21 Ekim 2007 Pazar

Blood will follow Blood...

*** Şu an, tam şimdi, salonumun baktığı iki caddenin keşiştiği dört yol ağzında otomobil ve motorsikletlerini cart diye durduran 9-10 kişilik bir grup trafiği kesip ellerindeki bir Türk bayrağıyla tek sıraya geçtiler,ardından aralarına aldıkları bayrakla çevreye poz vererek yüksek sesle istiklal marşı okumaya başladılar. Gürültüyü duyan insanlar benim gibi pencereye koştular, bir kaç saniye bakıp içeri girdiler sonra... Marşın ardından iyice zıvanadan çıkmış "Hepimiz Türküz, Hepimiz Mehmetiz" sloganı başladı, ve sanırım artık uzaklaşan motorsiklet seslerini işlerini bitirip uzaklaştıkları şeklinde anlayabilirim.

Hakim güç, toplumu oluşturan asli unsur, baskın otorite bu ifadeyi kullandığında kışkırtıcı hale gelen bir söylem oluveriyor "Hepimiz ....." Dayatmacılık var içinde, baskı var,tek tip olup çeşitliliğe izin vermemek var, tipik "ya benimlesin ya da karşımdasın" anlayışı bu. 1980'lerde Todor Jivkov'un türklerin isimlerini değiştirmeye kadar gider asimilasyonu, 1990'ların ortalarına kadar süren Yunanistan'ın Batı Trakya'daki türklerin "Türk değil, müslüman Yunanlılar" oldukları tezi/iddiası, senelerdir Doğu Türkistan'daki Uygurların zorla çinlileştirilmeye çalışılması hep bu bağlamda "hepiniz X'siniz" ifadesinin türevleri. Güçlü olan bunu söylüyorsa, "Ne Mutlu Türküm Diyene" deyişindeki milliyetçiliğin üst sınırlarını zorlayan ifade ve duygu geride bırakılmış, artık faşizme kapı ardına kadar açılmış demektir. Merak etmeyin, kendisini davet edenleri kırmaz o, gelir. Tek sorun "git" denilince söz dinlememesi.

Bu defa tersten bakalım: Hakim unsur, bu sözü ezilen/ezildiğini düşündüğü bir azınlığa veya tehlike içinde olduğunu öngördüğü bir harici kitle için haykırıyorsa, bu defa da asil ve yürekli bir tutum halini alıyor bu: Solingen'de diri diri yakılan beş türkün ardından Almanların "Hepimiz Türküz" slogan attıklarını duymuşsunuzdur, Bu ülkede İsrail karşıtı "hepimiz Filistinliyiz" (üstelik bunu solcular yaptı) ve A.B.D. karşıtı "hepimiz Iraklıyız" sloganlı gösteriler, yürüyüşler yapıldı. Kyoto Anlaşması'nın imzalanması için "Hepimiz Kutup ayısıyız, pengueniz" diye haykırıldığı da oldu.

Türk'ün "Hepimiz Türküz" demesi kadar anlamsız ne olabilir? Bu söylem mutahabına "senin acını paylaşıyorum, sana reva görülen bu muamelede yanındayım, kendimi seninle özdeşleştirip destek veriyorum sana" mesajını vermek için! Türk askerinin acısını zaten Türk milleti çekecek, bu milletin insanlarına siz Türk müsünüz abi, neden üzülüyorsunuz?" diye sorulmuyor ki?

Geçtiğimiz günlerde bir kürt köyüne sılahlı saldırı oldu ve içlerinde bir çocuğun da bulunduğu köylerine su kanalı yapılması için çalışan 12 sivil öldürüldü. Bu olayın ardından ortalarda "ülkenin bölünmez bütünlüğü, vatanseverlik" geyiklerini ağızlarında geveleyenler eğer "hepimiz Kürdüz" diyebilselerdi, bu sloganı atabilecek özgüven, cesaret, insani duygular içlerinde olsaydı, samimiyetleri düşünülebilirdi. Ama o katliama "işe bak, Kürt kürdü si*kiyor" diye hoşlanmışçasına içten gülenler, şimdi yol kesip trafiği durdurup istiklal marşı okuyor. ("PKK yaptı" diyen resmi ağıza inat, o olayın bir kontr-gerilla faaliyeti olduğuna da kalıbımı basarım.)

