On- on beş günde bir Havva’nın ailesine gidiyoruz,
kesinlikle değişik bir aile. Titizliği ve detaycılığı ile obsesif-kompulsif bozukluğun
sınırlarında yaşayan mutfak imparatoriçesi kayınvalidem, otuz yaşından sonra kendini bir devlet
üniversitesinde akademisyen olma hayaline kaptırıp sıfırdan lisans eğitimine başlayan
kırık ve kompleksli küçük baldız, kalabalık ailesi içinde kendisine değişik,
hayranlık uyandıran bir dünya kurabilmiş kafası çalışan büyük baldız, ve tabi kayınpeder;
deli, dahi, manyak, bilge, bencil, komik. Bir adamın kafası nasıl zehir gibi
olur, ama aynı anda ruhu bozuk kalır, kafada olan ışık kişiliğe sirayet etmez de
etrafındakiler kendisinden yaka silker, işte tam öyle bir örnek. Boşuna
dememişti polenteciğim kayınpeder hakkındaki
düşüncelerimi ilk duyduğunda, “e Havva
belli ki arızalara alışık” diye. Kesinlikle haklı bir yorumdu polente’ninki,
gene de kayınpederim kadar arıza olduğumu düşünmüyorum, önümde daha uzun bir
yol var. Hayırlısı. Daha evvel O’ndan bahsetmiştim blogta.
Geçen haftaki ziyaretimizde evdekilerin olabildiğince uzak
durmaya çalıştığı 75 yaşına merdiven dayamış bu yaşlı adamın yanında
oturuyordum, televizyonda bir dizi izliyordu. (gözü görmüyor, kulağı duymuyor,
nasıl izliyor ne anlıyor vallahi bilmiyorum) Birden nereye iliştiğimi görmek
için kafasını manasızca oturduğum kanepeye çevirdi, sonra –sanırım iri ve
şişman bir karaltıyım O’nun için- bana doğru bakıp tane tane konuşmaya başladı:
“Din devleti de, komünizm de, kapitalizm de, krallık da,
demokrasi de, faşizm de, namuslu insanlar yönetirse iyidir ve halkı mutlu eder.
Önemli olan sistem değil, yöneticinin namuslu olmasıdır. Demokrasinin güzelliği
şurada, namussuz bir yöneticiyi demokraside değiştirmek mümkün. Demokrasi
diğerlerinden bu yüzden üstün.”
Sonra başını tekrar ekrana çevirdi. Geri zekâlılara hitap
eden tipik bir yerli diziydi baktığı, ortalarda daracık miniyle dolanan esmer
kızın vücudu nefisti o kadar.
Bir şey demedim. Aklıma Macchiavelli’nin meşhur sözü geldi,
dudağımı ısırdım, sustum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!