Psikopat moduna büründüğümde "hadi be, gidin romantizminizi başka bir yerde yaşayın ulan" diye kışkışladığım oldu, ama çoğu zaman tülün ardına gizlenip uzun uzun izlemişimdir onları...
Çocukça, ama insanı mutlu eden bir görüntüydü iki aşığın balkonuma sığındığını görmek...
Güvenilmez bir adamın lebesraum'una saklanmış bir çift kumru... Daha emin bir yer mi bulamamışlardı, yoksa çok mu salaklardı bilmem...
Derken kayboldular ortadan, tam da kalbimin ikiye ayrılıp, ortasından çatal dilli bir ifritin çıktığı, tüm dünyanın işkencelerinin elimle ve dilimle beden bulup masumiyete, zerafete ve kelimenin tam anlamıyla iyiliğe yöneldiği günlere denk gelir bu... Artık gelmiyorlardı balkonumun demirlerine... Yok olmuşlardı, öfke ve şiddetin ufuk çizgisine kadar her yeri kararttığı o dönemde, kumrular da terketmişti beni, gözlerimdeki kıvılcımlardan ürküp, veya içimdeki isyanın gürültüsünden kaçarak...
Bir süre sonra yatak odamın çaprazındaki dairenin balkonunda gördüm onları, aynı kumrulardı, evet, tanıyordum onları... bir isim vermediğim kalmıştı zaten...
O günden sonra o dairedeki (şu yazıda bahsi geçen) hatunu dikizlemeyi bıraktım... Hatundan değil, kumrulardan utanıyordum artık... (hatun zaten perde kapatma alışkanlığı kazanamamış biriydi.) Ama gene de, kumrular oradaysa, o evde yaşayanlar da benden daha düzgün kimselerdi demekti bu...
...Ve bugün... onca zaman sonra...yeni bir kumru çifti... misafirliğe gelmişlerdi balkonuma. İnanamayarak bakan gözlerime inat, karşımda duruyor, evcilik oynuyorlardı...
Kendimi yeni/son bir şans tanınmış loser gibi hissettim... Ayırmadım gözlerimi onlardan... Yatağımın kenarına oturup izledim, izledim...
Onları da mahçup edersem, iki akbaba gelir dayanır kapıma artık.
pisi. Bülent Ersoy çarpsın romantik bir adam değilim ben... O zaman ne oluyor bana yaa? O kadar da Slayer dinliyorum, gene de patlak verip sızıyor bir yerden duygular...
Ahaaa, sen yakında evlenirsin de
YanıtlaSilgeçmiş güzel günlerin anısına seni bağışlıyorum polente.
YanıtlaSilbu sözünden ötürü ağzına biber sürmeyeceğim.
hem sen neden oturuyorsun? bütünnnn modoko esnafı ellerini oğuşturup seni bekliyor :-)
Yazının başlığını üzerime alınıyorum.
YanıtlaSilYeni keşfettim blogunuzu, güzelmiş.
Elif Şafak'ın Araf kitabını okudunuz mu? Link verdiğiniz yazıdan sizi biraz Ömer Özsipahioğlu'na benzettim.
Kendini kumru sanman güzel ve şirin bir hezeyan talismandiyette.
YanıtlaSilKumrular gibi, kendisini kumru zannedenleri de severim.
Elif Şafak okumadım, yerli-yabancı popülist kültürün ürettiği tüm ticari metâya karşı dil çıkaran, götü dağlarda bir tanrı müsveddesiyim, Ömer Özsipahioğlu'nu da bu itibarla tanımam, o da beni tanımaz sanırım:)
Son olarak, blogumu beğendiğin için çok mutlu oldum. Ya çizgili gömleğim? ona bir şey söylemeyecek misin? polente almıştı...
(manyak bir anımda denk geldi yorumun gözüme, sakinleşeyim, sonra ben de senin bloguna bakarım...)
bu çizgiler sizi asabi mi yapmış ne? :PPPP
YanıtlaSilYa çok özür dilerim ama bana ilk şu cümleyi düşündürttünüz: (sanırım şu tanrı müsvettesi olayı ile)
YanıtlaSil"Hadi len, Sadrazamın sol husyesi"
:)))
Sonra eğlendim ben..
Tamam atabilirsiniz beni blogunuzdan..
rica ederim, kimseyi davet etmediğim gibi, kimseyi de kovmam...
YanıtlaSil(güzel lafmış ama, ben de güldüm.)
:-)))
Ne zamandır merak ediyordum bugüne kısmetmiş okumak blogunuzu.
YanıtlaSilBu yazınızı okuyunca Ferhan Şensoy'un son kitabı Karagöz ve Boşverin Beni geldi aklıma. Bir gözatın bence. Hoşunuza gidebilir diye düşündüm naçizane.
