Her yazıda Gregor’a refer etmekten ben de sıkıldım, ama adamın Artemisia-Maussollos arasındaki cıvar ve hısım akrabalığı (yani hem karı-koca olmaktan mütevellit akrabalık, hem de kardeş olmalarından ötürü akrabalık) üzerine yazdığı post, tarihin hiçbir döneminde bitmemiş bir soruna işaret ediyordu; ensest. Neresinden bakarsanız bakın; mide bulandıran, en kibar ifadesiyle nefretle tel’in edilesi bir olgu; üstelik tarihin her döneminde, tüm kültürlerde, bütün dinlerde ve ahlak sistemlerinde şiddetle yasaklanmış olsa da, mutlaka her toplumda örneklerine rastlanan bir şey bu, Sadece tanrılar, tanrıçalar filan değil, söz gelimi Mısır’da Firavunlar kızkardeşleri ile evlenirlerdi. Caligula, Drusilla ile ilişki halindeydi kardeş olmalarına rağmen; Avusturya’da geçtiğimiz haftalarda ortaya çıkarılan gibi uç örneklerin yanı sıra, ülkemiz yazılı basınında her hafta görülen ve artık vaka-i adiye olarak kabul edebileceğimiz sıklıkta haber konusu olan ensest ilişkiler ve eğilimler, aslında sanılanın/bilinenin aksine yaygın bir hadise.
Youporn veya türlü porno sitelere (merak amaçlı bakıldığında) incest başlıklı bir kategori çarpıyor(muş) göze, öyle söylediler, yoksa ben bilmem, bu yaşıma geldim porno seyretmedim. Üstelik denildiğine göre mother-son, father-daughter, brother-sister gibi alt başlıklar altında sıralandığı da oluyormuş bu filmlerin. Hayatım boyunca porno izlememiş biri olsam da, bahse konu site editörlerinin aynı filmleri neden başka isimler altında yayınlamadıklarını ciddi anlamda merak ediyorum. “Horny mature mom blows son” veya “drunk old man fucks big boobed daughter” ve benzeri şekilde isimlendirilen (terminolojiye yabancıyım, af buyurun) filmlerde nasıl bir psikolojik ön-kabul var, dikkat çekmek isterim. Aynı filmi çok başka şekilde de gösterebilir bu siteler, “yaşlı ev sahibesi kirayı alıyor” veya “genç fahişe ihtiyar adamı…” falan filan. Bu satırlardan pornoya karşı olduğum sonucu çıkartılmasın, arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla iyi bir şey, ayrıca meseleyi bu açıdan tartışmak isteyenlere fenasi ile irtibata geçmelerini öneririm, adam “kimse beni ciddiye almıyor ve yazdıklarımı okumuyor” diye kızıp gitti hem. Benim vurgulamak istediğim tamamen ensest olgusu burada; perine kılları ağarmış morukların züttüğü 20’lik çıtır kızlar o heriflerin ne kızı ne torunu, film kategorisinde yazıldığı gibi menapoza girmiş teyzeler de kendi öz çocuklarına oral yapmıyor zaten. O zaman neden böyle adlandırılıyor?
