23 Nisan 2008 Çarşamba
Bir Tedavi Metodu Olarak Nefret...
(Eşit olarak nefret ediyorum herkesten)
You can't tear that out of me
(Bunu söküp alamazsın karakterimden)
No segregation -separation
(Ayrım yok, tanımam öyle bir bok)
Just me in my world of enemies
(Bir başıma, hasımlarımın dünyasında)
8 Nisan 2008 Salı
Şükür Secdesi, Şizofrenik Olgular ve Slayer Üzerine...
Tanrım! Sana şükürler olsun bu kadar çok kadın yarattığın için! Türlü türlü, çeşit çeşit, muhtelif çaplarda ve tiplerde...
Onları parmağımda dilediğimce oynatma yetisini bana bağışladığın için de hamd-ü sena olsun sana!
Benim nazarımda sadece zamanı güzel geçirme objesi hüviyetine sahip olduklarını idrak etmemi sağladığın için müteşekkirim sana!
“Kadın” kimliklerinin umursanmayacak kadar basit ve değersiz olduğunu, “dişi” kimliklerini ise sadece zamanı keyifli geçirmem için onlara verdiğini, ancak “insan” nazarıyla bakıp onları [azıcık] sevebildiğimi ve zaten bundan fazlasını hak etmediklerini bana gösterdiğin için seni seviyorum Allahım!
Senin her şeye gücün yeter.
Letâfetten uzak olmaları gerçeğiyle tümüyle ironik, “cins-i latif” denilen bu kullarını kimi zaman benim için imtihan vesilesi kıldın. Zorlandığım vakitler oldu, biliyorsun. Hakkındır, görev tanımın gereği, Tanrı olduğun için takdir yetkisi de sana aittir. Yaratan sensin, yaratılan benim. Ama görüyorsun: Bana verdiğin hünerleri, istidatları bu imtihanlar sayesinde daha rafine, daha sâfi bir hale getiriyorum, çeliğe verilen su misali katılaşıyorum, sertleşiyorum, acımasızlaşıyorum! Sen her şeyi bilensin! Hamd olsun verdiğin nimetlere!
Rabbim! Kadın kullarınla beraberken, onlar benden nasıl davranmamı bekliyorsa, ne şekilde olmamı istiyorlarsa, kibar, geyik, cool, maço, hoyrat, neşeli, ukala, şirin, vs… Tüm bu hallerden duruma göre gerekli olanına bürünüp, istediğimi alana kadar onlara istedikleri gibi davranma yetisini bana bahşettiğin için sana şükrediyorum, bu nimetlerle beni donattığın ve gücüme güç kattığın için minnettarım!
Allahım! Ezelden beri kötü, iki yüzlü, bayağı, içten pazarlıklı ve yalancı, asla olduğu gibi görünmeyen ve göründüğü gibi olmayan Havva kızı kullarına, onların silahlarıyla, onların gözlerine kestirdikleri erkek kurbanlarına davrandığı şekilde muamele etmeyi ve man-eater’lara bir demir leblebi çiğniyorlarmış tarzında ıstırap yaşatma arzusunu, azmini ve kudretini bana verdiğin için, binler kere binler hamd olsun sana!
Ben ki senin ihsanlarınla donandım. Senin merhametinde uyandım. Senin yardımınla silahlarımı kuşandım. Bütün kadınlara karşı yürüttüğüm bu savaşta gücümü aldığım tek dayanağım sensin; beni aydınlatan, nefretimi sabit tutan, mızrağımı bileylediğim taşı benden uzak tutmayan sensin. Sen Rahmansın, Rahimsin!
Yemin ediyorum doğan güneşe; bugüne kadar [beni tabi tuttuğun imtihanlar sırasında birkaç defa tökezlesem de] hiç ayrılmadığım bu yoldan asla ve kat’â sapmayacağım!
Yemin ediyorum parlayan aya; acımasızlığım şiârım, gülümsemem hiddetim, yumuşak dokunuşlarım pençelerim, dudaklarım dişlerim olacak!
Yemin ediyorum ekmeğe; lütfettiğin tüm yeteneklerim, kene misali erkeklerin kanını, ruhunu ve canını emmek üzere programlanmış kadın türünü ezip, içtikleri kanın içinde onları boğmak için harcanacak!
Yemin ediyorum varlığa; bu yeminlerimden dönmeyeceğim!
Sen her şeyi işiten, gören, bilensin.
Bu kadar çok kadın, bunca Havva kızı, ellerimle, dilimle, ruhumla, bedenimle sana kurban edilecek. Bu kulun kadınların kurban edildiği bir altar olacak sana sunulan!
Tanrım! İçimdeki öfkenin dinmesine izin verme! Sahte gülüşümden inandırıcılığı, kibar tavırlarımdan ikna ediciliği, narin dokunuşlarımdaki mide bulantısını benden eksik etme!
Zamanı geldiğinde içimden çıkacak yılanı daima zehirli ve vicdansız kıl!
Sen her şeye kâdirsin.
Amin…
Here Comes The Pain
I am the new hell on earth
(Dünyadaki yeni cehennemim ben)
The lord of agony divine
(İlahı ıstırabın Efendisi)
Domination, intimidation
(Tahakküm etme ve göz dağı vermedir)
Lives within these eyes
(Bu gözlerde yaşayan)
Reign of power
(Gücün egemenliği)
Remorseless anarchy
(Merhametsizce anarşi)
I am arrogance in the flesh
(Vücudum söz konusu olunca götüm kalkar)
Unleashed intensity
(Sınır tanımaz yoğunlukta)
Step aside for the nightmare
(Kabusunun dışına bir adım at)
Pure destruction stands before you
(Halis yıkım duruyor hemen yanında)
No escape as the psycho
(Kaçışın yok, psikopat)
Brings you misery
(Sana sefalet getirirken)
The line starts here
(Sınır burada başlıyor)
I am brutality the face of everlasting pain
(Ben zorbalığın ta kendisi, sonsuz acıların yüzüyüm)
Annihilation, Obliteration
(İmha etme, yok etme)
Pulses in these veins
(birer nabız atışı, damarlarımda)
Sheer defiance drives my hostility
(Katıksız karşıtlık, düşmanlığımı yöneten)
I am merciless to the core
(Sonuna kadar merhametsizim)
Chaotic fury breeds
(Kaotik hiddetin doğurduğu)
Step aside for the nightmare
(Kabusunun dışına bir adım at)
Pure destruction stands before you
(Halis yıkım duruyor hemen yanında)
No escape as the psycho
(Kaçışın yok, psikopat)
Brings you misery
(Sana sefalet getirirken)
The line starts here
(Sınır burada başlıyor)
Bring it all on
(Neyin varsa getir)
Come and take on what you fear
(Gel ve korktuğunu al benden)
I'm the storm
(Fırtınayım ben)
That towers overhead
(Kulelerin de yükselirken)
Ticking time bomb
(bombaların onu gıdıklama vakti gelir)
With an infinite charge
(Sonsuz bir güçle)
Bringer of torture
(İşkenceyi getiren)
The master is here
(Üstad burada)
Everyone falls
(Herkes yıkılır, düşer)
Here comes the pain
(İşte acı geldi, burada)
You're not different from the rest
(Ötekilerden farkın yok senin)
Victim is your name in my vicious wasteland
(Adın kurban, benim ziyan edilmiş topraklarımda)
Here comes the pain
(İşte acı burada)
Your destruction manifests
(Uğradığın yıkım açıkça zahir kılıyor bunu)
Lying there broken looking up as I still stand
(Sen orada kırık dökük yatar ve karşında dimdik duran beni seyrederken)