Ba'de harab-el Basra dermiş eskiler, Basra harap olduktan sonra diye çevriliyor...
İş işten geçtikten sonra ne yaparsan yap, boş anlamında...
Bugün 29 Ekim 2007...
Genç Demirbank mutlu hayatlar diler...
Slipknot gelsin çalsın, iki bölümlük şarkılarını.
1.
2.
Artık 16 Ekim'de karaladığım yazının başlığı "wasting... wasting... wasted..." olarak değişebilir...
29 Ekim 2007 Pazartesi
25 Ekim 2007 Perşembe
Özet:
O'na yaptıklarım için kendimden nefret ediyorum.
O'nun bunca şeyden sonra hala bana iyi davranması öfkemi misliyle arttırıyor.
Öfke, nefret ve bunların yarattığı şiddete meyil, kendimden yön değiştirip ona dönüyor.
Sonra gene kötü davranmaya başlayıp, daha da kırıcı ve incitici oluyorum.
Ve gene nefret ediyorum kendimden.
O bana buna rağmen ne kadar üzülse de, iyi ve tatlı duruşunu sürdürüyor.
Yazının bundan sonrası vesaire, vesaire, vesaire şeklinde gidebilir.
O'na yaptıklarım için kendimden nefret ediyorum.
O'nun bunca şeyden sonra hala bana iyi davranması öfkemi misliyle arttırıyor.
Öfke, nefret ve bunların yarattığı şiddete meyil, kendimden yön değiştirip ona dönüyor.
Sonra gene kötü davranmaya başlayıp, daha da kırıcı ve incitici oluyorum.
Ve gene nefret ediyorum kendimden.
O bana buna rağmen ne kadar üzülse de, iyi ve tatlı duruşunu sürdürüyor.
Yazının bundan sonrası vesaire, vesaire, vesaire şeklinde gidebilir.
22 Ekim 2007 Pazartesi
21 Ekim 2007 Pazar
Blood will follow Blood...
*** Şu an, tam şimdi, salonumun baktığı iki caddenin keşiştiği dört yol ağzında otomobil ve motorsikletlerini cart diye durduran 9-10 kişilik bir grup trafiği kesip ellerindeki bir Türk bayrağıyla tek sıraya geçtiler,ardından aralarına aldıkları bayrakla çevreye poz vererek yüksek sesle istiklal marşı okumaya başladılar. Gürültüyü duyan insanlar benim gibi pencereye koştular, bir kaç saniye bakıp içeri girdiler sonra... Marşın ardından iyice zıvanadan çıkmış "Hepimiz Türküz, Hepimiz Mehmetiz" sloganı başladı, ve sanırım artık uzaklaşan motorsiklet seslerini işlerini bitirip uzaklaştıkları şeklinde anlayabilirim.
Hakim güç, toplumu oluşturan asli unsur, baskın otorite bu ifadeyi kullandığında kışkırtıcı hale gelen bir söylem oluveriyor "Hepimiz ....." Dayatmacılık var içinde, baskı var,tek tip olup çeşitliliğe izin vermemek var, tipik "ya benimlesin ya da karşımdasın" anlayışı bu. 1980'lerde Todor Jivkov'un türklerin isimlerini değiştirmeye kadar gider asimilasyonu, 1990'ların ortalarına kadar süren Yunanistan'ın Batı Trakya'daki türklerin "Türk değil, müslüman Yunanlılar" oldukları tezi/iddiası, senelerdir Doğu Türkistan'daki Uygurların zorla çinlileştirilmeye çalışılması hep bu bağlamda "hepiniz X'siniz" ifadesinin türevleri. Güçlü olan bunu söylüyorsa, "Ne Mutlu Türküm Diyene" deyişindeki milliyetçiliğin üst sınırlarını zorlayan ifade ve duygu geride bırakılmış, artık faşizme kapı ardına kadar açılmış demektir. Merak etmeyin, kendisini davet edenleri kırmaz o, gelir. Tek sorun "git" denilince söz dinlememesi.
Bu defa tersten bakalım: Hakim unsur, bu sözü ezilen/ezildiğini düşündüğü bir azınlığa veya tehlike içinde olduğunu öngördüğü bir harici kitle için haykırıyorsa, bu defa da asil ve yürekli bir tutum halini alıyor bu: Solingen'de diri diri yakılan beş türkün ardından Almanların "Hepimiz Türküz" slogan attıklarını duymuşsunuzdur, Bu ülkede İsrail karşıtı "hepimiz Filistinliyiz" (üstelik bunu solcular yaptı) ve A.B.D. karşıtı "hepimiz Iraklıyız" sloganlı gösteriler, yürüyüşler yapıldı. Kyoto Anlaşması'nın imzalanması için "Hepimiz Kutup ayısıyız, pengueniz" diye haykırıldığı da oldu.