Adli tıp araştırmaları ensest vakalarının ancak 10%unun aydınlatılabildiğini gösteriyor. Ama bu %10, aslında %10 değil; şöyle ki, eğer mağdur çok küçük değilse, suç şikâyete tabi bir hal alıyor, diğer bir değişle şikâyet edilmediği takdirde ortada her hangi bir suç/suçlu yok ve adli işlem de yapılamıyor. Ensest ilişkilerde taraflardan birinin “her zaman ve her şart adlında, kesinlikle ve mutlak surette” mağdur olması gibi bir zorunluluk da yok, yani iki tarafın da el bebek gül bebek birbirini şey ettiği örneklere rastlamak pek mümkün. Az evvel “%10” dediğim mesele, “bu durumdan rahatsızlık duyanların ancak %10’u şikâyette bulunabiliyor” anlamındaydı. Sosyal bilimlerde istatistiksel verilerle uğraşıldığında karşımıza “kara sayılar” (İngilizcesi black numbers) diye bir kavram çıkar, yapılan saha taraması, anket, kayıtların incelenmesi vs. çalışmalar sırasında ulaşılamayan ve hakkında net bir yargıya gidilemeyen incelemeler üzerine kullanılan bir terimdir bu. Buradan hareketle %10 ifadesinin geçtiği bilimsel makalelerde cümlelerin hep “sanılmaktadır”, “ön görülmektedir” diye bitirilmesine bir anlam verebiliriz. Lâkin, nereden bakarsak bakalım, ister %15’i açığa çıksın, ister %5’i, sonuçta yakın bir aile ferdi tarafından cinsel istismara zorlanan [gönüllüleri yukarıda devreden çıkartmıştık] ve şikayetleriyle bunu bildiren kişilerden çok çok çok çok çok fazlası sessiz, sağır ve dilsiz hayatlarını sürdürüyorlar. Yaşadıkları tarifi mümkün olmayan travmalar da yanlarından ayrılmıyor hayatları boyunca. Konunun uzmanı değilim, (bakmayın aslında hiçbir konunun uzmanı değilim ama her şeye maydanoz olmak var karakterimde) bununla birlikte şikâyetçi olsalar da o travmalar kolay kolay ortadan kalkmayacak zaten. Şikayetçi olup babasını- abisini- annesini- ablasını ele vermek ve cümle âleme rezil etmek ile, içine atıp saklayarak perişan, kendine rezil olmak… Berbat bir çatışma hali.
Yukarıda Gregor’un yazdıklarına atıfta bulunmaktan sıkıldığımı yazmıştım. Kendi hakkımda da –her ne kadar ciddiyet problemi olan bir adamın ciddi bir şeyler yazmaya çalışması kendisiyle çelişkili de olsa- gına geldi bana ve bıktırdığımın farkındayım okuyanları kaliyuga’dan (e.g. *, ** ) bahsederken. Kötü, pis, şeytani, yanlış, öğğğk olan şeyler, eskiden de vardı, tarih boyunca süregeldi: Ensest hep yaşandı, bizim artık garipsemediğimiz ve doğal gördüğümüz –anne babalarımızın hala yüzlerini kızartan- eşcinsel ilişkiler hiç yok olmadı, hayvanlar ahırlarda zütüldü. Yaşadığımız dönemde daha öncekiler gibi her haltı gene yiyor insanlar, ama şu farkla: artık bu biliniyor, duyuluyor, okunuyor, görülüyor. Gizlenmesine ihtiyaç duyulmuyor, saklamak, üzerini örtmek düşünülmüyor. Sosyal anlamda vereceği zarar ve deformasyon göz ardı edilerek sadece pazarlanıyor. Bu deformasyon artık doğru olmayanı “doğal görmektir”, çünkü sıklıkla tekrarlanan örnekler sıradanlaşır. “İnsanları bozuyorlar” demiyorum, ama yozlaşmaya meyilli kişilerin önünde otokontrolünü sağlayan olgu ve engelleri ortadan kaldırıyorlar. Kötülüğün, çirkinliğin pazarlanması elbette yazılı ve görsel basın aracılığıyla yapılıyor. Avusturya’daki babanın öz kızlarına yaptıklarından bana ne? Sana ne? Kime ne? Ne Mısır’daki, ne Ukrayna’daki, ne Şili’deki, ne de Sivas’taki insanı ilgilendirmiyor bu. Kimi ilgilendirir? Güvenlik güçlerini, adli makamları, adli tıp uzmanlarını ve adli bilimler alanında araştırma yapanları. O kadar! Zürich’teki market çalışanının, Trabzon’daki balıkçının, Hindistan’daki çay toplayıcısının veya Coca Cola Ceo’sunun Avusturyalı babanın işlediği haltları bilmesinden sağlayacağı fayda ne olabilir?
