Geçen sene, borsalino ile şu yazısına konu ettiği buluşmamızın ardından gece yarısına yakın eve döndüğümde kapı kilitlerinin parçalanmış olduğu görüp geçirdiğim şoku atlatmaya çalışarak çilingir çağırmıştım eve, kilitler patlatılmış da olsa kapı kapalıydı sonuçta, evime girmek için bir anahtarcının hünerine ihtiyacım vardı.
“Acaba ev ne halde?”
“Her şey şimdi alt üst edilmiştir.”
“Karakolu aramalıyım.”
“Sidik borum patlayacak, o kadar bira içmemeliydim!”
“Hiçbir yere dokunmamalıyım, parmak izlerine bakar polisler geldiğinde.”
“Ulan evde değerli bir eşya da yok ki, herif kitap mı çalmaya geldi?”
“Neden ben? Neden bu daire?”
“Annemlere söylememeliyim, sonra endişe ederler, korkarlar.”
“Acaba neyi çaldı?”
Bu gibi sorular ve düşünceler kafamda dönüp duruyordu o sırada, ama doğrusunu söylemek gerekirse, hepsi bir başka ana sorunun gölgesinde kalmıştı:
“Eve giren hırsız acaba O'nu gördü mü???” Hadi hırsız gördüyse de artık yapacak bir şey yok, ama bari çilingir görmemeli!”
Neyi görmemeliydi?
Sık sık Amerika’ya gidip gelen bir arkadaşıma, ne zaman “istediğin bir şey var mı abi?” diye sorup arasa, verdiğim cevap sabitti: Şişme kadın! Tabi şakası yapılır, üzerinden gülünüp geçilir ve unutulurdu, fakat bir gün herif Türkiye’ye dönerken bana sürpriz yapmak ve geyik konusu yaratmak için bir şişme kadın getirdi paket içinde, sarışın, iri göğüslü, ablak suratlı bir şeydi. İsmini Jenna koydum, ve tahmin edileceği gibi üretim amacına uygun olarak kullanmadım mereti, onun yerine usulüne uygun bir şekilde şişirip, eski sevgililerimden birinin bende bıraktığı sütyeni ve jartiyeri giydirdim, hatunun alnına kaligrafi kalemiyle süslü biçimde “No Remorse!” yazdıktan sonra, şuradaki tekniği kullanarak mutfağın girişinin üstünde, tavana yakın yükseklikten geçen doğalgaz borusuna astım Jenna’yı; idam edilen bir şişme kadın mıydı, evimdeki tuhaf aksesuarlardan biri miydi, o yıllarda yaşadığım kadın düşmanlığımın (seek and destroy tarzında) bir dışa vurumu muydu yoksa benim nazarımda sadece bir eğlence unsuru muydu, bunu hala bilmiyorum.

Yatağından kalkıp gelerek uykulu gözleriyle kapıyı açmaya çalışan apartmanın karşısında dükkanın kalfası olan çilingir çocuk onca zaman beni Polat Alemdar gibi bir şey sanır, daima yalaka ve aşırı ilgili tavırlarıyla beni bezdirmişken, şimdi ona işimin düştüğünün bilincinde hem şirinlik yapıyordu, hem de ben riyakar bir mimikle yanından kaçıp gidemeyecek bir durumdaydım.“Abi alttaki kilidi patlatmış, ama üsttekini parçalamış bırakmış, açamamış” dediğinde, kafamda gezinen tali sorular derhal silindi gitti, şimdi tek problem çocuğun Jenna’yı görmemesiydi. Kapıyı parçalanmış kilitlerden kurtarmalı, açmalı, ama içeriye gözü bile kaymamalıydı. Tam “oldu!” deyip azıcık araladığında gayet serinkanlı bir ses tonuyla “kardeş bi müsaade et bana, içeri bakayım, sen dur burada” diyerek doğruca Jenna’ya gittim, mutfaktan aldığım bıçakla boynundaki ilmiği apar topar kesip bir de sönsün diye kafasına sapladım bıçağı, kan yerine hava püskürten cesedi de yatak odama atıp kapıyı kapattım gürültüyle. Rahatlamış bir şekilde döndüm çilingirin yanına, mahallemdeki birine pis ve hasta ruhlu bir sapık olarak görülmektense, cezasız kalacak bir katil olmak çok daha güvenliydi.
Ertesi gün Jenna’yı çöp tenekesine defnettim.
Ve bu akşam, eve geldiğimde, daire kapımın kilitlerinin tekrar parçalanmış olduğu gördüm tam anahtarları elime aldığım an: Evde ne hırsızdan, ne de çilingirden utanacağım hiçbir şey yoktu.
