Burada esip gürlemek kolay tabi. This is Sparta!!! filan demişim, dün biraz daha konuştuk Havva’yla, fonda çalan mehter marşını susturup İzmir Marşını açtım sonra. Sike sike psikiyatri ya da terapiye gideceğim belli ki. Haklı olduğu çok nokta var. Bazı meseleleri bağlamından koparıyor evet, ayrıca yanlış da yorumluyor ama genel olarak bendne şikayetlerinde haklı. (As usual.) Hafızası fillerde bile yoktur, Kaşalot gibi belleği var maşallah.
Beni en çok şaşırtan, ayrılmayı ilk olarak beş sene kadar önce aklına getirmiş olması. Hatta bunu Polente ile paylaşmış o vakit. Şerefsiz Polente. Bu blogu bana ta 2006’da açtıracak kadar eski ve yakın arkadaşımsın, keşke bana daha o zamanlar çıtlaysaydın be mübarek.
İki ana konumuz var:
Fiziksel, sözel vs. türünden olmayan, bir tür psikolojik şiddet sarmalında yaşamam. Havva’nın ifadesiyle yaydığım negatif elektriğin herkesi tedirgin etmesi. Bu tedirginliğin dayanılmaz hale gelmesi.
Âtıl, tembel, korkak ve öfkeli hayatıma tahammülünün bitmesi.
Ne iğrenç bir adammışım lan ben.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Tarihe Yorum Düşmek Senin Ne Haddine?!