“Vay anasını, neler oluyor şu hayatta!” demesi mi?
Bir porno sitesindeki filme “boy fucks good looking mom in doggystyle” isminin verilmesi ile, Avusturya’lı babayı yakın yerlere koymak cesaret işi, biliyorum, örneklemelerden yola çıkıp tümevarım metodunu kullanarak vardığım bu düşüncenin bir de kaliyuga totolojisiyle desteklendiğini görmek benim yaptığım.
Şimdi aşağıdaki haberlere göz atınız. İki gündür farklı gazetelerde çıkan aynı olayın devamı niteliğinde, Aziz Nesin’in tabiriyle ve mine’l garaip bir hadise:
Son planda;
1- Anne şikayetçi değil.
2- Baba serbest.
3- Kız evine döndü.
E ne anladık biz bundan?
“Bu ne biçim yazı, nereden nereye atlıyorsun be adam?” diyenlere fısıldayayım: Demokrasiyle bitecek. Demokrasi beraberinde özgürlük, insan hakkı ve tolerans kavramlarını getiriyor, yanında bilgilenme ve basın yayın hürriyeti, arkasında fikir ve düşünce hürriyeti de demokrasinin kuyruğuna takılmış, hep birlikte arkasından gidiyorlar. Dokuz (9) kişilik bir arkadaş listemin olduğu Facebook sayfamda politik görüşümün/yaklaşımımın karşısında libertarian (özgürlükçü) yazıp, ardından burada“demokrasi dejenerasyon ve sosyal çürümeye sebebiyet veriyor, kaliyuga sürecini hızlandırıyor” gibi laflar geveleyince, haliyle Janus gibi, oradan bakınca demokrat, buradan bakınca faşist, ne biçim bok bu herif” diye düşünülebilir. Gerçek şu ki, ne faşist ne de sansür taraftarı olmadığıma blogun yüzlerce yazılık şanlı mazisi şahitlik edebilir. Demokrasi ve arkadaşları lehinde ve aleyhinde onlarca amcanın binlerce bıdı bıdısını okumuş biri olarak, Alselm Kiefer’in “Bir Katedral Yaratmak” isimli tartışma konulu kitabında geçen şu ifadeleri, gözlerimin önünde kıvranan dünyayı betimliyor:
“Büyük bir havuz, büyük ve karanlık bir birikinti var; ve bunun içinde neyin yüzdüğü görülmüyor. Her şey caiz ve liberal, her şeyin yüzmesine izin var.”
Çocuk pornosunun ve ensest ilişkilerin haddini öğrenmek için ben de bi ara dolandım nette. Haliyle google enişteye "Çocuk pornosu" yazdım. Bi site çıktı karşıma, meğer çocuk pornosu karşıtlarının hazırladığı bi tuzakmış. "Sen ne biçim insansın" babında özetlenecek bi cümle yazıyordu sayfada :) Afalladım ama yapacak bi şey de yoktu :) (Enişte demişken, ensestimsi (!)deyimlerimiz de var: "Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü?", "Baldız baldan tatlıdır, evdeki ondan tatlıdır." :))
YanıtlaSilÜlkemizde o kadar yaygın ki ensest, karikatürlerimizde bile çokcana rastlamaktayız..(Bkz. Selçuk Erdem) Dünyadaki etkenleri bilemiyorum ama ülkemizde çeşitli etkenler var bunu tetikleyen. Örneğin; özellikle kırsallarda-doğuda, çok nüfuslu ailelerin göt kadar evlerde yaşamak zorunda olması.