Psikopati,
YanıtlaSilKomik bir benzerlik seziyorum, Talisman'ın da blogta ilk yorum yaptığı post buydu; ayrıca o da bana bir kitaptan bahsetmişti. Şimdi ben hala ben olduğumu göre, ona verdiğim cevabı sana versem ayıp olur mu? Üstelik benzerlikler bununla da sınırlı kalmıyor, talisman'a 18 ay önce yukarıda yazdığım satırlarda vurguladığım gibi gene "manyak" bir andayım.
Ben senin blogunu ne zamandır zevkle takip ediyorum, hatta o dalga geçtiğim kitap kulübünüzü bile okumaya çalışıyorum:)
E ben bunu duyduğuma pek bi sevindim yahu :)
YanıtlaSilKaragöz ve Boşverin Beni gerçekten güzel bir kitap tavsiye ediyorum, "manyak" anlar için daha da çok tavsiye ediyorum.
"Kara gözleri leblebi kadar iri, tüyleri ebruliyle grinin savaşımı, sanki kadife bir kumru, aydınlığa bakan mutfak pencerelerinden birinin denizliğine yuva yapma derdine düştü. Telaşlı kanat çırpış sesleri geziniyor aydınlığın loş boşluğunda. Kıyıdan köşeden çalı çırpı, kurumuş çam dalları taşıyor. Mimari bir çalışmaya koyuldu. İnşaat ruhsatı olduğunu sanmıyorum. Usasığmaz bir şiirdir kuşyuvası, temel atmak için belediyeden izin almaz. Kimi zaman bir bacanın üstünü, bir elektrik direğinin tepesini, bir bakarsın bir ağacın kovuğunu yuva edinir kuş, hiç kimseye sormadan, hiçbir bankadan yuvam olsun kredisi almadan, inşaata hiç para harcamadan, tapu ve kadastro bilmeden."
YanıtlaSilKaragöz ile Boşverinbeni Sf.8
Ferhan Şensoy
Psikopati,
YanıtlaSilalıntıladığın pasaj çok hoş, ferhan abi dalga geçer gibi yazmış ama sorarım sana; hayatla dalga geçenler kelimelerdeki oyunbazlıkla yetinebilir mi?
Tıpkı savaşta ordusunu satranç oynuyormuş gibi komuta eden bir askeri, satranç oynarken savaştığını hayal eden bir musabıkla kıyaslamak gibi bir şey olurdu sanırım.
("ulan ne yazdığımı ben bile anlamadım" şeklinde bir son cümle yazayım, sen de sizli bizli konuşmayı bırak.)
heee...neeee!!
YanıtlaSiliyi gibi, özlü gibi laflar etmişsin ama anlamadım bi b.k söylediklerinden ben.
neyse bu kitabı 3. kez ve şiddetle tavsiye ediyorum, tabii ki mutlu sonla bitmiyor ama nedense senin bundan rahatsız olacağını düşünmüyorum:)
psikopati,
YanıtlaSilsen şiddetini ne kadar arttırırsan, benim direncim de o derece mukavim olacak. Okumayacağım! Bana ne! İstemiyorum! Elimde kitap var! Sonrasındaki listem de belli! Değerli vaktimi Ferhan Şensoy ve türevleriyle ziyan edemem! Zaman geçirmeye, vaktimi doldurmaya, oyalanmaya çalışmıyorum; ben hayatı çözme ve anlamların anlamını bulma çabasında, varlığın var olmadan evvel ki formlarına ulaşma gayretindeyim, kendimi çözmeye, ufkumu açmaya, her insan gibi benim de gözlerimde doğal ve doğuştan beri mevcut olan karaktı iyileştirmeye, hayatı kavramaya ve aslında "insan" olmaya çalışıyorum, insana benzer bir tipte yaratılmış olsam da, aynı kılıktaki milyarlarca ademoğlu gibi ben de hayvanın tekiyim - işte bu handikapı alt etmeye ve yüksekmeye çabalıyorum.
Sen de bana tutmuş "ferhan şensoy" diyorsun.
-bakalım ne yazacaksın?-
:-)
efendi gibi kitap tavsiye ettik şurada, bi dövmediğin kaldı yahu:)
YanıtlaSilokumazsan okuma hocam ne diyim.
Psikopati,
YanıtlaSilaşağıdaki iki cümlecik senin yorumlarından birer alıntı:
1- "neyse bu kitabı 3. kez ve şiddetle tavsiye ediyorum"
2- "efendi gibi kitap tavsiye ettik şurada"
Ben güldüm, allah da seni güldürsün, pisilerine de nice güzel mırnavlar nasip etsin.
-Hoca amin der ve om diye ekleyip susar-
tutarlı bir kimse değilim:)
YanıtlaSilmiv