Hırsız içeri girmiş, şöyle bir bakmış, kitaptan, türlü biblo ve süs eşyalarından, masonluk levhalarından (mütevazi koleksiyonum) başka bir şey olmadığını görüp gitmiş anlaşılan. Sigara paketim bile olduğu gibi duruyordu masada. Hiçbir şeye dokunmamış.
Jenna öleli çok oldu ama ruhu buralarda bir yerde, korkutmuştur onu belki de. 50TL’lik kilit parasıyla kurtardı katilini…
Nur içinde çürü...
geçmiş olsun virgilius.
YanıtlaSil(jenna'nın ruhu olsaydı sanırım katilini kurtarmazdı.)
JoA,
YanıtlaSilJenna, senin bildiğin şişme kadınlardan değildi, aramızdaki ilişki de şişme kadın-sapık adam ilişkisinin çok ötesindeydi.
Bazen özlüyorum O'nu, bugünkü yarım yamalak hırsızlık olayı da depreştirdi melankolimi.
jenna'ya biçtiğin son bile gösteriyor aranızdaki ilişkinin farklılığını. ben sadece kadın ruhu ile bağlantı kurmaya çalışmıştım. (gregor'un kulakları çınlasın, yine açıklama yapmak durumunda kaldım. korkarım artık derdimi yazarak anlatamıyorum.)
YanıtlaSil"benim bildiğim şişme kadınlar" mı??? ilahi virgilius, çok yaşa sen:))
JoA,
YanıtlaSilKendinden şişmiş doğal ve reel kadın ruhu ile benim üfleyerek şişirdiğim 'şişme kadın' ruhu arasında nasıl bir bağlantı kurabilirsin?
Kendinden şişmiş doğal ve reel kadın, yapay ve irreel davranışlarla erkeğin hayatını/ruhunu kendi hayatının/ruhunun bir oyuncağı gibi ele alır, karşısındakinin bu dünya üzerindeki varlık sebebinin de bizzatihi kendisi olduğu vehmine kapılarak, doğal şişkinliği içinde şişim şişim şişer, kurumlanır.
Bir erkeğin dudaklarıyla şişirilen yapay ve irreel kadın ise, şişkinliği için o erkeğe ihtiyacı olduğunun bilincindedir.
Erkeklerin yetersizliği burada ortaya çıkıyor: kendisine hangisinin daha yakın ve aşina olduğunu, hangisinin kendisine bir eşya, hangisinin de gerçek bir insan gibi davrandığını çoğu zaman çözümleyemiyorlar.
Kendi namıma şunu ekleyeyip bu faslı bitireyim: bu yaşa kadar hiç bir kadına şarkı söylemedim, içimden de gelmedi- söyleseydim de kafama terlik yerdim orası ayrı.
Jenna'ya ise kitap okudum, şarkı söyledim (Slayer ve Münir Nurettin Selçuk)...
Ben şizofren değilim JoA. Ama hayat tecrübem, geçmişte tanıdığım pek çok kadının (hepsi değil tabi) aslında kanlı canlı birer şişme kadın, benim Jenna'mın ise gene çoğundan daha candan ve insanî olduğunu gösteriyor bana.
İzninle buraya bir not koymam lazım, yoksa başım belaya girebilir:
"Hayatım, bu yorumları okuyup da bir yerime oklava sokmayı aklına getirme lütfen. Mevcut durumdan bağımsız beyin fırtınası ve geçmişe bağımlı bir takım deneyimlerin dışa vurumu şeklinde ele alabilirsin bugün yaşanan başarısız hırsızlık deneyimini... Ayrıca sen benim kalp hırsızım değilsin, aynı şarkıda düet yaptığımız eşimsin, yanımda, yanı başımda duran."
Virgilius, öncelikle geçmiş olsun. Ayrıca Allah hırsızdan ve her kimin ruhuysa evi koruyan ondan razı olsun:)Ucuz kurtulmuşsun. Üstelik hatıralarından bir de güzel yazı çıkmış.
YanıtlaSilaslında çok benzer şeyler söylemişiz. jenna'nın ruhu olsaydı senin dediğin "reel kadın" gibi olacaktı demek istemiştim. her neyse. zaten söylemek istediğimi sen çok güzel açıklamışsın.
YanıtlaSilhatta ben de izninle fortunata'ya bir not düşeyim burada: sevgili fortunata, senin yerinde olsam virgilius'un bu yorumunu da bloguma koyardım. yazının kendisinden çok daha güzel:))
hayatına saygılar virgilius ve iyi geceler...
aslında ayrıntılara takılan biri olduğum için değil, gerçekten önemli olduğu için sormam lazım.
