28 Nisan 2007 Cumartesi

GEORGE ORWELL'IN 1984'ÜNDE "İKTİDAR ARAÇ DEĞİL, AMAÇTIR" DİYE BUYURMUŞTU O'BRIEN...

Uykusuzluğun huzuru içinde, bir yanımda bira, diğer yanımda milka ile Avy Scott'un mesleğini icra etmedeki üstün yeteneğini temaşa ederken, az evvel E. geldi ve kulağıma bir haber fısıldadı...
İçine edildi keyfimin...

Memleket meselelerine dönmek zorunda hissediyorum kendimi şimdi...

Tevfik Fikret; 1912 senesinde Doksan Beşe Doğru şiirini kaleme almıştı... Bu şiir enteresandır... II. Abdülhamit'in Otuz üç yıllık dikta rejimini sona erdiren ve kendisinin de hürriyet ve demokrasi adına sonsuz ümitler besleyip destek verdiği İttihad ve Terakki, dört sene sonra II. Meşrutiyet Meclisini kapatmıştır ve Bu öyle bir harekettir ki, hep beraber alaşağı ettikleri Abdülhamit'in menfur rejimine de bir geri dönüşten farksızdır yeni durum, sadece faillerin ismi değişmiştir şimdi... Ve ülkenin aydın kesimindeki ıstırap verici hayal kırıklığı, Tevfik Fikret'in şiirinde isyankar bir haykırış halini almıştır...

Şiir, ismini, II. Abdülhamit'in 1.Meşrutiyet Meclisini kapattığı (Hicri takvime göre) 1295 senesinden [yani 1878 yılı] almaktadır.

Doksan Beşe Doğru, ne acıdır ki, bu ülkede her devrin şiiridir...

Okuyunuz...



Bir devr-i şeamet, yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...
Beyhude figanlar yine, beyhude eninler!

Eyvah! Otuz üç yıl o zehir giryeleriyle,
Hüsranları, buhranları, ehvali, melali,
Amal-ü devahisi ve sulh-ü seferiyle
Bir sel gibi akmış, mütevekkil, mütehali...
Yazsın bunu tarih-i iber hatt-ı zeriyle!

Ey bir dem-i rüya gibi geçmiş kara günler,
Bir lahza edin seyr-i cahiminizi tekrar;
Dönsün bize mazi, o derin nazra-i muğber...
Heyhat! Otuz üç yıl, otuz üç yıl bütün ekdar
Heyhat! Ne bir ders, ne bir fikr-i mukarrer...

Silmez fakat elvahını tarih-i muanit;
Doksan beşi aç! Gölgesi bir tac-ı harisin
Saklar mütelaşi, mütereddit, mütemerrit
Evca-ı şebengizini bir yevm-i habisin.
Hala o vesavis, o desayis, o mefasit.

Hala o şebin zeyl-i temadisi bu ezlam;
Hala o cehalet, o tecahül ve o techil;
Hala vatan hissesi bir tude-i alam;
Hala düşünen başlara hep latme-i tenkil,
Hala sırıtan dişlere hep lokma-i inam!

Hala tarafiyyet, hasabiyyet, nesebiyyet;
Hala: ‘Bu senindir, bu benim!’ kısmeti cari;
Hala gazap altında hakikatle hamiyyet...
Hep dünkü terennüm, sayıdan, saygıdan ari;
Son nağmesi yalnız: Yaşasın sevgili millet!

Millet yaşamaz, hakka tahassürle solurken
Sussun diye vicdanına yumruklar inerse;
Millet yaşamaz, meclisi müstahkar olurken
İğfal ile, tehdit ile titrer ve sinerse;
Millet yaşamaz, maşer-i millet boğulurken!

Kanun diyoruz; nerde o mescud-i muhayyel?
Düşman diyoruz nerde bu? Hariçte mi, biz mi?
Hürriyetimiz var, diyoruz, şanlı, mübeccel;
Düşman bize kanun mu? Ya hürriyetimiz mi?
Bir hamlede biz bunları, kahrettik en evvel.

Bir hamle-i mahnum-i tagallüple değiştik
Hürriyeti şahsiyyete, kanunu gurura;
Heyhat! Otuz üç yıl geri düştük ve mühlik
Yoldan şu nedametli ve gafletli mürura
Bişüphe o humma-yi cünun oldu muharrik,

Ey millete bir sille olan darbe-i münker,
Ey hürmeti kanunu tepen sadme-i bidad,
Milliyeti, kanunu mukaddes tanıyan her
Vicdan seni lanetle, mezelletle eder yad...

Düşsün sana meyyal-i tahakküm eğilen ser
Kopsun seni –bir hak diye- alkışlıyan eller !


2 yorum:

  1. Türkçe mealini de ekleseydiniz.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Virgilius,
    Burayı nasıl buldun diye sorma çünkü bayadır bloğunu yazdığın yazıları okuyorum ve ilk nasıl bulduğumu hatırlamıyorum sanırım google da birşey arattırırken buldum.

    Memleket meseleleri ile ilgileniyor olman çok hoşuma gitti. Bu son yazına da bir yorum eklemek istedim. En iyi 40 metal şarkısı için bir şey söyleyemeyeceğim sonuçta Guns' N Roses grubunu ilk senden öğrenmiştim. Sen Metal müzik konusunda benim için usta sayılırsın.

    Evet şu sıralar Türkiye' de tarihi günler yaşanıyor. Demokrasiyi araç olarak kullananların gelmiş oldukları bu noktayı oldukça kaygıyla izlemekteyim. Ama sadece izlemiyorum. 14 Nisan Cumhuriyet mitingine bende katıldım. Seçim sistemimizin yanlışları yüzünden son 5 yıldır içinde bulunduğumuz bu gerici iktidar yönetimi -bu gerici kelimesini iki anlamdada söylüyorum geren anlamında ve geri anlamında- bu eline düşen ganimeti son kırıntısına kadar kullanmaktadır.

    Yazından anladığım kadarı ile askerin müdahalesinden rahatsız olmuşsun. Fakat öyle sanıyorumki -inşallah öyledir- şu anki müdahale öncekilerle aynı anlamda anılamaz. Çünkü bu gericilerin geldiği son nokta artık Türkiye Cumhuriyeti nin en tepesine ulaşlacak son basamak. Bu noktada kesinlikle durdurulmaları gerekiyor. Aksi halde yapacak birşey kalmayacak.

    YanıtlaSil

Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!