16 Aralık 2008 Salı

Hayatımız Film...

Fi tarihinde zırvaladığım şu yazıda Datça'da sahile vurmuş bir yunus balığının kesici ve delici aletlerle işkence edilerek öldürülmesine dair bir şeyler yazmış ve bu olayı yapan kişi ve kişilerin bir Haneke filmi olan Funny Games'teki Beavis and Butt-head kılıklı iki saygın psikopata olan benzerliklerine dair düşüncemi vurgulamıştım.

Yeni bir olay, bir başka film:

Bayram günü Aksaray'da el öpmesi bahanesiyle yalnız yaşayan bir kadının kapısını çalıp, zorla içeriye giren, ardından, sırasıyla;

1- Kadıncağızı döven,
2- Sonra sırayla tecavüz eden,
3- Tekrar döven,
4- Kadın eli ayağı tutmaz bir halde yatarken paralarını ve eşyalarını cebe indiren,
5- Evi terketmeden önce gene sırayla, bu defa kadının üzerine işeyen,

Üç çocukla ilgili haberi okurken (bunlar çocuk olarak geçiyor Mevzuatta, yaşları 15, 14 ve 14) bunca iğrençlik arasında insanı şaşırtan ve aptallaştıran nedir en çok? Bence 5 numaralı madde. Ve o 5 numara, yani evden çıkmadan önce kadının [geride bıraktıkları eserin] üzerine işemeleri, yeni bir film getiriyor insanın aklına... Bir Kubrick şaheseri olan Clockwork Orange'ta, *** zorla girdikleri bir evde Singin' In The Rain şarkısını neşe içinde teganni buyurarak evde yaşayan adamı sakat bırakacak kadar döven, şarkı söyleyerek kadınında ırzına geçen Alex ve üç arkadaşı...

Ulan ağız tadıyla film de izleyemiyoruz ya...


*** Söz konusu sahne, linkte yer alan film alıntısının sekizinci dakikasından sonra izlenebilir.

12 yorum:

  1. içimi sıktın sabah sabah...

    YanıtlaSil
  2. aeiou,
    Böyle bir amacım yoktu, yeni döndün Barcelona'dan, hem daha hediye mi vermedin bana - işime gelmez canını sıkmak:)
    Şimdi "kaçmasın keyfin, bu sadece bir film" demek isterdim ama post konseptine aykırı olacak o zaman da.

    Bırak şimdi bunları, söyle hadi bana ne getirdin sen :-)

    YanıtlaSil
  3. film izlemeye gerek yok, ana haber seyredelim artık..

    nasıl olsa kıyamet yaklaştıkça olaylar daha da ağızlar açık gözler kapalı izlenir hale gelecek ve dehşet, insanlık dışı hareketler gişe rekoru kıracaktır..

    boşa para harcamayın kriz var zaten...

    YanıtlaSil
  4. Malesef sektörün böyle bir sorunu var. Eşşeğin aklına karpuz kabuğu düşürme meselesi.

    Çok net söylüyorum bu sorun zaman zaman kısıtlayıcı oluyor.

    YanıtlaSil
  5. :) sana bir konserve ançuezli yeşil zeytin getirdim desem mi begenirdin yoksa bir kutu isviçre çikolatası mı? her neyse. dünyanın çivisi çıkmış mirim. velhasıl kelam yine de keyifle yaşanası pek çok yer var hala...

    YanıtlaSil
  6. Bu çocukların mevz-u bahis filmden/filmlerden haberleri bile olmadığını düşünüyorum.. Bulundukları yer gereği.. Psikolojileri üzerinde kafa patlatmaya gerek yok (kendi adıma konuşuyorum!), gidin nasıl yaşadıklarını görün (ya da kitabi bilgilerinizi konuşturun)...
    Vs vs vs..
    Mideme oturdu!

    YanıtlaSil
  7. Keşke film olsaymış bunlar.

    YanıtlaSil
  8. hangi filmde yaşıyorum acaba diye düşündüm.

    YanıtlaSil
  9. fish,
    Dünyanın çivisi mi çıktı ne...

    Esrik Öfke,
    Slayer bildim bileli nekrofili, ırza geçme, cinayet, intihar ve satanizm temalı şarkılar yapar; lisede bir kız arkadaşım çok masumane bir ifadeyle "ama ben senin böyle şeyler yapmanı istemiyorum" demişti :)
    (Çok alakasız oldu ama biz zaten seninle bir türlü anlaşamamışızdır:))

    aeiou,
    konserveden bıktım. çikolatayı bıraktım. Madrid'e gitmiş olsaydın Del Prado amblemli bir saat beklerdim senden, neyse artık, bir ara bir ispanyol yemeği ısmarlarsın bana. :) (bu aralar herkese yemek ısmarlatıyorum çok affedersin)

    Remla,
    Mide kaldırmıyor ki... Filmlerin güzelliği ve etkileyiciliği, hayal gücü ve canlandırmanın yetkinliği ile ölçülebilir; "olmaz böylesi, ama olsa işte böyle olurdu ve adam gerçekmiş gibi yapmış, vay be" deriz, ama birden izlerken 'gerçekmiş gibi olan ama sanal varsaydığımız' şeylerin gerçekten olduğunu-olabildiğini gördüğümüzde, midemiz hazmedemiyor bu durumu...

    Buzcevheri,
    Bunların da filmi yapılır belki, kim bilir...
    (O değil de, senin profil resmine takıldı gözüm, gerçek mi o?)

    Skoer,
    ne dersin, Poe'nun şiirini adapte edelim mi bu duruma?

    Is all that we see or seem,
    But a nightmare,within a nightmare.

    YanıtlaSil
  10. sen cidden oldun be virgilius :))) cevabından özgüven akıyor. gezegenin üstüne konmuşsun sen, onu uzaktan görmeyi bırak... senin bence artık bloga yazmana gerek kalmamış bile. naptın yaw sen bayramda? :)

    YanıtlaSil
  11. O zaman sen konuş, ben sallamayayım. Ben konuşayım sen sallama. Bizimkisi de bu tarz olsun:))

    ( Blogda onca resim var ama hala rüyalar konusunda gelişme yok bu arada )

    YanıtlaSil
  12. aeiou,
    kafama bir saksı düştü ve beynimde çiçekler açıverdi ansızın :)

    esrik öfke,
    blogundaki her resim rüyama girecek olsa, oo hoooo ooo...

    YanıtlaSil

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!