Kimi zamansa musluğun çok gerisinde, dışarıdan bakıldığında görülmeyen bir yerlerde, tesisatın herhangi bir kıvrımda, boğumunda, dirseğinde ya da yüzeyinde patlak, çatlak, yırtık, yarık, tıkanıklık, bozulma... her ne boksa, bir işlemezlik/işleyemezlik meydana geliyor, suyun normal akışına mani olan bu problemin, sorunun, sıkıntının, derdin, belanın, engelin, krizin nedeni dışarıdan bakıldığında da haliyle anlaşılamıyor.
"Su akmıyor!" deniliyor o kadar. "Sular kesikmiş."
Cuma günü doktora gittim, "dışkılayamıyorum, perişanım, sürekli bir ağırlık hissi ve gaz baskısı var karnımda" şeklinde mızmızlandım. Üç hafta evvel sigarayı bıraktığımı, bu durumun da hazım sıkıntısına sebep olduğunu ekledim. Nasıl beslendiğimi, neler yediğimi sordu, hayatımın dışarıda yemek yemekle, kuru yiyecekler tüketmekle geçtiğini, heykeli dikilesi bir düzensiz/dengesiz/sağlıksız beslenme abidesi olduğumu öğrenince öncelikle beslenme şeklimi değiştirmem gerektiğini söyledi. Lifli yiyecekler tüketmeliymişim, bol su içmeliymişim, çay, kahve, gazlı içeceklerden uzak durmalıymışım vs.

Evet, Kaka yapamıyorum.
İçeride ne seller, tufanlar kopuyor bilsen... Musluktan tsssss sesi geliyorsa su olmadığından değil, iç kanama nevinden içe akmasından, patlatacak raddeye gelene dek iç organları şişirmesinden, pis kokulu gazların bünyemi sarmasından, mütemadiyen karnımı ağrıtmasından belli ki, içeride ne şiddetli savaşlar var, kimsenin bilmediği, anlaşılmayan, başkalarına meçhul olan.
Kıçım da, kafam da patlayacak sanki.
Ne blog yazabiliyorum, ne de sıçabiliyorum...
Sol elimin parkinson-vari titremesine kavuştuğunu da görünce, "eh" diyorum, "kambersiz düğün olmaz zaten. Kıçımın uzantısı, aramıza hoş geldin."
Edit: Bu postun fi tarihinde şurada ya da şurada gevelediğim şeylerle hiç bir ilgisi yoktur ama olabilir de.
havalar duzeldi dostum, gecer buda!
YanıtlaSilSabah kahvaltı etmeden yarım saat önce kuru incir yiyiniz üç-dört tane.
YanıtlaSilHatta bir sabah kuru incir bir sabah kuru kayısı(gün kurusu olanlarından)
Akşam da mümkünse 18.00'den sonra sudan başka bir şeye meyletmeyiniz.
U(YKSZ)
bebişim benim, gecmiş olsun..kuru kayısı da işe yarar..
YanıtlaSilGadno Kopele,
YanıtlaSilKafamdaki kara bulutlar ve kıçımdaki gri dumanlar ne yazık ki mevsimleri bilmiyorlar...
U(YKSZ),
iş yerimdeki çekmecemde kuru incir, evde bilgisayarımın yanında gün kurusu denilen kuru kayısı var kemirip kemirip suyla boğazımdan aşağı yuvarladığım, lakin 18,00 den sonra bir şey yememek nasıl olabilir, Guantanamo'da bile yapılmaz işkencenin böylesi.
augurous,
meselenin bağırsaklarımdaki tıkanıklık değil, beynimin durgunluğu olduğunu biliyorsun... Birinden bok çıkar, diğerinden fikir. İkisi de kilitlend kaldı, üretim sıfır bebişim...
O değil de, Gregor Samsa yaşasaydı beni lavman yapmaya davet ederdi.
uykusuzu dinle!! :)) UYRGZR-.-
YanıtlaSilben senin yerinde olsam bir süre annemin evinde yaşardım. ev yemekleri sana iyi gelecektir. ayrıca gerçekten altıdan sonra bir şey yeme. bir hafta zor gelecek sonra alışırsın.
YanıtlaSilkeşke Samsa olsaydı çok farklı bir önerisi olurdu muhakkak.
ıkınmak doğum sırasında kadınların çektikleriyle empati kurmanı sağlayacağı gibi şu an için kullanmadığın (hoş ne zaman kullandın)beyin hücrelerinden bir miktarının ölmesine fakat sonrasında rahatlamana yol açacaktır. derin derin nefes al ve ıkın.
YanıtlaSilveya videodaki gibi kendini doktorlara emanet et.
http://www.youtube.com/watch?v=am07CjzGqUU
UYRGZR,
YanıtlaSildün denedim başardım,bugün olmadı az evvel bir auç şam fıstığı yedim nefsime uyup. Şu 18.00'i biraz daha ileri çekmek lazım.
sarya,
Annem evinde değil,iki altta bahsi geçen Z'lerin evinde yaşıyor artık. Babama yeni bir hatun ayarlama derdindeyim ben de, biri ütülerini yapmalı adamcağızın.
Gregor,
doğum yapan kadınlarla neden empati kurayım ki? çocukların babaları, kadınların kocaları düşünsün o empatiyi.
videodaki doktora gelince, yanlış yerde duruyor:)
kasik kasik zeytinyagi ic hepsine iyi gelir :))
YanıtlaSilbu arada hastaniz nasil oldu daha iyidir umarim?
A-H,
YanıtlaSilhastamız daha iyi oldu efendim, geçen hafta kontrole gittiği doktora kendi pişirdiği keki götürmüş, doktoru da "hayatımda aldığım en güzel hediye" demiş. Bir şey yiyemiyor, yıl sonuna kadar da ne yemek yiyebileceğini, ne de su içebileceğini öngörüyor doktorlar, mideden gıda ve su enjeksiyonu devam edecek bu süre zarfında. Sarsak ve dengesiz de olsa yanında biri varken yürüyebiliyor, konuşması -epeyce- düzeldi... Dualar kabul oldu galiba :-)
Gün kurus kayısıları, kuru incirleri, salatalıkları bardak bardak suyla denedim ama ı ıh, bana mısın demiyor... Zeytinyağı ise aklıma gelmemmişti bak, hiç de duymadım bunu. Artık çok geç, yukarıdaki post zaten bir korku filmi serisi gibi!