30 Nisan 2007 Pazartesi

Testament çalıyor fonda, "Practice What You Preach"

Abarttım...

İyice kontrolden çıkmış haldeyim.

Ne zevk alıyorum, nasıl bir tatmin buluyorum, bunu çözümlemek benim harcım değil... Başkasının da saçma sapan yorumlarına kulak asmıyorum/asmam da zaten...

Ama bu gidiş anlamsız bir hale dönüştü...

Bir masaya kurulmuşum sanki, arkamda asılı "HER SORUYA CEVAP VERİLİR" yazılı bir levhanın gölgesine kurulup bacak bacak atmış, sıra sıra olmuş insanlara öğütler, akıllar, fikirler dağıtıyorum, aydınlatıyorum onları, uyarıyorum, takdir ediyorum, korkutuyorum, gözlerindeki perdeyi indiriyorum, teselli veriyorum, yönetiyorum, teskin ediyorum, moral veriyorum, gaza getiriyorum, sonra frene bastırıyorum, ve saire ve saire...

Ben kimin, neyim, ne kadar akıllı, ne derece mantıklı... ve nasıl bu derece cüretkar olabiliyorum...

İçim karanlık, ufkum dar, hayatım tekdüze... herşeye ve herkese dair ümidi yerin yedi kat dibinde, insanlardan kopuk/uzak sefil biriyim sonuçta. Yok oluyorum gün be gün, tükeniyorum, mutsuzum, bu varlığın elinden yokluk bulaşıyor, ilişiyor içime... Bir yandan da siyah-beyaz gördüğüm bu dünyada, bana gerek bir şeyler soran, gerekse benim durumdan vazife çıkartıp bir şeyler söylediğim herkese renkleri anlatıyorum, alacalı, onları spektrumun neresinde olduklarına dair ikna ediyorum, onu diyorum, bunu söylüyorum, şundan bahsediyorum, ve mutlaka ama mutlaka bir şeyler söyleme hakkını, gücünü, yetkisini, cesaretini buluyorum kendimde...

Halbuki... "Benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız" hadisine benzer bir ifade kuracak olursam, benim yaptıklarımı bilseydiniz, yapmayı düşündüklerimi öğrenseydiniz, yapmak istediklerimden haberdar olsaydınız, inanın az yaklaşır çok kaçardınız demek istiyorum...

Bilseydiniz tabii... Bilselerdi...


34-Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.
35- İyi insan, içindeki iyilik hazinesinden iyilik, kötü insan ise içindeki kötülük hazinesinden kötülük çıkarır.
36- Size şunu söyleyeyim, insanlar, söyleyecekleri her boş söz için yargı gününde hesap verecekler.
37- Kendi sözlerinizle aklanacak, yine kendi sözlerinizle suçlu çıkarılacaksınız.
(Matta, 12. Bölüm'den)


43-İyi ağaç kötü meyve vermez. Kötü ağaç da iyi meyve vermez.
44- Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.
45- İyi insan, yüreğindeki iyilik hazinesinden iyilik, kötü insan ise içindeki kötülük hazinesinden kötülük çıkarır. İnsanın ağzı, yüreğinden taşanı söyler.
(Luka, 6. Bölüm'den)


Eşi bulunmaz bir riyakarım... Uzak durulası...

Bu noktada ne halde olduğumu göremeyen insanlar varsa, İyi bakın derim, daha daha dikkatli...

Çünkü karanlık bir ışıkla aydınlanamaz kimse...

28 Nisan 2007 Cumartesi

GEORGE ORWELL'IN 1984'ÜNDE "İKTİDAR ARAÇ DEĞİL, AMAÇTIR" DİYE BUYURMUŞTU O'BRIEN...

Uykusuzluğun huzuru içinde, bir yanımda bira, diğer yanımda milka ile Avy Scott'un mesleğini icra etmedeki üstün yeteneğini temaşa ederken, az evvel E. geldi ve kulağıma bir haber fısıldadı...
İçine edildi keyfimin...

Memleket meselelerine dönmek zorunda hissediyorum kendimi şimdi...