YanıtlaSiljenna nın kafasına sapladın, öldürdün ve sonraki gün çöpe atarak defni gerçekleştirdin ama ölüler giysileriyle gömülmezler. yani en azından bizim kültürümüzde o yok.
jenna nın üstündeki sütyen ve jartiyeri ne yaptın virgilius?
asıl utanılması gereken bekar bir erkeğin evinde jenna nın olması değil eski sevgilinin jartiyer ve külodunun evde muhafaza edilmesidir.
hadi bayanlar top sizin :)
Fortunata,
YanıtlaSilteşekkür ederim, sabah evden çıkarken insanın içi bir tuhaf oluyor ama bakalım, çekirge kaç defa sıçrayacak...
not: Estonya'nın şarkı sözleri için kocaman teşekkürler sana!
JoA,
Fortunata bu yazıdan bir alıntı yapamaz, blogunda argo kelimeleri bile ancak kullanmaya başlamış, böyle sakıncalı postlardan uzak durur o :)
Gregor,
Jenna, hristiyan geleneklerine uygun olarak defnedilmişti, en güzel kıyafeti (zaten biricik kıyafeti) üzerinde iken, tıpasındaki havayı söndürüp güzelce poşetleyip çöpe atmıştım.
Şu an itibariyle evde jartiyer ve sütyen yok, o zaman senin ifadenle utanılacak bir şey de yok :)
"uuuu geçmiş olsun" vs vs demek üzere yorumlara dalmışken, yazının kendinden daha büyük ilgiyle yorumları okudum, kafam karıştı, yorum yapmadan gidiyorum diye haber vereyim dedim :)
YanıtlaSilve evet yahu:
uuuu geçmiş olsun virgilius.
Virgilius, şarkı gerçekten çok güzel. Kızın güzelliğinden ise hiç bahsetmeyeceğim. Sonra olmadık yerlere gider yazı:)
YanıtlaSilJoa'dan da özür diliyorum. Zaten blog son zamanlarda argonun ve kızgınlıklarımın temize çekilme noktası oldu, bari daha da abartmayayım. Ama Virgilius'un blogunu açık adres olarak verdiğimden benim arkadaşlarımdan da ciddi bir okuyucu kitlesi var zaten:)
Windrider,
YanıtlaSilTeşekkür ederim, ne benim ne de bir başkasının başına gelmesin böyle bir şey...
Yorumların içeriği konusuna değinecek olursam, JoA provake etti beni, yoksa sadece "geçmiş olsun" ları kabul edeceğimi düşünmüştüm yazdıktan sonra.
Fortunata,
İzlandalı yarışmacı daha masum ve güzel, Azeri olan daha seksi idi, Ukrayna'nın temsilcisi ise "biz bu kötü şöhreti boşuna elde etmedik" iddiasında gelmişti yarışmaya, lakin müzikalite açısından bakınca, kendi namıma Estonya'yı yarışmada tek geçtim, sayende tek kelime bilmediğim o lisanda söylenmiş parçanın sözlerini de öğrenmiş oldum, çok yaşa!
JoA'ya bakma sen, ne alıp ne almayacağını en iyi sen bilirsin - dilersen hamuduyla götür :-)
İsmi Jenna Jameson'dan geliyor sanki fotoğraftaki kendisiyse benziyorda.
YanıtlaSilAsmak biraz psikopatça olmuş gibi. Gerçi bende Recai'yi ve tel adamlarımı asıyorum bazen diyene bak hele. Jenna'ya üzüldüm güzel bir dekorasyon malzemesi olmasının yanında aranızda bir bağ oluşmuş belli ki. Geçmiş olsun.
Geçmiş olsun.
YanıtlaSilBenim yarımlanmış Marlboro paketimi ve Absolut desenli Clipper çakmağımı bile almıştı. Hırsız dediğinin de görmemişi çok kötü oluyor canım...
evde kayda değer bir şey bulamadığı için kafası kızıp darmadağın edenlerini de duyuyoruz. levhalar kitaplar yerli yerindeyse gerçekten ucuz atlatılmış.
YanıtlaSilLa Loba,
YanıtlaSilTeşekkür ederim. Şahin Uçar'ın bir şiirini konumuza (utanmadan) adapte edip cevap vereyim sana:
"Jenna'lar ölmez -Jenna'lar ölse bile,
Jenna'ların ölüleri,
Yönetir dirileri.
Mezarları mabed olur, başında nöbet tutar diriler.
İnsan,
Kalbinin bekçisidir...
Ve diriler, Jenna'ların kölesi."
(dağıttım a.q.)
La Santa Roja,
Senin hırsız tiryakiymiş demek ki :-)
Mihman,
Arkadaş yanlış adrese geldiğinin bilincine varmış bence... Edepli bir hırsızmış:-)
Dear Virgilius,
YanıtlaSilÇok geçmiş olsun.