Öğreniyoruz ki; abisi-kardeşi-kuzeni tarafından tecavüz edilen ve katakulleye getirilip töre adı altında öldürülen kızlar var. (Bi de tecavüz mağduru hayvanlar var ki, mevzu bahis yerlerde erkekler hayvanlarla milli olmaktalar..)(En mağduru eşekler olmak üzere, koyun, inek, köpek, kedi)
Bunun dışında kritik dönemlerde yeterli cinsel bilginin alınmaması-cinselliğin aşırı bastırılması sonucu kişinin cinsel isteklerinin aile bireylerinin elinde (!) patlaması, model alınan ebeveynin anormal olması v.b. şeyler geliyor aklıma.
Her şeyin başı eğitim diyorum, mağdurların sessiz kalmamalarını diliyorum. (Hayvanlar sessiz kalmak zorundalar, onlar da tepsin, ısırsın yapsın bişii işte.)
Şimdi alan memnun, veren memnun gibi durumlar olduğunda kim, nasıl müdahele etmeli? Mesela burada kız üvey babasından şikayetçi olmamış; e bu durumda bize ne mi yani?Devlet yine de müdahele edemiyor mu bu duruma? Yani nedir bu işin yasadaki mevcut yeri? Bence o adam yine de cezalandırılmalı; kız -- buradaki kız veya diğerleri-- birşey demiyor diye veya safmış da kandırılmış diye-- o adam ki eşek kadar herif (kasıt akıl yetkesine sahip oldugunun farzedilmesi) cezalandırılmayacak mı? Eğitim şart evet ama bir de halihazırda kurban olmuş veya kurban olma potansiyeline (yani gelecekte başına gelirse hani)sahip kişilere, devlet arkalarında olduğunun, gerektiğinde onları koruyacağının garantisini, güvencesini iyice belirtmeli ki insanlar haklarını bilsin, korkmasın vs vs. Mesela aynı konu değil ama benzerlik gösteriyor yine de. Kadınların yasa l olarak zorla evlendirilmeye karşı çıkma hakları var; ama bundan ancak bilenler faydalanır yasaya guvenerek karsı cıkma cesaretini gösterebilmek anlamında. Van'da misal bir aile kızını zorla almak isteyenlere vermemişler. Bırak kızını, vay sen nasıl karşı çıkarsın diye mahalleli evlerini taşlamış bunların. Bunlar da devlete sığınmış(ve kurtulmuşlar, kız da kurtulmuş tabii)çünkü bir takım devlet mercileri bunları vaktiyle bu konuda bilgilendirmişmiş pilot bölge çalışması sırasında. Neyse lafı çok uzattım.
YanıtlaSilgerçek hayatta adli tıbbın raporları filan işe yaramıyor. gerçek hayat öyle değil çalıştığım yer hitab ettiğim kesim olarak değişik bir yer.. bunu daha özel bir alan da anlatabilirim.. ben bir hekimim ve çalıştığım yerde bunu çok sık görüyorum.. hiçbirşey o rapordakiler gibi değil. gerçek hayat oradan bakıldığı gibi de değil.. fiili livatalar ve ensestler okadar doğal karşılanyorki.. düşün.. 40 kişi aynı çatı altında. çocuk kavramı yok. o açıdan bakmalısın olaya. nezaman doğduğunu, gözlerindeki parıltıyı görmemişki. becerdiği kızın kendi kızının adını bile bilmez. 40 kişi aynı hanede.. tv bile yok tek eğlence anlayışları çiftleşmek.. küçük oğlanlar aslında daha çok maruz kalıyor. ama nedense çok fazla bilinmiyor bu.. en azından ben öyle görüyorum.. ama oradan değilde buradan bakarsanız anlayabiliyorsunuz.. en azından mantıksız gelmiyor. fizyolojiyi bilmeden patolojiyi çözemezsiniz.. maalesef patolojiyi bile nalasanız. olayın iğrençliğini örtmeye yetmiyor. en son nöbetimde bir fiili livata geldi gene. polise haber verdik gitti olay mahalline yani evine teslim etti çocuğu.. enteresan dimi. gerçi çoğunlukla polisi bile aramıyoruz çünkü kıçlarının parçalanmış görüntüsüne rağmen olayı kabul etmiyorlar çocuklar.. ama en son olayda neredeyse içorganlar zarra gördüğünden kendimi tutamayıp durumu gereki yerlere bildirdim.. ama sonuç hiç..