Türk'ün "Hepimiz Türküz" demesi kadar anlamsız ne olabilir? Bu söylem mutahabına "senin acını paylaşıyorum, sana reva görülen bu muamelede yanındayım, kendimi seninle özdeşleştirip destek veriyorum sana" mesajını vermek için! Türk askerinin acısını zaten Türk milleti çekecek, bu milletin insanlarına siz Türk müsünüz abi, neden üzülüyorsunuz?" diye sorulmuyor ki?
Geçtiğimiz günlerde bir kürt köyüne sılahlı saldırı oldu ve içlerinde bir çocuğun da bulunduğu köylerine su kanalı yapılması için çalışan 12 sivil öldürüldü. Bu olayın ardından ortalarda "ülkenin bölünmez bütünlüğü, vatanseverlik" geyiklerini ağızlarında geveleyenler eğer "hepimiz Kürdüz" diyebilselerdi, bu sloganı atabilecek özgüven, cesaret, insani duygular içlerinde olsaydı, samimiyetleri düşünülebilirdi. Ama o katliama "işe bak, Kürt kürdü si*kiyor" diye hoşlanmışçasına içten gülenler, şimdi yol kesip trafiği durdurup istiklal marşı okuyor. ("PKK yaptı" diyen resmi ağıza inat, o olayın bir kontr-gerilla faaliyeti olduğuna da kalıbımı basarım.)
Bu arada olan, gencecik fidanlara oluyor, annelere oluyor, babalara oluyor, eşlere, çocuklarına oluyor... 30 yaşında askere giden bendeniz, halkım insanına daha çocukluktan kurtulamamış 19-20 yaşlarında askerlik yaptıran, ellerine silah tutuşturduktan sonra "ya vur ya vurul" diye cepeheye gönderen, kendileri de orduevinde keyfedip lojmanında huzur içinde uyuyan üniformalı amcalara buradan selamlara gönderiyorum.
*** Referandum sonuçlandı; "bu ülkede %70 sağcı, %30 solcu vardır" önermesi çok eğlenceli bir şekilde yineledi kendisini, %70 Evet demiş, %30 ise Hayır. (Bu cümle evet diyenlerin sağcı, hayır diyenlerin solcu olduğu anlamına gelmiyor, ama...)
*** Federasyon Beşiktaş'tan geçen seneki iyiliklerinin karşılığını faiziyle alıyor. Bu çok ayıp. (Anneciğime göre bütün spor camiası Ertuğrul Sağlam'ın yakışıklılığını kıskanıyormuş.)
p.s. 1- Metallica Ankara Merkez Orduevi'nde okey oynayan generaller için söylüyor;
Soldier boy, made of clay
now an empty shell
twenty one, only son
but he served us well
Bred to kill, not to care
just do as we say
finished here, Greeting Death
he's yours to take away
Back to the front
you will do what I say, when I say
Back to the front
you will die when I say, you must die
Back to the front
you coward
you servant
you blindman
p.s. 2- Biricik takımımın uğradığı onca haksızlığa karşı, Aziz Yıldırım Bağdat Caddesinde "Hepimiz Beşiktaşlıyız" diye yürümediği müddetçe, bu ülke insanın hiç bir kitlesel faaliyetine inanmamayı sürdüreceğim... Penguen filan değil onlar, eğlenmeye gitmişler sadece... Tuzu kurular sizi gidi...
Hakim güç, toplumu oluşturan asli unsur, baskın otorite bu ifadeyi kullandığında kışkırtıcı hale gelen bir söylem oluveriyor "Hepimiz ....." Dayatmacılık var içinde, baskı var,tek tip olup çeşitliliğe izin vermemek var, tipik "ya benimlesin ya da karşımdasın" anlayışı bu. 1980'lerde Todor Jivkov'un türklerin isimlerini değiştirmeye kadar gider asimilasyonu, 1990'ların ortalarına kadar süren Yunanistan'ın Batı Trakya'daki türklerin "Türk değil, müslüman Yunanlılar" oldukları tezi/iddiası, senelerdir Doğu Türkistan'daki Uygurların zorla çinlileştirilmeye çalışılması hep bu bağlamda "hepiniz X'siniz" ifadesinin türevleri. Güçlü olan bunu söylüyorsa, "Ne Mutlu Türküm Diyene" deyişindeki milliyetçiliğin üst sınırlarını zorlayan ifade ve duygu geride bırakılmış, artık faşizme kapı ardına kadar açılmış demektir. Merak etmeyin, kendisini davet edenleri kırmaz o, gelir. Tek sorun "git" denilince söz dinlememesi.