Bu arada olan, gencecik fidanlara oluyor, annelere oluyor, babalara oluyor, eşlere, çocuklarına oluyor... 30 yaşında askere giden bendeniz, halkım insanına daha çocukluktan kurtulamamış 19-20 yaşlarında askerlik yaptıran, ellerine silah tutuşturduktan sonra "ya vur ya vurul" diye cepeheye gönderen, kendileri de orduevinde keyfedip lojmanında huzur içinde uyuyan üniformalı amcalara buradan selamlara gönderiyorum.


*** Referandum sonuçlandı; "bu ülkede %70 sağcı, %30 solcu vardır" önermesi çok eğlenceli bir şekilde yineledi kendisini, %70 Evet demiş, %30 ise Hayır. (Bu cümle evet diyenlerin sağcı, hayır diyenlerin solcu olduğu anlamına gelmiyor, ama...)


*** Federasyon Beşiktaş'tan geçen seneki iyiliklerinin karşılığını faiziyle alıyor. Bu çok ayıp. (Anneciğime göre bütün spor camiası Ertuğrul Sağlam'ın yakışıklılığını kıskanıyormuş.)

p.s. 1- Metallica Ankara Merkez Orduevi'nde okey oynayan generaller için söylüyor;

Soldier boy, made of clay
now an empty shell
twenty one, only son
but he served us well
Bred to kill, not to care
just do as we say
finished here, Greeting Death
he's yours to take away

Back to the front
you will do what I say, when I say
Back to the front
you will die when I say, you must die
Back to the front
you coward
you servant
you blindman



p.s. 2- Biricik takımımın uğradığı onca haksızlığa karşı, Aziz Yıldırım Bağdat Caddesinde "Hepimiz Beşiktaşlıyız" diye yürümediği müddetçe, bu ülke insanın hiç bir kitlesel faaliyetine inanmamayı sürdüreceğim... Penguen filan değil onlar, eğlenmeye gitmişler sadece... Tuzu kurular sizi gidi...

2 yorum:

  1. sizin bi kupa vardı, hastane odalarını ziyaret eden. o sırada kitlesel eylemlere inanıyormuydun sen ?
    teskere, kuzey ırak, pkk, terör, genç fidanlar... konusu benim gayriciddiliğim ile bağdaşmaz ama kitlesel eylemlere entresan bir örnekte facebokk ta yaşanıyor: "teröre karşı siyah kurdela". millet bu kurdelayı birbirine yolluyor, onlarda profillerine iliştiriyorlar. böylece terörü lanetliyorlar.komando birliklerinde görev yapan erlerin facebooktaki bu duyarlı eylemden ne kadar mutlu olacaklarını, askerlik görevimi yaptığım doğuda naçizane bir komando timini sağ salim annelerine kavuşturmuş olan ben çok iyi bilirim.
    hani dereyatağı, vadi, mağara, mayınlı bölge, hava koşulları gibi kavramların ne olduğunu bilmesem bende kalabalık grupların arasına karışıp "hükümet şaşırma sabrımızı taşırma" şeklinde toplumla beraber bir vicdan masturbasyonuna eşlik edebilirdim.

    kontgerilla :
    uzun zaman önce (seninde bir zamanlar dahil olduğun bir sitede) yazmış olduğum yazıda dediğim gibi :".....Çünkü kadın erkek ilişkilerinde ve siyasette doğal seleksiyon kaçınılmazdır. Ve sizden daha büyük balık mutlaka vardır. O an için sizden irisi yoksa şartları sizi küçültmek üzerine tesis ederler."

    YanıtlaSil
  2. Hastane odalarını ziyaret eden kupa konusunda sayın tüp gazcı ve onun hamisini destekleyecek bir yorum yapmayacağım. (Sonuçta o kupa döndü dolaştı, ait olduğu yere geldi, inönü stadındaki bjk müzesine)

    Şu iki seçenekten birini kabul etmek zorundayız:
    a) Asker terörü bitirmek istemiyor.
    b) Asker terörü bitiremiyor.


    İlkinde bir kasıt ve hainlik,
    İkincisinde zaafiyet ve yetersizlik var.

    Muhalefet; terörden pek memnun. Kandan nemalanmak her zaman pek karlı olmuştur.

    Avrupa mutlu, bizi üyelikten men etmek için somut bir şey geçiyor ellerine.

    Silah üreticileri ve bunların abileri olan ülkeler neşeli bir sessizlik içinde.

    PKK lay lay lom.

    sadece hükümet ve ABD mutsuz.

    Bir de F.Terim bundan fayda sağlıyor işte.
    (Bayrak satıcılarını da unutmamak lazım)

    YanıtlaSil

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!