Uğradığım onca haksızlıktan sonra Whatsapp profilimde yer
alan hakkımda bölümünün karşısında “How all occasions do inform against me” yazısını
koymamın üzerinden 2,5 yıl geçmişken,
Adaletsizliklere kızgınlığım, öfke formunu da aşıp düpedüz gazap halini almış ve daha dün ‘yedi ölümcül günahı sırayla tecrübe ediyorum, önce Lust, sonra Pride oldum, ardından tam ve kâmil bir Sloth’u yaşadım, ne var ki artık katıksız bir Wrath halinde nefes alıyorum’ diye düşünmüşken,
Platon’un Devlet’ini okuduğum bugünlerde Socrates’in ütopik iyilik-doğruluk vs. kötülük-eğrilik yorumlarına Turkish famous handmovements yaparken,
Her Cuma, hutbeyi irâd eden imamın önce Arapçasını, sonra
Türkçe mealini okuduğu Nahl suresinin 90. Ayetini dinleyen insanımsıların bu ayeti
kıçlarından anladıklarını eminken,
Yani özetle daha katı, daha sert, daha soğuk, her
zamankinden de kesif nefret krizleri içerisinde pusulası şaşırmışken,
Bugün sanki bir yakınımı kaybetmişçesine Keith Flint’in ölüm haberine tüm kalbimle hüzünlenmem ve mine’l garaib değildir
de nedir ey okuyucu?
Anne babamın telefonumdaki zil sesleri neredeyse on yıldır bu şarkıdır, belki de ondan...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!