Bu defa tersten bakalım: Hakim unsur, bu sözü ezilen/ezildiğini düşündüğü bir azınlığa veya tehlike içinde olduğunu öngördüğü bir harici kitle için haykırıyorsa, bu defa da asil ve yürekli bir tutum halini alıyor bu: Solingen'de diri diri yakılan beş türkün ardından Almanların "Hepimiz Türküz" slogan attıklarını duymuşsunuzdur, Bu ülkede İsrail karşıtı "hepimiz Filistinliyiz" (üstelik bunu solcular yaptı) ve A.B.D. karşıtı "hepimiz Iraklıyız" sloganlı gösteriler, yürüyüşler yapıldı. Kyoto Anlaşması'nın imzalanması için "Hepimiz Kutup ayısıyız, pengueniz" diye haykırıldığı da oldu.
Türk'ün "Hepimiz Türküz" demesi kadar anlamsız ne olabilir? Bu söylem mutahabına "senin acını paylaşıyorum, sana reva görülen bu muamelede yanındayım, kendimi seninle özdeşleştirip destek veriyorum sana" mesajını vermek için! Türk askerinin acısını zaten Türk milleti çekecek, bu milletin insanlarına siz Türk müsünüz abi, neden üzülüyorsunuz?" diye sorulmuyor ki?
Geçtiğimiz günlerde bir kürt köyüne sılahlı saldırı oldu ve içlerinde bir çocuğun da bulunduğu köylerine su kanalı yapılması için çalışan 12 sivil öldürüldü. Bu olayın ardından ortalarda "ülkenin bölünmez bütünlüğü, vatanseverlik" geyiklerini ağızlarında geveleyenler eğer "hepimiz Kürdüz" diyebilselerdi, bu sloganı atabilecek özgüven, cesaret, insani duygular içlerinde olsaydı, samimiyetleri düşünülebilirdi. Ama o katliama "işe bak, Kürt kürdü si*kiyor" diye hoşlanmışçasına içten gülenler, şimdi yol kesip trafiği durdurup istiklal marşı okuyor. ("PKK yaptı" diyen resmi ağıza inat, o olayın bir kontr-gerilla faaliyeti olduğuna da kalıbımı basarım.)
Bu arada olan, gencecik fidanlara oluyor, annelere oluyor, babalara oluyor, eşlere, çocuklarına oluyor... 30 yaşında askere giden bendeniz, halkım insanına daha çocukluktan kurtulamamış 19-20 yaşlarında askerlik yaptıran, ellerine silah tutuşturduktan sonra "ya vur ya vurul" diye cepeheye gönderen, kendileri de orduevinde keyfedip lojmanında huzur içinde uyuyan üniformalı amcalara buradan selamlara gönderiyorum.
*** Referandum sonuçlandı; "bu ülkede %70 sağcı, %30 solcu vardır" önermesi çok eğlenceli bir şekilde yineledi kendisini, %70 Evet demiş, %30 ise Hayır. (Bu cümle evet diyenlerin sağcı, hayır diyenlerin solcu olduğu anlamına gelmiyor, ama...)
*** Federasyon Beşiktaş'tan geçen seneki iyiliklerinin karşılığını faiziyle alıyor. Bu çok ayıp. (Anneciğime göre bütün spor camiası Ertuğrul Sağlam'ın yakışıklılığını kıskanıyormuş.)
p.s. 1- Metallica Ankara Merkez Orduevi'nde okey oynayan generaller için söylüyor;
Soldier boy, made of clay
now an empty shell
twenty one, only son
but he served us well
Bred to kill, not to care
just do as we say
finished here, Greeting Death
he's yours to take away
Back to the front
you will do what I say, when I say
Back to the front
you will die when I say, you must die
Back to the front
you coward
you servant
you blindman
p.s. 2- Biricik takımımın uğradığı onca haksızlığa karşı, Aziz Yıldırım Bağdat Caddesinde "Hepimiz Beşiktaşlıyız" diye yürümediği müddetçe, bu ülke insanın hiç bir kitlesel faaliyetine inanmamayı sürdüreceğim... Penguen filan değil onlar, eğlenmeye gitmişler sadece... Tuzu kurular sizi gidi...
16 Ekim 2007 Salı
wasting... wasting... wasted...

1- Kimseye kötü davranma.
2- Kötü davransan bile, ziyan etme.
3- Ziyan etsen bile gözlerinin içine bakıp sadistçe bir neşeden kaynaklanan gülümsemeyle "Here comes the pain, you're not different from rest / Victim is your name in my vicious wasteland" şarkısını söyleme.
