Ansızın Faltaşı Gibi Açılan Gözlerim Üzerine...
İki günlük sokağa çıkma yasağının ardından, bu sabah saat 8am’e doğru evden çıkıp fırına gitmek üzere giyinmeye başladım. Havva uyandığında hazırladığım çayın yanında sevdiği dere otlu ve zeytinli poğaça ile kahvaltı yapsın diye, kendime kaşarlı alacaktım, ayrıca evde bulunsun diye de simit. Neredeyse bütün kış kazak ya da sweatshirt giymiştim, bugün montumun altına ne zamandır giymedim gömleklerimden birini geçirdim üzerime. Bilenler bilir, ben aslında gömlekçiyim. Tişört giymem. Gömlek hem daha şık, hem daha iyi intiba bırakmak için birebirdir, tişört ne ki? Ergen işi. Kazağı da kışın soğuktan nefret ettiğim giyerim hepsi bu. Neyse, düğmelerini iliklemeye başladığım gömlek geniş kalıplı, bana bile biraz bol gelen bir şeydi. Giydikten sonra dehşetle fark ettim ki, çok kilo almışım! Ayı olmuşum lan! Önümü zor kapattım. Pantolon zaten göbeğime/popoma dar geldiğini haykırıyordu ne zamandır, ama gömlek en acımasızından mührü vurdu gövdeme.
Yaklaşık bir aydır evdeyim. Gün aşırı, markete ya da fırına filan gidip dönüyorum sadece. Hareketsizlik can sıkıcı.
Otur otur, göt büyüdü haliyle.
Bugün 30. Gün. Sadece bir defa, aşırı öfkeliyken Havva’nın paketinden bir tane aldım o kadar. Nikotin bandı işe yarıyor doğrusu, nefesim filan düzeldi sayılır. Daha iyi hissediyorum. Ama götüm göbeğim bu konuda benimle hemfikir değil. Sanırım sigarayı çok yanlış zamanda bıraktım. Bu ev hapsi günlerinde çokokrem, ay çekirdeği başta olmak üzere bilumum kuruyemiş, çeşit çeşit abur cubur derken, sürekli bir şeyler yiyorum. Hem sigarasızlıktan, hem oturup durmaktan.
Zaten göbekli, ama göreceli olarak kilosuyla barışık biriydim. Ne var ki gardolabı yenilemek zorunda kalırsam, işte o zaman oturup ağlarım ya. İşin fenası eve kapalı olduğumuzdan hareketsizlik durumunu değiştirmek de mümkün değil.
Melun bir şişkoyum. Bu muhakkak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!