Tevfik Fikret; 1912 senesinde Doksan Beşe Doğru şiirini kaleme almıştı... Bu şiir enteresandır... II. Abdülhamit'in Otuz üç yıllık dikta rejimini sona erdiren ve kendisinin de hürriyet ve demokrasi adına sonsuz ümitler besleyip destek verdiği İttihad ve Terakki, dört sene sonra II. Meşrutiyet Meclisini kapatmıştır ve Bu öyle bir harekettir ki, hep beraber alaşağı ettikleri Abdülhamit'in menfur rejimine de bir geri dönüşten farksızdır yeni durum, sadece faillerin ismi değişmiştir şimdi... Ve ülkenin aydın kesimindeki ıstırap verici hayal kırıklığı, Tevfik Fikret'in şiirinde isyankar bir haykırış halini almıştır...

Şiir, ismini, II. Abdülhamit'in 1.Meşrutiyet Meclisini kapattığı (Hicri takvime göre) 1295 senesinden [yani 1878 yılı] almaktadır.

Doksan Beşe Doğru, ne acıdır ki, bu ülkede her devrin şiiridir...

Okuyunuz...



Bir devr-i şeamet, yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...
Beyhude figanlar yine, beyhude eninler!

Eyvah! Otuz üç yıl o zehir giryeleriyle,
Hüsranları, buhranları, ehvali, melali,
Amal-ü devahisi ve sulh-ü seferiyle
Bir sel gibi akmış, mütevekkil, mütehali...
Yazsın bunu tarih-i iber hatt-ı zeriyle!

Ey bir dem-i rüya gibi geçmiş kara günler,
Bir lahza edin seyr-i cahiminizi tekrar;
Dönsün bize mazi, o derin nazra-i muğber...
Heyhat! Otuz üç yıl, otuz üç yıl bütün ekdar
Heyhat! Ne bir ders, ne bir fikr-i mukarrer...

Silmez fakat elvahını tarih-i muanit;
Doksan beşi aç! Gölgesi bir tac-ı harisin
Saklar mütelaşi, mütereddit, mütemerrit
Evca-ı şebengizini bir yevm-i habisin.
Hala o vesavis, o desayis, o mefasit.

Hala o şebin zeyl-i temadisi bu ezlam;
Hala o cehalet, o tecahül ve o techil;
Hala vatan hissesi bir tude-i alam;
Hala düşünen başlara hep latme-i tenkil,
Hala sırıtan dişlere hep lokma-i inam!

Hala tarafiyyet, hasabiyyet, nesebiyyet;
Hala: ‘Bu senindir, bu benim!’ kısmeti cari;
Hala gazap altında hakikatle hamiyyet...
Hep dünkü terennüm, sayıdan, saygıdan ari;
Son nağmesi yalnız: Yaşasın sevgili millet!

Millet yaşamaz, hakka tahassürle solurken
Sussun diye vicdanına yumruklar inerse;
Millet yaşamaz, meclisi müstahkar olurken
İğfal ile, tehdit ile titrer ve sinerse;
Millet yaşamaz, maşer-i millet boğulurken!

Kanun diyoruz; nerde o mescud-i muhayyel?
Düşman diyoruz nerde bu? Hariçte mi, biz mi?
Hürriyetimiz var, diyoruz, şanlı, mübeccel;
Düşman bize kanun mu? Ya hürriyetimiz mi?
Bir hamlede biz bunları, kahrettik en evvel.

Bir hamle-i mahnum-i tagallüple değiştik
Hürriyeti şahsiyyete, kanunu gurura;
Heyhat! Otuz üç yıl geri düştük ve mühlik
Yoldan şu nedametli ve gafletli mürura
Bişüphe o humma-yi cünun oldu muharrik,

Ey millete bir sille olan darbe-i münker,
Ey hürmeti kanunu tepen sadme-i bidad,
Milliyeti, kanunu mukaddes tanıyan her
Vicdan seni lanetle, mezelletle eder yad...

Düşsün sana meyyal-i tahakküm eğilen ser
Kopsun seni –bir hak diye- alkışlıyan eller !