4- Hadi utanmadan bu boku da yedin diyelim, bari onu düşünüp Slipknot'tan "She's the only one makes me sad" sözlerini dinlerken geri vokal yapma.
5- Git Kreutzer Sonatı'nı * bir daha oku; ardından ya bir manastıra kapan, ya da bu hayat denilen işkenceye son ver.
6- Annenin "sen çocukken İsviçre'den sana getirilen oyuncakları taşla vurup kırıyordun" sözünü pişkince gülümseyerek değil, artık ciddi bir psikolojik desteğe ihtiyacın olduğu gerçeğinden hareketle bugüne adapte et, çevrendekilerle nasıl oynadığını, sonra sıkılınca veya hevesini aldığında buruşturup çöpe attığını gör, utan kendinden.
7- Birilerinin seni adam etmesini bekleme. Kimse bu güce malik değil, bir başkası senin psikopati sınırlarını zorlayan kişilik bozukluğunu yenebilecek düzeyde değil bu hayatta, psikolog sevgilisini terapiye muhtaç hale getiren birine kendisinden başka kimse yardım edemez. Profesyonel destekle işe başla, gerisini kendin halledeceksin. Halletmelisin.
8- Önce kendini aşağılayıp, benliğine eziyet edip, ardından kendinle kıyasladığın "ötekileri" kendinden de aşağı görmeyi ve böylece kibrinin savunma mekanizmasını geliştirmeyi bırak artık. "Ama ben sefilsem, -ki sefilim, onlar benden bin kat daha sefil" demeyi bırak, bu yaklaşımın önce kendini, sonra seni sevmeye çalışan o "sefilleri" yok ediyor.
9- Mutlu olamıyorsan da, mutsuz etmeye çalışma.
10- Ya geber sürekli ağzında gevelediğin gibi, ya da artık bir yerden başla...
15 Ekim 2007 Pazartesi
Vücudunuzun her hangi bir yerine yapıştırdığınız yara bandını nasıl çıkartırsınız işi bittiğinde?
Ani ve tek çekişte mi? Yavaşça ve bekleyerek mi?
Kısa ve acısız olsun isterdim, ama madem canımın yanacağı kesin, yoğun da olsa çabucak bitsin diye düşünmüştüm.
O illa ki yavaş ve uzun uzun, doyasıya canı/canım yansın istedi.
Fonda Iron Maiden çalıyor "Be quick or be dead"
Canım(-ız) acıyor...
Sakalım yok ki sözüm dinlensin...
How much can I take of this pain...
Ani ve tek çekişte mi? Yavaşça ve bekleyerek mi?
Kısa ve acısız olsun isterdim, ama madem canımın yanacağı kesin, yoğun da olsa çabucak bitsin diye düşünmüştüm.
O illa ki yavaş ve uzun uzun, doyasıya canı/canım yansın istedi.
Fonda Iron Maiden çalıyor "Be quick or be dead"
Canım(-ız) acıyor...
Sakalım yok ki sözüm dinlensin...
How much can I take of this pain...
9 Ekim 2007 Salı
5 Ekim 2007 Cuma
Geldiler.
[This is for a specific person - this song is to her, to the lady who leaves me behind like a bulk of shit, such as a merciless revenge according to my sins... Frankly, such punishment is well and justly deserved... But it hurts... really...]
Once I dreamed that love would come and sweep me up away
Now it seems life's passed me by, I'm still alone today
Here come the tears
Looks like it'll always be the same
No one here to comfort me
Here come the tears
All alone, no one cares.
So much to give to you all out there.
Take me now, in your arms.
Let me rest, safe from harm.
Ohhh.... I want to be loved...
I need to be loved...
Won't somebody love me....
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here come the tears...
Here come the tears...
Here come the tears...
Here come the tears...
Here come the tears, ohhh
Here come the tears, ohhh
Here come the tears
(Judas Priest, Here Come the Tears, 1977)
Once I dreamed that love would come and sweep me up away
Now it seems life's passed me by, I'm still alone today
Here come the tears
Looks like it'll always be the same
No one here to comfort me
Here come the tears
All alone, no one cares.
So much to give to you all out there.
Take me now, in your arms.
Let me rest, safe from harm.
Ohhh.... I want to be loved...
I need to be loved...
Won't somebody love me....
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here they come, here come the tears...
Here come the tears...
Here come the tears...
Here come the tears...
Here come the tears...
Here come the tears, ohhh
Here come the tears, ohhh
Here come the tears
(Judas Priest, Here Come the Tears, 1977)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