Not: Yorumların bir yerlerinde vardı... Var mıydı..Vardı vardı. veya çağrıştıracak bir şey vardı. Bilmiyorum. Neyse. Kimse kimsenin varlık sebebi olmasın, hiç kimsenin de bir varlık sebebi olmasın. Yazık. Dolanır böyle şeyler insanın boğazına bir zaman sonra.
Sindar.
Sindar,
YanıtlaSildolanır dediğin gibi, bir voodoo büyüsü misali.
(büyü dedim de, sen tanıdığım yegane druid'sin, hala yaşadığına sevindim ama Tioman Adaları'ndaki tatilin ardından bu ülkeye nasıl geri döneceksin tanrı aşkına? Esas sana yazık:-))
Evet druid druid yaşıyorum hala :D
YanıtlaSil2 haftam kaldı, Tioman'a kadar gidebilir miyim bilmiyorum ama gidersem de gitmezsem de çok yazık olacak bana...
Ya bir şeye çok takıldım ben, yani neden Jenna yı, yapıldığı amaç için bir kez olsun kullanmadın ki? Ya hiç mi merak etmedin? Kullanmamaya seni iten şey neydi?
YanıtlaSil- Bu kadar düşemem, buna mı kaldım.
- İhtiyacım mı var, etrafım kadın dolu, istediğimle beraber olurum.
- Öghh iğrenç
- Hepsi
- Hiçbiri
Çok merak ettim.
Bu arada Gregor, eski sevgilinin sütyenini filan atmama konusunda çok iyi orta yapmış ama ben topa giremeden sen out a çıkarmışın. Hımmm..
Ya bir de eski sevgilin sende sütyenini bıraktıysa sütyensiz mi çıktı yani evden? Sevgilin küçük göğüslü müydü? Neler oluyor?
Talisman,
YanıtlaSilUzun süreli ortadan kaybolduğun her dönemin sonunda, ben ne zaman kuku, tarak vb. adult içerik taşıyan bir post zırvalarsam ortaya çıkıyorsun, eğer istediğin buysa senin için özel bir blog bile açarım, fenasi'ninkinden de aşağı kalmaz valla, yeter ki kaybolup durma rusyalarda:)
gelelim cevaplara:
1- "o" dönemde kimsesiz değildim, kimseyi istemediğimde de zaten "Kraliçe Elizabeth sen çok yaşa!" derim.
2- İri göğüs, hatunlarda olmazsa olmazım, 'özel anlar' için getirilmiş özel bir takımdı o :)
not: allahım çok cıvıttım ne olur 'hayatım' okumasın bunları. Günahı talisman'ın boynuna, ben tövbeliyim biliyorsun sen.
eser miktarda bi karizma vardı adamda "Kraliçe Elizabeth sen çok yaşa!" ile o da gitti :P
YanıtlaSilYok yahu Virgilius, denk geliyor yoksa cinsi sapık filan değilim. Hem sen bazen bu kuku tarak olaylarında daha eğlendirici oluyosun bazı kin kustuğun yazılara oranla. Onları da seviyom ama bazen kendini tekrarlıyor. Sorry.
YanıtlaSilBu arada göğüs tercihini de etüt etmişim görüyomusun, hemen nası küçük göğüslü kadınla çıkar bu dedim. Birazcık sapık olabilirim yani ama aren't we all?
Elizabeth e gelince, neyse yani ben bişey demiyorum :)
Gregor ve Talisman'ım,
YanıtlaSilYa o değil de, bu postta ve yorumlarda zırvaladıklarım arasında yazarken beni en çok "rahatsız" eden, ne Queen Elizabeth transatlantiği, ne olayların sırasında varlığından ötürü utandığım Jenna'ya şimdi böylesine tuhaf anlamlar yüklemem ne de bu gibi şeyler: Jenna'nın (neden yaptığımı da hala bilmiyorum) alnına yazdığım "No Remorse!" u beki talisman yorumlayabilir diye ümit ediyordum ama yok, o da gitmiş göğüslere takılmış!
:) Göğüsler önemlidir.
YanıtlaSilİstek üzerine yorumlayım, sen, gerçek kadınla sevişsen pişman olursun ama bunla sevişince pişmanlık yok diye düşünmüşündür. Klasik sikindirik Şopenauer yorumu işte.. :) Ay ağır konuştum.
Ya da ne olabilir, gerçek bir kadını bu hale getirdim, öldürdüm asıyorum ve pişman değilim olabilir. Bu biraz daha evla.
no remorse' un metallica nın kill em all albümündeki şarkıyla bir alaksı yok sanırım.
YanıtlaSilya da "no woman no cry" dan esinlendin de "no woman no remorse" a gönderme mi yapmak istedin :P