YanıtlaSilAnna çok haklısın. O çocuklara onlara bunu yapanın bunu yapmaya hakkı olamdığının, tecavüzün vs ne demek olduğunun öğretilmesi de gerek ki maruz kaldığı şeyin bir hak ihlali, hayvanlık ve şikayet edilmesi gereken birşey olduğunu bilsin. Kimileri eminim anlamıyordur bile ne yapıldığını ona, sonuçlarına bilinçsiz olarak maruz kalsa da. Bazı anneler çocuklarına anlatıyormuş, bak kimse senin vücuduna dokunamaz, dokunursa bu yanlıştır ve hemen söylemelisin şeklinde. Öğretilmeliden kastım bu biraz da. Çünkü şikayetler artarsa (elbette paspas altı yapılanlar da olmaya devam edecek ama)suç biraz olsun azalır cezalar devreye girdiği için.
YanıtlaSilönde gelen sivil toplum kuruluşlarının da enseste yönelik bilgilendirici projeleri yok bildiğim kadarıyla. ensest zor bir konu olduğundan mıdır, kolay sponsor bulunamamasından mıdır, genelde okuma-yazma eğitimleri tercih ediliyor. ki buna da çok gerek var. ancak ensest te yok sayılmamalı, üstünün örtülmemesi çok önemli. dayakla, tehditle korkutulan çocuklar, kadınlar, kararan binlerce hayat.
YanıtlaSilporno sitelerine gelince, çoğunun hack amaçlı olduğunu düşünüyorum. cinsel açıdan aç bir sürü insan ve bilgisayarları. kadın, çocuk ve gay eti de balık oltasına takılmış, atılmış önlerine.
Yok Anacım yok, tuhaflık bende olsa gerek. İlk defa da başıma gelmiyor, kırk yılın başında "ulan ciddi bir şey yazayım her ne kadar ciddiyet problemim olsa da" diyerek klavyenin başına geçiyorum kimi zamanlar, herkes değinmek istediğim konuyu ıskalayıp detaylara takılıyor; amacı göz ardı edip araçlara bakıyor.
YanıtlaSilBahtsız Bedevi, Anna, the procrastinator ve arzupinar@hotmail.com;
yazdıklarınız çok değerli, parmak bastığınız noktalar ne yazık ki hayatın acı gerçekleri. Bununla birlikte bu yazıyı yazan herif çocukların cinsel istismarı (TCK madde 103), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, cinsel taciz (madde 105) üzerine zırvalamak, günümüz toplumunun kanayan yarasına tuz biber ekip hassas kimselerin canını acıtarak yüzlerini ekşitmelerini istemekten çok, son paragrafta değindiği "dünya hali" üzerine parmak basmak niyetindeydi.
Bahtsız Bedevi,
Eğitim konusunda yazdıklarına katılmıyorum. Eğitim gelsin dertler bitsin denilecek bir olgu değildir ensest.
yhe procrastinastor, (ne zor bir nick bu ya)
Yasal mevzuata dair merakını yukarıda vermiş olduğum TCK maddelerinden giderebilirsin. Yayınladığım küpürlerde geçen üvey baba serbest, ancak hakkında adli soruşturma yapılacaktır; diğer bir değişle tutuksuz yargılanacak. Ve sana söyleyeyim, çok küçük bir ceza işin sonunda alacak, cezası ertelenecek ve ardından hiç bir şey olmayacak.
Anna,
ahh, ah... sahada çalışan bir insan olarak sahip olduğun deneyimler ne adli tıp enstitüsünde dünyayı kurtaran hocalarda vardır, ne de bu konular üzerine tezler, doktoralar karalayan psikologlarda.
arzupinar@hotmail.com,
mağdurların içinden kurtulmayı hayal edemedikleri bir cehennem burada söz konusu olan.
