanlar; kesinlikle en
kaygılı, en korkulu grup bu kişilerden müteşekkil.
O kadar korkuyorlar ki diyalektik düşünce onları sürreal bir
yaşam sürdürmeye mecbur kılıyor.
Nehir yatağında evi olup da olası bir sel tehdidini aklından
hiç geçirmeyecek şekilde kendisini koşullandıran kişi gibi.
Bunlara geri zekâlı denmez. Bunlar zavallı insanlar o kadar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!