3 Kasım 2007 Cumartesi

Şaşaşu'nun kadın kollektivizmi/dayanışması üzerine yazdıklarının bende derhal yarattığı çağrışım Schopenhauer'den okumuş olduğum bir pasaj oldu; aşağıya çiziktireyim dedim:

"Erkekler arasındaki doğal hissiyat, safi kayıtsızlıktır (aldırmazlıktır), buna mukabil kadınlar arasında bu, gerçek düşmanlık yahut husumettir. Bunun nedeni erkekler arasında odium figulinumun (mesleki kıskançlık yahut husumet) günlük iş ve ilişkilerle sınırlı olması (onların özel ilgi ve çıkar birliğinin ötesine geçmemesi), fakat kadınlar arasında bütün cinsi kucaklamasıdır, çünkü onların tek bir işi vardır. Hatta sokakta karşılaştıklarında birbirlerine sanki Guelphler (papa yanlıları) ve Ghibellinler (papa karşıtı aristokrat partisi) gibi bakarlar. Ve iki kadının tanışırken birbirlerine, iki erkeğin benzer bir durumda göstereceğinden daha büyük bir ihtiyat ve riyakarlıkla davranmaları bilinen bir husustur. Bu yüzdendir ki, iki kadın arasında iltifat ve takdir ifadelerinin değiş-tokuşu iki erkek arasındakinden çok daha gülünçtür. Ayrıca bir erkek kural olarak başkalarına, hatta kendisinden aşağı olanlara bile, belli bir saygı ve insancıllıkla hitap ederken, yüksek tabakadan bir hanımın kendisinden daha aşağı konumda olan birisine (sözünü ettiğim onun hizmetinde olan birisi değil) hitap ederken, genellikle takındığı kibir ve istikrah tek kelimeyle tahammül edilmezdir. Bunun sebebi, muhtemelen kadınlar arasındaki sınıf yahut tabaka farklılıklarının erkekler arasında olduğundan daha güvenliksiz, daha belirsiz olmasıdır; erkeklerin durumunda hesaba katılması veya değerlendirilme konusu yapılması gereken yüzlerce şey varken, kadınlar için bunun her zaman tek bir şeyden, erkeklerin teveccühünü kazanmaktan ibaret olmasıdır. (...) İşlerinin tek yanlı doğası nedeniyle erkeklere göre kadınların kendi aralarında daha yakın bir ilişki içinde bulunmalarını ve sınıf yahut tabaka farklılıklarını bu sebepten ötürü daha belirgin ve göze çarpar hale getirmeye çalışmalarını da sıralayabiliriz."


kadınlara karşı/karşıt/düşman değilim.
aksine onlar beni mutlu ediyor.

bununla beraber, bir alttaki yazının başlığı gibi, ben herkesten nefret ediyorum. Including me.
İçimden gelen bir kadın-erkek eşitliği hikayesi bu.

10 yorum:

  1. -kisa bir öksürme krizi geciriyor-

    U know what? The only thing this guy needed was a good f***.
    [Schopenhauer'i kastediyorum]

    :)

    YanıtlaSil
  2. Oldukça iyi bir tespit Schopenhauer'ın ki..
    Varlığın özünde dişi avcıdır, iç güdüleri beden ve beyin düzeni de buna göredir. Ama insan varlığı ile erkek baskın toplumlarda erkek avcı rolünü üstlenmiştir.. E kadınlar da bu içgüdülerini daha "soyut" bir platforma çekmek ve performanslarını bu platformda sergilemek zorunda kalmışlar...

    YanıtlaSil
  3. Şaşaşu, arkadaşın bir problemi olduğu kesin. Sözünü ettiğin tedavi yöntemini denemediyse, yazık etmiş kendisine.


    Sindar, aynı amca bir başka yerde " tabiat aslanı pençelerle, timsahı dişlerle, kuşları kanatlarla donatırken, kadınlara da amaçlarına ulaşmak için riyakarlık silahını vermiştir" gibi bir şeyler geveler.

    Bu açıdan bakarsak erkek de kendini beğenmiş bir salaktır, hep aynı oyuna düşüp kandığı için...

    ...alas...

    YanıtlaSil
  4. kadınlar öldükleri zaman, ilk önce çeneleri düşüyormuş, çürüme başlangıcı babında...bunu bana söyleyen teyzeye "nereden biliyorsunuz, siz oradamıydınız?" diye sormak istedim, ama sormadım...
    bu da böyle bir bilgi işte...

    YanıtlaSil
  5. ve Schopenhauer amcanın kadınlar tarafından, bir kuyruk acısı olduğunu düşünüyorum...hayır düşünmüyorum, biliyorum...

    YanıtlaSil
  6. Gazali, "El munkizu min ad dalal" isimli aforizma babındaki 80-90 sayfalık eserinde (neler de okurmuş, gel bir yanak ver bana oğuzcuk) şöyle der:

    "inanların en büyük yanılgısı, iyi ve doğru bir adamın söylediği yanlışı sırf o adam iyi ve doğru diye güzel, kötü ve fena bir adamın söylediği doğruyu da sırf onu söyleyen kötü ve fena olduğu için yanlış olarak düşünmektir."

    (kitabın türkçe anlamı "gafletten uyanış" )

    YanıtlaSil
  7. bi yanılgıya düştüğümü sanmıyorum şahsen...(bunu ima ediyorsan eğer)

    ne zaman Schopenhauer ve Nietzsche okusam onların kişiliklerine bürünüyorum, her ne kadar erkek olsalarda, son zamanlarda okumayı reddediyorum bu yüzden, mutlu olmak adına...sende okuma...tavsiyemdir...:)

    YanıtlaSil
  8. sen çikolata ve birayı bırakırsan ben de söz schopi'yi terkedeceğim:-)

    YanıtlaSil
  9. çikolatayı bırakırım ama birayı asla...içinde folik asit var...
    sen neyi bırakcan bu durumda?

    YanıtlaSil
  10. ben de fifa 2007'yi bırakırım... söz.

    YanıtlaSil

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!