Yorumumun en başında hepinize bir güzel fırça kaydım, lütfen kusura bakmayın:)
[ama hakettiniz!]
not: hatta 4. paragraf ve sonrası diyeyim.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilKeşke işte cezalar daha caydırıcı, yok yok "caydırıcı" olsaydı. İnanıyorum ki öyle olsa ortadan tamamen kaldırmasa bile etkili olurdu böyle suçların azalmasında. Nasılsa ceza almayacak diyen (biraz daha ergen olanlar, sonuçta sadece çocuklara yapılmıyor bu)ve sırf bu sebeple şikayet etmekten geri duranlar da vardır eminim.
YanıtlaSilNot: İnsanlara sadece okuma yazma öğretmeyip, cinsel eğitim vs veren STK'lar da var. Ben tanıştım bu tür bir kaç görevli ile. Mesela Viyana bazlı orient express diye bir kurum var, başında da bir türk hanım. Orada anne-kız workshopları düzenleyip evlenmeye zorlanamazsınız (tecavüze uğrasanız vs vs bile. Yaşı daha büyükçe olup evlenmeye mecbur bırakmak adına enseste kurban gidenler de mevcut malum, hala oğlu vs tarafından), haklarınız var işte de bunlar şeklinde eğitimler veriyorlar; sadece türk gurbetçilere değil diğer yerlerden gelenlere de. Neyse konuyu çarpıttıysam affola. Affetmezseniz de olur:)
Virgilius; ben bu mevzunun oldukça anormal olmasına rağmen karikatürlere, deyimlere yerleşecek kadar normallere indirgendiğini anlatmaya çalıştım aslında. Elbette espri konusu etmek değildi amacım.
YanıtlaSilEğitim derken de salt okul eğitiminden bahsetmiyorum. Aile içi eğitimden bahsediyorum. Bir çok dünya ülkesinde bebekler 6 aylık olduktan itibaren ayrı bir odaya alınmak zorunda. Ebeveynle ya da kardeşle aynı odada kalması yasalara aykırı. Türkiye' de ise bu böyle değil. Yanı sıra
en büyük sakatlıklardan birininse şu olduğunu düşünüyorum; çocuklara "Kardeşsiniz, kardeşler birbirine vurmaz, kardeşler her şeyi paylaşır" gibi telkinlerde bulunmaktan geri kalmıyoruz. Ancak cinsellikle ilgili hiç bir şeyden bahsetmiyoruz. Onlar da iyi ya da kötü, yanlış ya da doğru ile kategorize edemediği cinselliği iç güdüleriyle "Bir şekilde" yaşamaya çalışıyor. Önce kardeşleriyle.. Yetişkinlerin çocuklarına yaptıkları tacizler de işte bu belirsizlik dolu çocukluktan ve bir önceki yorumumda bahsettiğim nedenlerden dolayı meydana geliyor diye düşünüyorum. Öğrenilmesi gereken zamanda muğlak kalan cinsellik, seks ihtiyacının hissedilmesiyle direkt meşru olarak kategorize ediliyor. Yani kime ne yapıldığı sorun olarak addedilmiyor. Dürtüler, düzgün yapılanmamış olan etik kavramının önüne geçiyor. Anna benim ileri sürdüklerimi tanık olarak kanıtlamış yazdıklarıyla zaten.
Çok ciddi bir çarpıklık var. İnanılmayacak kadar da yaygın. Bu dehşetli travma altında ezilenlerse asla bundan kimseye bahsetmiyor ve boyun eğiyor.
