1 Nisan 2007 Pazar

Yaşam, Bana Neden Verildin Sen?


Depresyonda olduğumu söyledi biri…

Endişeye mahal yok, katatonik şizofrenler gibi değilim henüz… ama yolu yarıladım sanırım…
Son bir iki haftadır ruh gibiyim, ama geçtiğimiz hafta sonundan bugüne, tahammül edilemez bir the return of the living dead moduna girdim, bırakın keyifli şeyleri, gerekli ve elzem, söz verilmiş ve yapılması beklenilenler dahil olmak üzere, elim hiçbir şeye gitmiyor… Bir ceset misali oturuyorum bir yere ve ne kalkıp mutfaktan çikolata alasım geliyor, ne idrar torbamın şikayetlerine kulak veriyorum, ne de çorap aramak için kalkıyorum üşüyen ayaklarıma… Sokağa çıkmıyorum, sinemaya gitmiyorum, kitap okumuyorum… Üç ders için hazırlamam gereken ödevlerim var, her biri sunum yapılacak… ben de tık yok… E.’nin istediği bazı veriler var, geçen haftasonu kendisine yazıp maille göndereceğimi söylediğim, yarım saatlik bir iş, ama bende hayat yok… Günler evvel tuvaletin sifon düğmesi bozuldu, evin elli metre ötesinde tesisatçı sinek avlıyor, ben de ustaya gidip eve çağırmaya mecal yok… İşyerimde yapmam gereken şeyler var, ama içimde istek yok… Yürümek en sevdiğim aktiviteydi güya, şimdi ise burnumu karıştırmaya bile üşeniyorum… Dişlerimi fırçalamayı bile bire indirdim…

İyi değilim…

2 yorum:

  1. ...Ama diş fırçalamak gerekli bir eylem hele ki nahoş ruh hali nedeni ile daha yoğun bir sigara tüketimine geçilmişse.

    Resim de değişmiş bu arada.

    YanıtlaSil
  2. Katılıyorum... Sarı dişleri arasında sürekli sigara dumanı dolaşan sefil bir adam işte, resmi de değiştirmiş...

    YanıtlaSil

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!