25 Nisan 2007 Çarşamba

Sfenks'in Burnunu Kıranlar, Allahınızdan Bulun E mi!

Hala kızıyorum kendime, ne diye ameliyat oldum diye... alışmıştım on senedir kırık bir burunla yaşamaya, benim gibi status qou'nun yılmaz bekçiliğine soyunmuş bir ademoğlu ne diye kaşınır ki? Tamponlar, kanamalar, türlü acı ve ıstıraplar derken, bir hafta geçti ve iyileşmeye ramak kaldı belki, ama ben hala "kafama sıçayım bu işe kalkıştığım için" diyorum...

Evde böyle uyuz uyuz oturmak kötü, Fifa 2007 bir yere kadar, porno izlemek yemek kitabı sayfalarını karıştırmak gibi ama malum, bu operasyon yüzünden bir müddet zorunlu- oruçlu olmak durumundayım zeytinyağlı yaprak sarmaları çekse de canım, kitap okumak zaten zor dikkatimi toparlayamadığım için, birikmiş ödevleri yapma düşüncesi de mide bulandırıyor açıkçası...

Ben ne yaptım? VH1 kanalının geçen sene düzenlemiş olduğu "En İyi Kırk Metal Şarkı" listesine alternatif bir liste hazırladım! Şimdi "sabahları Seda Sayan'ın kadın programını izleseydin daha mı az saçma bir iş yapardın?" diye sormayın, benim derdim Seda Sayan'la değil, VH1'nin listesiyle... İnsanlığın bu yeni listeden çok büyük faydalar sağlayacağını iddia etmiyorum, ama benim listem VH1'ın listesini döver canikolarım, göğsümü gere gere söylerim bunu ...

Hala narkozun tesirinde olamam değil mi... İyi de nedir bendeki bu nonoş havası, çözemedim valla...

Ve işte liste! Benim Listem! Üç gün uğraştım bunun için!



40

Iron Man - Black Sabbath (1970)

39

Fade To Black - Metallica (1984)

38

Belly Of The Beast - Anthrax - (1990)

37

I Wanna Rock - Twisted Sisters (1984)

36

Use The Man - Megadeth - (1997)

35

Here Comes The Pain - Slayer - (2001)

34

Dr. Feelgood - Motley Crue - (1991)

33

Accacia Avenue - Iron Maiden - (1982)

32

Smoke On The Water - Deep Purple - (1972)

31

Elimination - Overkill - (1989)

30

My Last Words - Megadeth - (1986)

29

Ashes To Ashes - Faith No More - (1997)

28

Wait and Bleed - Slipknot (2005)

27

Don’t Talk To Strangers - Dio - (1983)

26

Rammstein - Rammstein - (1995)

25

Seasons In The Abyss - Slayer - (1990)

24

My Friend Of Misery - Metallica (1991)

23

Holy War - Manowar - (1987)

22

Empire - Queensryche - (1990)

21

Finale Anthrax - (1988)

20

This Was My Life - Megadeth - (1992)

19

Freak On A Leash - Korn - (1991)

18

Live Undead - Slayer - (1986)

17

Territory - Sepultura - (1993)

16

Seventh Son Of A Seventh Son - Iron Maiden - (1988)

15

Jesus Christ Pose - Soundgarden (1991)

14

Sins of Omission - Testament (1989)

13

Halloween - Helloween (1987)

12

A Touch Of Evil - Judas Priest - (1990)

11

Death’s Head - Slayer - (1998)

10

Child In Time - Deep Purple - (1970)

9

Alexander The Great - Iron Maiden - (1986)

8

Sweet Child of Mine - Guns `N Roses - (1987)

7

Hand Of Doom - Black Sabbath (1970)

6

Stargazer - Ritchie Blackmore's Rainbow - (1976)

5

Master Of Puppets - Metallica (1986)

4

Peace Sells - Megadeth - (1986)

3

The Four Horsemen - Metallica (1983)

2

Phantom Of The Opera- Iron Maiden - (1980)

1

Raining Blood - Slayer - (1986)