Durdurmak bakımından yasal müeyyideler çok katılaştırılmalı. Gerçek çözüm ise oldukça ciddi, kapsamlı ve kararlı bir toplumsal projeye ihtiyaç duyuyor..
tam konuyla alakalı olmayacak ama, çocuk hükümlüler için de özel psikolojik destekler vermek gerekiyor. binlerce hükümlünün kaldığı, kartalda 2 psikolog varmış. eğer tanıyorsanı cinsellik konusunda da eğitim veren stkları, belki bu konuyu da gündeme alabilirler.
YanıtlaSilhayatın en temellerinden biri cinsellik. benim ailem sanki dünyada böyle bir şey yokmuş gibi davranırdı. doğu anadolu da kız çocukları öldürülür herhalde, bu konuda soru bile sorsalar. ama diğer yanlardan da köylerde tek odalı evlerde, herşey gözlerinin önünde oluyor.
böyle bir ortamda kadının kendi bedenine düşman olmaması, erkeğin malı olmadığına, günahkar olmadığına inandırılması zor görülüyor. belki sadece stk larla değil, ama sinema, medya da bir yol. dizilerin içlerine sıkıştırılmış mesajlarla.
cahillikten desek, avrupada da oranlar belli. insan zor tekamül eden bir yaratık.
arzu
Öğrenci evindeyken bir arkadaşımla abisi aynı evde yaşıyolardı.. sonradan birlikte olmaya başladılar, önce gizli kapaklı yaptılar sonra herkes anlamaya başladı.. iğrenç birşey.. kardeşin lan o senin hayvanoğluhayvan... Ama kız bildiğin aşıktı, yani öyle diyordu.. havvanın kızıda kardeşiyle yattı oda ona aşıktı diyordu..
YanıtlaSilişin tarihini cartını curtunu bilmem ben, nasıl kalkar anneye o dal sapan!!!
ben seviyorum porno sitelerin hikaye bölümlerini valla bak eğlenceli oluyo, hiçbirini arzulayarak okumadım ama çok komik yaa, ne zaman kızlarla toplansak altımıza sıçıyoz okuyup.. hepsinin organlar 25 cm, hepsi mükemmel türk erkeği.. kızlar böyle vermek için sırada bekliyo falan :PpP orda okumuştuk bitane annesiyle düğüne mi ne gidiyo annesi saldırıyo oğlana, siktir git puşt hangi anne çocuğuna yapar lan...
bir adam vardı haberini yapmıştım hatta orospu çocuğunun, kızı sokakta çok oynuyor diye bi gün evde kıza parmağıyla bakirelik testi yapıyor.. anlamıyor bişey sonra kızla ilişkiye giriyor... sonra hergece girmeye başlıyor.. Bu orospu çocuğu sonra bakıyor ki oğluda büyümüş, dışarda elalemden hastalık kapmasın tanıdık bildik olsun diye kendi kızıyla ilişkiye zorluyor.. kızıyla oğlunu ilişkideyken sürekli izleyip onlara yol yordam gösteriyor... Ceza kanununu falan bilemicem o dal kendi kızına kalkıyosa keseceksin atacaksın.. fantezine sokarım lan senin dingil!
çok sinirlendim küfürler için kusura bakmayın....
Bak porno olarak Hentai izle.. Yani arkadaşına söyle izlesin.. Benim bir arkadaşım da pornodaki bu şapşallıklardan rahatsız olduğundan Hentai nin iyi olduğuna karar verdi, çünkü filmin sonuna rahatlıkla "Gerçek bir insana zarar verilmemiştir" yazılabilir..
YanıtlaSilİtiraf ediyorum bu yorumu sadece böyle yazılsa ne zekice olur düşüncemi paylaşmak için yazdım.. Yoksa ağır konu lan.. Çok da mide bulandırıcı..
Hentai üzerine iki yorum peşpeşe yazdım.. Bu PMS felaket bişiy, tanınmayacak kadar değişiyorum :) Kurtadam gibi..
pucca,
YanıtlaSilsana her şey serbest:) varlığın yeter senin :)
talisman,
arkadaşlar dediler ki, threesome gibisi yokmuş.